Köy merasına tecavüz suçunda, çelişkili tespitler ve Maliye Hazinesinin haksız katılan kabulü nedeniyle eksik araştırma sonucu verilen hükmün bozulması.
Özet: Köylünün ortak kullanımındaki meraya tecavüz suçuna ilişkin davada, Yargıtay, suçun doğrudan mağduru olmayan Maliye Hazinesinin temyiz talebini ve davaya müdahil sıfatıyla kabulünü reddederek, hükümlü sanık hakkında verilen kararı, 932 numaralı parseldeki tecavüz alanına ilişkin resmi belgelerdeki çelişkiler, sanığın eyleminin net olarak belirlenememesi ve bazı kişilerin kimliğinin tespit edilememesi gibi eksik inceleme nedenleriyle bozmuş ve mahalli bilirkişi, tanık ve teknik bilirkişilerle yeniden keşif yapılarak sanığın hukuki durumunun kesin biçimde belirlenmesi gerektiğine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ
: Hakkı olmayan yere tecavüzHÜKÜM
: - Sanık ... hakkında hükümlülük- Sanık ... hakkında beraatGereği görüşülüp düşünüldü
:I - Katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;Köylünün ortak kullanımındaki meraya tecavüz suçundan açılan davada suçun mağduru köy tüzel kişiliği olup suçtan doğrudan zarar görmeyen Maliye Hazinesinin davaya müdahale hakkı bulunmadığı ve mahkeme tarafından da müdahale kararı verilmiş olmasının hükmü temyiz hakkı vermeyeceği cihetle; maliye hazinesi vekilinin temyiz isteğinin CMUK.nun 317. maddesi gereğince oybirliğiyle (REDDİNE),II - Sanık ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;a- Kolluk görevlileri, kadastro görevlileri ve köy halkından oluşan heyet tarafından düzenlenen 25.11.2008 tarihli tutanakta 932 nolu parselin 5051.40 m2 lik kısmının ... tarafından kullandığı belirtilmiş olmasına karşın, 25.07.2008 tarihli Röleve Krokisinde 932 nolu parselin 19962.88 m²'lik kısmının ... tarafından nadasa bırakıldığının belirtilmesi karşısında, mahallinde yeniden keşif yapılarak bu iki tespite konu tecavüz edilen alanların aynı yer olup olmadığının, sanık ...'ın 932 nolu parsele bir tecavüzünün bulunup bulunmadığının, köyde Paşa olarak bilinen şahsın soyadının ne olduğu, köyde bir başka ... isimli kişinin olup olmadığının mahalli bilirkişi, tanık, teknik bilirkişiler marifetiyle ve 25.11.2008 tarihli tutanak ve 27.05.2008 tarihli Röleve krokisini düzenleyen kişilerin dinlenerek kesin biçimde saptanmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı biçimde hüküm tesisi,b- Kabul ve uygulamaya göre de;Sanığın köylünün kullanımındaki meraya tecavüzü iddiası ile suçtan doğrudan zarar görmeyen Maliye Hazinesinin davaya müdahale hakkı bulunmadığı halde, katılan sıfatı ile davaya kabulüne karar verilip lehine vekalet ücreti tayini,Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.