Şirket ortaklarının bilgi alma haklarının engellenmesi, gerçeğe aykırı faturalarla fon aktarımı ve yönetim kurulu başkanının menfaat çatışması gerekçesiyle özel denetçi tayini davası.
Özet: Davacı vekili, müvekkili olan %25 pay sahibi ortağın bilgi alma ve yönetim haklarının sistematik olarak engellendiğini, şirket kaynaklarının gerçek dışı faturalar ve belgesiz ödemelerle haksız yere yurt dışına ve şirket dışına aktarıldığını, özellikle yönetim kurulu başkanının şahsi şirketine yapılan usulsüz faturalamalarla menfaat çatışması yaratarak şirketi zarara uğrattığını, vergi otoritelerini yanıltıldığını ve mali tablolardaki bu ciddi usulsüzlükler nedeniyle sermaye artırımı gibi kritik kararların geçersiz olduğunu belirterek, tüm bu iddiaların tarafsız bir denetim mekanizmasıyla ortaya çıkarılması amacıyla şirkete özel denetçi atanmasını talep etmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ, DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili █████/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle, müvekkili ---------- davalı ...’nin %25 oranında pay sahibi ve aktif bir ortağı olduğun, müvekkilinin şirket faaliyetleri ile ilgili bilgi alma, mali kayıtları inceleme, şirket yönetimine katılma ve genel kurullarda oy kullanma gibi Türk Ticaret Kanunu'ndan doğan temel haklara sahip olduğunu, ancak şirket yönetiminin bu hakları açıkça ve sistematik biçimde engellediğini, müvekkilinin şirket yönetimine ilişkin bilgileri ve belgeleri incelemesini önlediğini ve alınan kararlarda müvekkilinin görüşlerini dikkate almadığını, bu durumun ortaklık haklarının ihlal edilmesi yanında, şirket yönetiminde şeffaflığın bulunmadığını da ortaya koyduğunu, ---------- Cumhuriyet Başsavcılığı'na 24.03.2025 tarihinde sundukları kapsamlı suç duyurusu dilekçesinde de ayrıntılı olarak belirttikleri üzere şirket yönetiminin gerçekte var olmayan ticari ilişkilere ve hizmetlere dayalı olarak düzenlediği ticari ilişkiye dayanmayan ve hizmet veya mal teslimine konu olmayan faturalar aracılığıyla, şirket kaynaklarının haksız ve hukuka aykırı şekilde şirket dışına ve yurtdışına aktarıldığının tespit edildiğini, özellikle 24.12.2024 tarihinde-----------Ş. tarafından ----------- adına düzenlenen 3.000.000 USD tutarındaki fatura işleminin herhangi bir fiili mal veya hizmet alımına dayanmamakta ve tamamen hukuka aykırı bir işlem teşkil ettiğini, bu faturanın şirket muhasebe sistemine kaydedildiğini ve şirketin vergi beyanlarında gider olarak gösterilmek suretiyle hem şirket ortakları hem de vergi otoritelerinin yanıltıldığını, ayrıca 13.12.2024 tarihinde şirket hesabından açıklamasız olarak yapılan 100.000 Euro tutarındaki ödeme ve 16.12.2024 tarihinde gerçekleştirilen yine herhangi bir belge veya sözleşmeye dayanmayan 12.000 Euro tutarındaki havalenin de şirketin mali kayıtlarına şüpheli bir biçimde kaydedildiğini, 27.01.2025 tarihli ------------Ş. ----------- Subesi'ndeki ------------ Müsteri Numaralı ------------S.'ye ait banka dökümünden bu işlemlerin açıkça sabit olduğunu, bu ödemelerin, şirketin ticari faaliyetleri ile bağlantılı olmadığını ve şirket yöneticileri tarafından hukuka aykırı biçimde gerçekleştirildiğinin şüphesi mevcut olduğunu, tüm bu işlemlerin ortakların maddi kayıplarına yol açmasının yanında, kamu otoritelerinin de yanıltılmasına yönelik ciddi suç teşkil eden fiiller olarak değerlendirilmekte olduğunu, bu işlemlerin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesi kapsamında sahte belge düzenleme ve defter ve kayıtlarda gerçeğe aykırı işlem yapma suçlarının varlığına işaret ettiğini, dolayısıyla şirketin yalnızca ortaklar açısından değil, kamu maliyesi açısından da ciddi biçimde zarara uğratıldığını ve bu durumun ancak tarafsız bir denetim mekanizması ile ortaya çıkarılabileceğinin açık olduğunu, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olan ------------ aynı zamanda ------------Ş.'ye usulsüz fatura düzenlediği tespit edilen ----------Ş.'nin tek pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi olduğunun sabit olduğunu, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olan ------------- aynı zamanda şahsi şirketi olan ------------Ş. üzerinden ----------- şirketinde elde edilen gelirleri, hiçbir ticari temele dayanmayan, gerçeğe aykırı faturalar düzenleyerek kendi şirketine aktardığının tespit edildiğini, bu durumun, şirket kaynaklarının, ortakların ve şirket menfaatlerinin açıkça aleyhine olacak biçimde şahsi çıkarları doğrultusunda kullanıldığını gösterdiğini, ------------ bu eylemlerinin açık bir menfaat çatışmasına sebebiyet verdiğini, şirketin mali durumunu tehlikeye attığını ve diğer ortakların haklarını açıkça ihlal ettiğini, bu hususların Türk Ticaret Kanunu’nun rekabet yasağı ve dürüst yönetim ilkelerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, davalı şirket yönetimi tarafından gerçekleştirilen sermaye artırımı girişimi, şirketin mali tablolarındaki çok sayıda usulsüzlük ve hukuka aykırı işlem nedeniyle hukuken geçerli olmadığını, 18.03.2025 tarihinde yapılmaya çalışılan olağanüstü genel kurul toplantısının usul ve yasaya aykırılığının açıkça ortaya konduğunu, toplantıda alınan kararların iptali için ------------ Esas numarasıyla dava açıldığını, sermaye artırımı gibi kritik bir kararın alınabilmesi için şirket mali kayıtlarının, hesaplarının ve tablolarının şeffaf, doğru ve gerçeğe uygun biçimde ortaya konulması gerektiğini, ancak, şirket yönetiminin mali tablolarında tespit edilen, gerçek dışı ve gerçeğe aykırı faturalarla yapılan haksız para transferleri, hesap ve kayıtların gerçeğe aykırı tutulması gibi ciddi usulsüzlükler varken, şirketin mevcut mali durumunun objektif ve şeffaf bir şekilde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla bağımsız denetçi tarafından şirket kayıtları ve finansal tabloların incelenip doğrulanmadan yapılacak herhangi bir sermaye artırımı işlemi, şirketin ve ortaklarının menfaatlerine açıkça aykırı olacağını, Türk Ticaret Kanunu'na göre, sermaye artırımının ön koşulu olarak mali tabloların ve şirket kayıtlarının şeffaf, denetlenebilir ve doğrulanabilir olması gerektiğinin açık olduğunu, bu nedenle şirketin mali tablolarında yer alan usulsüzlükler ve muhasebesel tutarsızlıklar giderilmeden, mali tabloların gerçek durumu yansıtır hale getirilmeden yapılacak herhangi bir sermaye artırımının hukuken mümkün olmadığı gibi, ortakların ve kamunun zararına olacağının da açık olduğunu, bu durumun şirket ortaklarının haklarını ağır şekilde ihlal edecek olduğunu, mahkeme tarafından bağımsız denetçi atanarak şirket mali durumunun ivedilikle ve kapsamlı şekilde incelenmesini gerektirdiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle, şirketin mali kayıtlarının ve finansal işlemlerinin bağımsız, tarafsız ve uzman bir denetçi tarafından ayrıntılı olarak incelenmesinin zaruret arz ettiğini, bağımsız denetim yapılmadığı takdirde, müvekkilinin pay sahipliği haklarının ağır biçimde zarar göreceği gibi, kamu düzeni ve mali disiplin açısından da telafisi güç sonuçlar ortaya çıkabileceğini, bağımsız denetçi atanmasını, şirket yönetimindeki şeffaflığın sağlanmasını, ortakların bilgi edinme haklarının korunması ve varsa mali suçların ortaya çıkarılması açısından hukuki olarak zorunlu hale geldiğini, usulsüz işlemler ve belgeler hakkında ------------ Kurulu’na şikayet hakları saklı olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 438. maddesi gereğince, şirket hesaplarının ve faaliyetlerinin denetlenmesi amacıyla mahkemece bağımsız bir denetçinin atanmasını talep ettiklerinden bahisle, Türk Ticaret Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca, şirketin finansal ve yönetsel işlemlerindeki usulsüzlüklerin ve hukuka aykırılıkların tespiti amacıyla mahkeme tarafından bağımsız ve uzman bir denetçinin atanmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.UYUŞMAZLIK VE HUKUKİ NİTELENDİRME
:Dava, davalı şirkete özel denetçi atanması istemine ilişkindir.Davacı taraf, davalı şirket muhasebe kayıtlarında usulsüzlükler yapıldığından bahisle şirkete özel denetçi atanmasını talep etmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun V - Özel denetim isteme hakkı 1. Genel kurulun kabulü başlıklı 438 inci maddesi "(1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. (2) Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir.", 2. Genel kurulun reddi başlıklı 439 uncu maddesi "(1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir. (2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır.", 3. Atama başlıklı 440 ıncı maddesi "(1) Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir. (2) Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzmanı görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir.", 4. Görev başlıklı 441 nci "(1) Özel denetim, amaca yararlı bir süre içinde ve şirket işleri gereksiz yere aksatılmaksızın yapılmalıdır. (2) Yönetim kurulu, şirketin defterlerinin, yazışmaları dâhil yazılarının, kasa, kıymetli evrak ve mallar başta olmak üzere, varlıklarının incelenmesine izin verir. (3) Kurucular, organlar, vekiller, çalışanlar, kayyımlar ve tasfiye memurları önemli olgular konusunda özel denetçiye bilgi vermekle yükümlüdür. Uyuşmazlık hâlinde kararı mahkeme verir. Mahkemenin kararı kesindir. (4) Özel denetçi, şirketin özel denetimin sonuçlarına ilişkin görüşünü alır. (5) Özel denetçi sır saklamakla yükümlüdür.", 5. Rapor başlıklı 442 nci maddesi "(1) Özel denetçi, incelemenin sonucu hakkında, şirketin sırlarını da koruyarak, mahkemeye ayrıntılı bir rapor verir. (2) Mahkeme, raporu şirkete tebliğ eder ve şirketin, raporun açıklanmasının şirket sırlarını veya şirketin korunmaya değer diğer menfaatlerini zarara uğratıp uğratmayacağına ve bu sebeple istem sahiplerine sunulmamasına ilişkin istemi hakkında karar verir. (3) Mahkeme, şirket ve istem sahiplerine, açıklanan rapor hakkında, değerlendirmeleri bildirmek ve ek soru sormak imkânını tanır.", 6. İşleme konulma ve açıklama başlıklı 443 üncü maddesi "(1) Yönetim kurulu, raporu ve buna ilişkin değerlendirmeleri, ilk genel kurula sunar. (2) Her pay sahibi, genel kurul toplantısını izleyen bir yıllık süre içinde şirketten raporun ve yönetim kurulunun görüşünün bir suretinin verilmesini isteyebilir." ve 7. Giderler başlıklı 444 üncü maddesi "(1) Mahkeme, özel denetçi atanmasını kabul etmişse, şirketçe ödenmesi gereken avansı ve giderleri belirtir. Özel hâl ve şartların haklı göstermesi hâlinde giderler kısmen veya tamamen istem sahiplerine yükletilebilir. (2) Genel kurul özel denetçinin atanmasına karar vermişse giderler şirkete ait olur." hükmünü düzenlemiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Ön inceleme ve tahkikat başlıklı 320 nci maddesi "(1) Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir. ..." hükmünü düzenlemiştir. Özel denetim isteminin ön şartı, özel denetim istenen konuda, bilgi alma veya inceleme hakkının kullanılmış olmasıdır. Davacı tarafın genel kuruldan bilgi alma veya inceleme hakkının kullanımını istemeden eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Eldeki dava basit yargılama usulüne tabi olup, basit yargılama usulüne tabi davalarda mahkeme tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden de karar verebilmektedir. Bu suretle özel denetim isteminin ön şartı olan bilgi alma veya inceleme hakkı kullanılmamış olduğundan özel denetçi atanması isteminin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından bakiye harç alınmasına yer olmadığına,3-Yapılan masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasına,4-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oybirliğiyle tensiben karar verildi. █████/2025