Sigortalı eşin vefatı sonrası yersiz ödenen yaşlılık aylıkları ile hak edilen ölüm aylığının mahsup edilerek borcun yeniden tespiti gerekliliği.
Özet: Eşinin vefatından sonra yersiz ödenen yaşlılık aylıklarını almaya devam eden dul davacının, sosyal güvenlik kurumu tarafından tahakkuk ettirilen borcun iptali talebiyle açtığı davada ilk mahkeme haksız kazanç gerekçesiyle davayı reddetmiş; ancak temyiz mercii, kurumun yersiz ödediği yaşlılık aylıkları ile davacının hak ettiği ölüm aylıklarının faizleriyle birlikte hesaplanarak karşılıklı mahsuplaşma yapıldıktan sonra kalan miktara göre karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna hükmetmiştir.

Mahkemesi
:İş MahkemesiNo
:259-85Dava, Kurum işleminin iptali ile yersiz ödenen aylıklara ilişkin davalı Kuruma borçlu olunmadığının istemine ilişkindir.Mahkemece, kararında belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.Somut olay incelendiğinde;davacının, sigortalı eşi ...'nün 12.2.2001 tarihinde vefat ettiği, Kurumun davacıya, muris eşinin yaşlılık aylığını ödemeye devam ettiği, davacıya 07.12.2006 tarihli tahsis talebine istinaden, 01.01.2007 tarihi itibariyle eşinden dolayı ölüm aylığı bağlandığı,davalı Kurum tarafından 12.02.2001-01.01.2007 tarihleri arasına yersiz ödenen yaşlılık aylıklardan dolayı 33.155,00-TL borç tahakkuk ettirildiği, davacı tarafından söz konusu Kurum işleminin iptali ile davalı Kuruma borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesinin istenildiği,mahkemece; davacının haksız kazanç elde gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.1479 sayılı Yasanın madde 45 - (Değişik
: 19/4/1979 - ███████ md.); Ölen sigortalının tahsis yapılmasına hak kazanan kimselerine aşağıdaki hükümlerde, belirtilen oran ve koşullarla aylık bağlanır veya toptan ödeme yapılır. Ölen sigortalının 42 nci madde gereğince saptanacak aylığının veya 44 üncü madde gereğince saptanacak toptan ödeme tutarının, a) Dul eş için % 50`si, aylık alan çocuğu bulunmayanların dul eşine % 75`i, c) (Değişik : 24.08.2000 -KHK- ██████ md.; İptal: Ana.Mah.nin 26.10.2000 tarih ve E.:███████, K.:███████ sayılı Kararı ile; Değişik: 24.07.2003-███████ md.) Onsekiz yaşını,orta öğrenim yapması halinde yirmi yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde yirmibeş yaşını doldurmayan ve (18 yaşını doldurmayanlar hariç) bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malûl olan çocuklarla, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine % 25`i, (1) d) (Değişik : 24/8/2000 -KHK- ██████ md.; İptal: Ana.Mah.nin 26.10.2000 tarih ve E.:███████, K.:███████ sayılı Kararı ile; Değişik: 24/7/2003-███████ md.)) Sigortalının ölümü tarihinde veya sonradan eşine veya çocuklarına yapılması gereken tahsisin toplamı, sigortalıya ait tahsisten aşağı olursa, artan kısım eşit paylar halinde, sigortalının bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan ana ve babasına her birinin hissesi sigortalıya ait aylığın en çok % 25`i, (1) (Değişik fıkra: 06.03.1981 - 2423/1 md.) Hak sahiplerine bağlanacak aylıklara esas aylık tutarı, birinci basamağın % 45`inden az olamaz. Bu miktarın, hak sahibi bir kişi ise % 80`inden, iki kişi ise % 90`ından,iki kişiden fazla ise % 100`ünden az aylık bağlanamaz. (2) Sigortalı tarafından evlat edinilmiş, tanınmış veya nesebi düzeltilmiş yahut babalığı hükme bağlanmış çocukları ile, sigortalının ölümünden sonra doğan çocukları, bağlanacak aylıktan yukarda belirtilen esaslara göre yararlanırlar.,düzenlemesi yer almaktadır.Böylelikle, davacının sigortalı eşinin vefatından sonra eşinden dolayı ölüm aylığı almaya hakkı olduğu açıktır.Bu konuda dikkat edilmesi gereken diğer bir husus ise; 1479 sayılı Yasanın 43.maddesindeki düzenlemedir. Söz konusu madde incelendiğinde: “ a)Sigortalının ölümde hak sahibi kimselerine bağlanacak aylıklar, ölümle aylığı hak kazandıkları tarihten sonraki aybaşından başlar. Malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken ölen sigortalının hak sahibi kimselerine bağlanacak aylık, sigortalının hak kazandığı son aylık döneminin sona erdiği tarihten başlar.(Ek fıkra: 14.03.1985 - ███████ md.) Hakkı doğuran olay tarihinden 5 yıl geçtikten sonra talepte bulunanların ölüm aylıkları, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren başlar.”düzenlemesi yer almaktadır.Ne var ki; davacı, muris eşinden dolayı yersiz ödenen aylıkları almış olduğu için somut olayda, 1479 sayılı Yasanın 43 /son fıkrası uygulanamayacaktır.Hal böyle olunca; yukarıdaki açıklamalar dikkate alınarak gerek, davacı murisine yersiz ödenen yaşlılık aylıkları nedeniyle Kurumun alacaklı olduğu miktar ve hak ettiği ölüm aylıklarının asılları ile, bunların ay be ay ödeme dönemleri dikkate alınarak hesaplanacak faiz miktarlarının belirlenmesi ve gerekli mahsup işlemi yapıldıktan sonra davacının alacaklı olduğu bakiye miktar hesaplanıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O halde, davacı vekilinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ
: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.