İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davası, davacının karşılıklı uzlaşma sonrası feragat etmesiyle reddedilmiştir.
Özet: Ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacı şirket, davalıdan satış sözleşmesinden doğan 209.830,57 TL alacağı olduğunu ve davalının icra takibine haksız itiraz etmesi nedeniyle itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep etmiş, davalı ise borcun bulunmadığını, dava dilekçesinin usul eksiklikleri içerdiğini ve imzaya itiraz hakkını saklı tutarak davanın reddini istemiş, ancak yargılama sürecinde davacı tarafın karşılıklı uzlaşma sonucunda davadan feragat ettiğini bildirmesi üzerine mahkeme, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Davalı/Borçlunun .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olarak yer almakta olduğunu, müvekkil şirketin davalıdan alacaklı olduğunu ancak davalının cari hesap ekstresine göre takibe konu 209.830,57-TL tutarındaki borcunu ödemediğini, başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davacı müvekkil ile davalı arasında söz konusu olan satış sözleşmesi gereği, davacının davalı şirkete iş alanları çerçevesinde mal sağlamakta ve borçlu şirketin bu malları üzerinden satış yaparak gelir elde ettiğini, davalının borcunun ikrarının net olduğunu ve borcun ödenmemesinin keyfi olduğunu, davacının para değerinin değer kaybettiğini, davalının itirazının hukuken dayanaksız olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle özellikle vurgulanan konular doğrultusunda, tarafınca ileri sürülen haklı taleplerin kabul edilmesi durumunda, davalı/borçlu şirketin .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas numaralı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın iptaliyle birlikte takibin devam etmesini talep etmekte oldukların, takibin durduğu ve alacağın likit olduğu göz önüne alındığında, kötüniyetli davalının lehine olmamak üzere %20 oranında icra inkar tazminatının ve hakkaniyet gereği belirttikleri her türlü tazminatın da eklenerek müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu █████/2024 tarihli cevap dilekçesini özetle; Dava dilekçesi ve delil listesinin HMK'nın emredici hükümleri gereğince usulüne uygun olmadığını, davacının dava dilekçesi içinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evrakların sunulmadığını, davacının bundan sonra delil listesi sunmasına da muvafakati olmadıklarını, Davacı şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile toplam 209.830,57 TL asıl alacak miktarı üzerinden takip başlatıldığını ancak davacı tarafın dava dilekçesinin tarafınca incelenmesinde harca esas değerin belirtilmediğinin görülmekte olduğunu, İşbu hususun hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkillerinin dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde ve miktarda borçlarının bulunmadığını, tarafınca müvekkillerinin borcunun bulunmadığına ilişkin olarak açılabilecek Menfi Tespit davası açma haklarının da saklı tuttuklarını, tarafınca işleyecek ve işlemiş faize ve faiz oranına da itirazda bulunduklarını, davacının talep ettiği faizin fahiş olduğunu, davacının iddiasının aksine alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı şartları oluşmadığını, ayrıca ispat yükünün davacı tarafta olup takip dayanağı faturalardan veya cari hesaptan vs. dolayı alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, ayrıca davacı tarafça herhangi bir belgenin tarafına tebliğ edilmediğini, bu nedenle belirtilen belgelerde müvekkil firma yetkililerinin adı altında imza bulunması halinde imza itiraz hakkını saklı tuttuklarını, ayrıca tüm bunlara ek olarak, davacı şirket tarafından icra takibine konu edildiği belirtilen sözleşme ve faturalar üzerinde müvekkil şirket yetkilisine ait geçerli bir imza bulunmadığını, bu nedenle imzaya da itiraz hakkını saklı tuttuklarını, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle müvekkillerin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle davanın esastan reddine, tahsilat yapmasına rağmen, hiç tahsilat yapılmamış gibi davanın açılmasına sebebiyet veren Davacı şirket aleyhine % 20' den az olmamak kaydı ile, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin █████/2025 tarihli feragat dilekçesi ile, karşılıklı uzlaşma sonucunda davadan feragat ettiklerini arz ve talep etmiştir.
Davadan feragat H.M.K. nun 307.ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
H.M.K. nun 309.maddesi hükmüne uygun olarak davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu, █████/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği görülmüştür. Bu nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Feragat nedeniyle davanın reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanununun 22. Maddesine göre davadan feragatin ilk celseden önce ön incelemesi yapılmadan önce vuku bulduğundan 1/3 oranında hesaplanan karar tarihi itibariyle alınması gerekli 1.194,40-TL peşin harcın başlangıçta yatırılan 3.583,39-TL'den mahsubu ile bakiye 2.388,99-TL'lik kısmın 492 sayılı Yasanın 31. Maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!