İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin taşıma sözleşmesi kaynaklı itirazın iptali davasında, ödenmeyen bakiye taşıma ücreti ve eksik/kusurlu taşımadan doğan zarar iddiaları incelenmektedir.
Özet: Bu itirazın iptali davası, davacı taşıyıcı şirketin, davalının taşıma hizmetinden kaynaklanan 400 USD bakiye alacağına yönelik itirazının kaldırılması ve icra takibinin devamı ile inkar tazminatı talebine dayanmaktadır; davalı ise, davacının hatalı yükleme (bir konteynerin unutulması) ve gecikmeler nedeniyle kendisinin 808.20 USD zarara uğradığını, bu sebeple borcu olmadığını ve hatta alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili şirket tarafından davalı şirketin yüklerinin taşındığını, 20.06.2022 tarihli, ------
nolu, 6.300,00USD bedelli e-arşiv fatura düzenlendiğini, davalı şirket tarafından borcun bir kısmını karşılar şekilde 30.06.2022 tarihinde 5.900,00USD ödendiğini, kalan bakiye 400,00USD tutarında alacağın tahsili için başlatılan takibin davalının haksız itirazı ile durduğunu, haksız ve mesnetsiz itirazın kaldırılarak takibin devamına ve asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davadışı ---- merkezli ---- isimli şirkete ihraç
ettiği kireç taşı (Kalsiyum Karbonat) cinsi toplam 6 konteyner miktarı emtianın, ----- Limanından
---- limanına deniz yolu ile taşınması için davacı şirket ile anlaştığını, müvekkilinin anlaşılan tarihte 6
konteyner miktarı emtiayı hazır ederek limanda dolumları dolum ve taşıma işlemleri için davacıya teslim ettiğini,
davacı şirketin 09.06.2022 tarihinde kalkan gemiye yalnızca 5 konteyner malın dolumunu yaptığını, 1
konteynerin ----- Limanında yüklenmeden unutulduğunu, davacı tarafın, sözleşmeye ve yasaya aykırı
eylemi nedeniyle; diğer 5 konteynerin limanda 5 gün beklemesi nedeniyle bekleme ücreti doğduğunu,
---- limanında kalan 1 konteynerin ise daha sonra kalkan gemi ile ----- limanına gönderildiğini,
malları teslim alacak davadışı alıcının ikinci kez gümrükleme ücreti ve ilk teslimin geç haber verilmesi nedeniyle ödediği bekleme ücretinin tamamı olmak üzere 808,20 USD zararı müvekkilinin tazmin etmek zorunda
kaldığını, davacının huzurdaki davaya konu ettiği, ayıplı hizmeti sebebi ile müvekkilini zarara uğrattığını,
müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı gibi alacaklı olduğunu savunarak, davanın reddini ve
davacının alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
:
Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce talimat yolu ile aldırılan bilirkişi raporu ile ilgili firmanın defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu işlemlerin VUK hükümlerine göre zamanından tasdik işlemlerinin yapıldığı ve oluşturulan beratların zamanında yapıldığı, hizmet gören firma tarafından düzenlenen faturanın zamanında kayda alındığı, ödeme tarihinde yapılan ödemenin de o günkü kur üzerinden hesaplaması yapılıp TL olarak muhasebe kayıtlarına geçirildiği, anlaşma koşullarının ABD $ doları üzerinden yapıldığı, navlun ücreti olarak 6.300 $ dolar üzerinden anlaşıma yapıldığı, 19 Ağustos 2022 tarihinde 5.900 $ dolar üzerinde o günkü 18,08 Döviz kuru üzerinden hesaplama yapılıp ödeme yapıldığı, Geriye 400 $ borcun kaldığı, (ödeme tarihindeki döviz kuru * 18,08 = 7.232,08 ) TL olarak tespit edilebilmiştir. He ne kadar defter kayıtlarında borç ve devir kalanı 2.772,62 TL göründüğü kayıtların incelenmesinden görünecektir. Fatura muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiğinde o günkü kur üzerinden hesaplama yapılarak muhasebe kaydının yapıldığı, ödeme tarihinde ise bu tutardan ödeme düşüldükten sonra kalanların kayıtlarda göründüğü bilgisine ulaşıldığı, Fatura düzenlendiği tarih 20 haziran 2022 ise de 17 Haziran 2022 tarihindeki döviz kuru olan 17,29 TL üzerinden 6300 $ üzerinden hesaplama yapıldığı, faturanın muhasebe kaydının (6300*17,29= 108.930,15) TL olarak yapıldığı, Ödeme yapıldığı tarih olan 19.08.2022 tarihinde 5.900 $ ların o günkü kur üzerinden hesaplama yapılarak ödeme yapıldığı, bu nedende kalan ve devir eden tutarın 17 Haziran 2022 tarihinde faturanın TL ye dönüştürülmesinden kaynaklandığının görüldüğü, 19 Ağustos 2022 tarihinde yapılan 5.900 $ ödemenin kuru 18,08 üzerinden yapıldığı geriye 400 $ borcun kaldığı, Dava tarihi 03.03.2023 tarihi olduğu, dava tarihindeki bir ABD $ kurunun ---- bankası verilerine göre efektif satış kurunun 18,92 TL olduğu Dava açıldığı tarihteki dolar borcunun 400 $ olduğu, bunun karşılığı 7.668,- TL bu tarih itibariyle dosya masrafları hariç ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile davacının----İcra Müdürlüğünün -----Esas sayılı dosyası
nezdinde başlatmış olduğu takibin dayanağı olan fatura muhtevası taşıma
hizmetinin davacı tarafından ifasının hasarsız ve eksiksiz olarak verildiği,
davalının teslimde gecikme iddiasını ispat külfetini karşılar nitelikte dosya
kapsamında bir verinin bulunmadığı,
davacının taraflar arasında kurulan taşıma sözleşmesi ile belirlenen navlun
alacağına hak kazandığı,
tarafların incelenen ticari kayıtlarında düzenlenen navlun faturasından,
davacının takipteki asıl alacak tutarı 400,00USD kadar davalıdan alacağının
bulunduğunun teyit edildiği,
takip tarihi itibarıyla davacının navlun ücretinden kalan bakiyesinin takipteki
tutar ile aynı olduğu, bu tutarın yeniden bir hesaplamaya gerek kalmadan davalı
borçlu tarafından belirlenebilir olması dikkate alındığında davacının takipteki
alacak tutarının likit olduğunun tespitiyle icra-inkâr tazminatı koşullarının
oluştuğunun söylenebileceği ancak bu konuda tazminata hükmetmenin mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Bilirkişiler tarafından davacı ve davalı tarafın ticari defterleri incelenmiştir. Her iki tarafın ticari defterlerine göre de davacının davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının davaya konu faturayı kendi ticari defterlerine kaydettiği, faturaya süresi içerisinde itiraz etmediği gibi iade faturası da kesmediği görülmüştür. Somut olay da basiretli davranma yükümlülüğü bulunan davalının davaya konu faturayı ticari defterlerine borç olarak kaydettiği hususu bir bütün halinde görüldüğünde davacının defterleri lehine ,davalının defterleri aleyhine delil teşkil etmekle davacı tarafça davaya konu alacağının varlığı ispat edilmiş olduğu, davacının ----.İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası
nezdinde başlatmış olduğu takibin dayanağı olan fatura muhtevası taşıma
hizmetinin davacı tarafından ifasının hasarsız ve eksiksiz olarak verildiği, Davalının teslimde gecikme iddiasını ispat külfetini karşılar nitelikte dosya
kapsamında bir verinin bulunmadığı, Davacının taraflar arasında kurulan taşıma sözleşmesi ile belirlenen navlun
alacağına hak kazandığı, Tarafların incelenen ticari kayıtlarında düzenlenen navlun faturasından,
davacının takipteki asıl alacak tutarı 400,00USD kadar davalıdan alacağının
bulunduğunun teyit edildiği, talebe bağlılık ilkesi doğrultusunda, davanın kabulü ile icra takibine vaki itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davalının ----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının asıl alacak yönünden iptali ile, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, işlemiş faiz talebinin reddine,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 615,40 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 435,50 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 359,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 10.500,00 TL bilirkişi ücreti, 113,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 10.613,75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 7.659,08 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!