Sigortalı çalışma sürelerinin tespiti davasında, alt mahkeme gerekçesindeki hataya rağmen bildirimle hak düşürücü süre oluşmadığından hükmün onanması.
Özet: İşverene ait işyerindeki sigortalı çalışma sürelerinin tespitine ilişkin davada, ilk derece mahkemesinin davayı kabul kararının, davalıların temyizi üzerine, üst mahkemece usul ve yasaya uygun bulunarak onandığı; üst mahkemenin, alt mahkemenin hak düşürücü süreye ilişkin gerekçesindeki "çalışanlar arasında eşitsizliğe yol açacağı ve sosyal devlet ilkesine aykırı olduğu" yönündeki ifadeyi hatalı bulmasına rağmen, davacının çalışmasının süresinde Kuruma bildirilmiş olması nedeniyle somut olayda hak düşürücü sürenin gerçekleşmediğini tespit ederek davalıların tüm temyiz itirazlarını reddettiği anlaşılmaktadır.

Mahkemesi
:İş MahkemesiNo
:433-224Dava, davalılardan işverene ait işyerinde geçen sigortalı çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.Hükmün, davalıların avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 79. maddesindeki açık düzenleme karşısında; Mahkemenin, hak düşürücü süreye ilişkin olarak, hizmet sözleşmesine dayalı çalışmaların tespiti yönünden uygulanıp, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanlar ile, statü hukukuna dayalı çalışanlar yönünden, böyle bir düzenlemeye yer verilmemiş olmasının, çalışanlar arasında eşitsizliğe yol açacağına ve anılan düzenlemenin sosyal devlet ilkesine aykırı olduğuna ilişkin hükmün gerekçesindeki ifade hatalı ise de; davacının, 01.02.1991 tarihli işe giriş bildirgesi ile süresinde Kurum’a bildirilen ve 01.02.1991 – 24.03.2009 tarihleri arasında kesintisiz olarak devam ettiği anlaşılan çalışmalar yönünden hak düşürücü sürenin gerçeklememiş olmasına göre, davalıların yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan Mustafa Aktaş'tan alınmasına, 05.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.