Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararını, yoklukta hakaretin oluşumu, haksız tahrik, ceza ertelemesi ve tekerrür koşullarındaki yetersiz gerekçeler nedeniyle bozmuştur.
Özet: Yüksek mahkeme, yerel mahkemenin hakaret suçundan verdiği mahkumiyet kararını, sanığın tanık ve hoparlörden haberdar olduğuna dair delil olmaksızın gıyapta hakaret suçunun oluşumunu yeterince gerekçelendirememesi; sanığın mağdur tarafından hakarete uğrayıp saldırıldığı ve mağdur hakkında kasten yaralama mahkumiyeti bulunmasına rağmen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağını tartışmaması; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası almadığı gözetilerek cezası ertelenirken yeterli hukuki gerekçe sunmaması; ve kesin nitelikteki adli para cezasını tekerrüre esas almasının hukuka aykırı olması nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: HakaretHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇBozma üzerine, sanık hakkında yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararı ile hakaret suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz isteği; müvekkilinin katılana yönelik eyleminin tanıklıktan kaynaklanmadığına, katılan tanık sıfatıyla duruşmaya geldiğinde müvekkiline saldırdığına, tanıklar ....... ile ......'nin beyanlarının hükme esas alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, nitelikli halin uygulanmasının yerinde olmadığına, bu ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir.III. GEREKÇEKatılanın aşamalardaki uyumlu beyanları ile tanıklar ...... ve ....'nin aşamalardaki beyanlarına göre sanığın kendisine telefonda söylediğini iddia ettiği sözlerin tanıklar tarafından da duyulmuş olması karşısında atılı suçun oluştuğuna, engel sabıkası nedeniyle hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmaması yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.Ancak,1.Tanığın, konuşma esnasında katılanın yanında olduğunu ve telefonun hoparlörünün açık olduğunu sanığa söylediğine dair dosya kapsamında bir beyan veya delil olmadığının anlaşılması karşısında, yoklukta hakaret suçunun ne şekilde oluştuğu yeterince tartışılıp değerlendirilmeden yetersiz gerekçeyle sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,2. Kabule göre de,a. Sanığın aşamalarda, atılı suçlamayı kabul etmeyerek katılanın kendisine hakaret ettiği ve adliye çıkışında vurduğu şeklindeki beyanları ile katılan hakkında aynı tarihli sanığa yönelik kasten yaralama suçundan Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esasında görülen davada mahkumiyetine karar verilmiş olması karşısında, sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,b. Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 51/1-b maddesi gereğince "suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşup oluşmadığı" hususu değerlendirilmeden, “Sanığın daha öncesinde kasıtlı bir suçtan dolayı mahkumiyetinin bulunması ve kişilik özellikleri dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 51.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına," biçimindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçeyle hakaret suçundan verilen hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,c. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamının, kesin nitelikte adli para cezasına ilişkin olması nedeniyle, tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.02.2025 tarihinde karar verildi.