Trafik kazası nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumunun karşıladığı tedavi giderlerinin sigorta şirketinden rücuen tahsili talepli itirazın iptali davasında kusur tespiti, ödeme araştırması ve 6111 sayılı Kanunun sigorta şirketinin sorumluluğuna etkisine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Yüksek mahkeme, trafik kazası nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) tedavi masraflarının tahsili için sigorta şirketine karşı açtığı itirazın iptali davasında, yerel mahkemenin, sürücü kusur oranlarını ve sigorta şirketinin ödemesinin detaylarını yeterince araştırmadan, taraflar arası kısmi anlaşmaya dayalı olarak davanın konusuz kaldığına dair kararını, 6111 sayılı yasa ile trafik kazası tedavi giderlerinin karşılanmasında sigorta şirketlerinin doğrudan sorumluluğunun belirli koşullarla sona erdiğini ve SGKya aktarım ilkesini getiren yeni yasal düzenlemeleri göz ardı etmesi ve usule aykırı kusur tespiti nedeniyle bozmuştur.

Mahkemesi
:İş MahkemesiNo
:369-106Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki belgeler okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.1-Davanın yasal dayanağını teşkil eden 506 sayılı Kanunun 39. maddesinde "Kasdi veya suç sayılır hareketi ile sigortalının hastalanmasına sebep olan kimseye, bu Kanun gereğince hastalık sigortasından yapılan her türlü giderler tazmin ettirilir" hükmü öngörülmüştür.Dava konusu somut olayda; 28.12.2006 tarihinde meydana gelen trafik kazasında 29 sigortalının yaralandığı ve 16.470,37 TL tedavi masrafı yapıldığını, kaza tespit tutanağına göre olayın meydana gelmesinde 20 ... 0301 plakalı araç sürücüsü ... asli kusurlu, 20 S 0867 plakalı araç sürücüsü ... ise tali kusurlu bulunduğunu, her iki aracın da davalı ...Ş bünyesinde kasko sigortasının mevcut olduğu, davacı Kurum tarafından, davalı ... aleyhinde icra takibi başlatıldığı,davalı şirket tarafından yapılan haksız itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece, tarafların ittifakla kabul ettikleri 2/8 kusur oranına göre asıl alacağın 4.068,54 TL ile 4.068,54TL'nin işlemiş yasal faizinden davalı şirketin sorumlu olacağı, davalı Kurum vekilinin 17.03.2011 tarihli celsede davalı ... şirketinin Kuruma yapmış olduğu ödeme yeterli görülerek davanın sigorta şirketi yönünden konusuz kaldığının beyan edilmesi nedeniyle, sigorta şirketi yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazla talebin reddi gerektiği gerekçesiyle hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece, kazanın meydana gelmesine sebep olan iki araç mevcut olduğundan, iki araç da... Sigorta A.Ş bünyesinde sigorta kapsamında olsa da, araç sürücülerinin kusur oranlarının belirlenmeden hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenir.Davalı ...'nin 15.05.2008 tarihinde 20 S 0867 plakalı aracın 2/8 kusur oranına göre 4.085,00TL'nin Kurum hesabına bankalar arası EFT işlemi ile yatırıldığı, ancak ödemede, bu ödemenin hangi sigortalı- sigortalılar, hangi kaza için yapıldığının ödeme belgesinde gösterilmediği ve mahkemece bu hususun araştırılmadığı anlaşılmaktadır.Davalı şirketin ödeme iddiası araştırılarak, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçeye dayalı akdi bir sorumluluk olması nedeniyle, trafik kazasında zarar gören sigortalılara yaptığı ödeme ölçüsünde akdi sorumluluktan kurtulacağı ve hak sahiplerine yaptığı harici ödemelerin poliçe limitinden mahsup edildikten sonra kalanla sorumlu olacağı gözetilmelidir.Öte yandan, Yasa Koyucu tarafından, trafik kazası nedeniyle sağlık hizmet sunucularınca verilen tedavi hizmet bedellerinin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması esasının getirilmesi amacıyla 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih 6111 sayılı Yasanın 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının % 15'ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 03.06.2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesinde düzenlenen durumlar için Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. Söz konusu tutar, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebilir. Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer. Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu söz konusu tutarı % 50'sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkilidir….” hükmü getirilmiştir.6111 sayılı Kanunun, yayımı tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın % 20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülükleri sona erer...” hükmü öngörülmüştür.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesine göre, işletenler motorlu taşıtların kullanılmasından doğan, üçüncü kişilere verdikleri zararları karşılamak üzere zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırmak zorundadırlar. Sigorta şirketi, araç sahibinin, gerek müstahdeminin kusurundan ve gerekse, bizzat kendi kusurundan doğacak mali mesuliyetini temin etmektedir. Bu yönden sigorta şirketleri işletenin yada şoförlerinin, kusurları ile neden oldukları olaydan dolayı doğan mali sorumluluklarının belirli limit dahilinde kefili durumundadır. Karayolları Trafik Kanuna göre zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırmak zorunlu bulunmakla beraber, bu tür sigorta sözleşmesi de diğer sözleşmeler gibi sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklaması ile sigorta sözleşmesi poliçeye bağlanmak suretiyle kurulur.Tedavi giderleri kapsamında, sigorta şirketinin, motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan sorumluluğun zorunlu olarak sigorta teminatına bağlanmasını nedeniyle yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. Ne var ki; anılan Yasanın 59 ve Geçici 1. maddelerinde, aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülüklerinin sona ereceği belirtilmiş olup, yasanın açık hükmü karşısında, sorumluluğun ancak yapılacak aktarım sonrasında ortadan kalktığının kabulü gerekir. Nitekim bu husus 27.8.2011 tarihli 28038 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte de vurgulanmıştır.Bu haktan, sigorta sözleşmesinin tarafı olan işleteni ve şoförlerinin yararlanması gerekmekte olup, poliçe limiti kapsamında kalan tedavi giderleri nedeniyle sorumlulukları sona erecektir. Ancak, zorunlu sigorta teminat tutarlarını aşan tedavi giderlerinin, zarara sebep olan veya hukuken sorumlu olanlar tarafından karşılanacağı, bu kişiler yönünden poliçe limitini aşan kısım yönünden sorumluğun devam edeceği de kabul edilmelidir.Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, 6111 sayılı Yasanın 59 ve Geçici 1. maddelerinde belirtilen tutarların sigorta şirket tarafından aktarılıp aktarılmadığı da araştırılmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O halde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ
: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.