Sahte kaza ve şüpheli hasar iddialarıyla reddedilen trafik sigortası kaynaklı araç hasar ve değer kaybı davası.
Özet: Bu dava, trafik kazası kaynaklı sigorta talebi olup, davacı, davalı sigorta şirketinin sigortalısı aracın sebep olduğu hasar ve değer kaybı tazminatını, Sigorta Tahkim Komisyonunun yetki kısıtları nedeniyle genel mahkemelere yönlendirmesi üzerine talep ederken, davalı şirket, hasarın şüpheli olduğunu, kaza tespit tutanağı ile uyumsuzluğunu ve kendi sigortalısının aracındaki hasarın davacının aracındaki hasarı oluşturmasının fiziksel olarak mümkün olmadığını ileri sürerek talebi reddetmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "davalı sigorta şirketine ----- Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçe numarasıyla sigortalı ---- plakalı araç, 06.01.2023 tarihinde müvekkile ait ---- plakalı araca çarparakhasarlanmasına neden olmuştur. Bu kazanın oluşumunda ---- plakalı araç sürücüsü %100kusurludur.Müvekkilin aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı zararlarının ZMM poliçe limitleridahilinde ödenmesi amacıyla müvekkil adına davalının ZMM sigorta şirketine karşı Sigorta TahkimKomisyona başvurulmuş ve ---- sayılı başvuruya istinaden yapılan yargılamada 25.12.2023----sayılı Kararı ile "Dosyaya sunulu belgeler incelendiğinde, hadisenin meydana geldiğiyerde kazaya karışan araçlar üzerinde keşif yapılması gerektiği, resmi birimlerden tasdikli belgelerinistenmesi gerektiği, hakemlerin yetkilerinin ise sınırlı olduğu, tüm bu hususların 5684 sayılı Yasanın█████ maddesindeki 4 aylık karar verme süresi içerisinde tamamlanamayacağı ve bu durumda,yargılamanın sürdürülmesi imkanı kalmadığı anlaşılmakla, HMK madde 435/1-c maddesi uyarıncayargılamanın sona erdirilmesine ve başvuranın genel mahkemelerde dava açma hakkı saklı olmak üzere,işbu dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonuna iadesine karar verilmesi gerekmiştir.Müvekkilin uğradığı hasar farkı ve değer kaybı zararının tazmin edilmesi amacıyla Mahkemenize başvurma zorunluluğu doğmuştur. Davalı tarafça müvekkilin zararının karşılanmamasıhukuka aykırı olup gerekçeleri tafsilatıyla aşağıda izah edilecektir. Şöyle ki:Gerçekleşen kaza neticesinde müvekkilime ait araçta hasar meydana gelmiştir. Ancak davalı sigortaşirketi tarafından hasar onarım bedeli olarak tarafımıza herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Davalı sigortaşirketi ödeme yapılması talebimize cevap vermeyerek müvekkilin tazminat talebini reddetmiştir.Davalı sigorta şirketi hasar bedelinin tamamından sorumlu olduğu gibi, KDV tutarının datamamından sorumludur.Meydana gelen hasara bağlı olarak müvekkile ait araçta değer kaybı oluşmuştur. Söz konusu değerkaybı bedelinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvurulmuştur. Başvuru üzerine, davalı şirkettarafımıza cevap vermeyerek ödeme talebimizi reddetmiştir.Müvekkile ait ---- plakalı araç ----model ----marka araç olup, kazatarihindeki ikinci el piyasa bedeli yüksektir. İzah edilen sebeplerle, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL hasar bedeli ve 100,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplamda şimdilik 200,00-TLtazminatın poliçe limitleri dâhilinde davalı şirketin temerrüt itibaren işleyecek avans faizinden aşağıolmamak üzere enflasyon faizi ile birlikte tahsiline,"karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Kazaya karışan ---- plakalı araç, müvekkil şirket nezdinde █████/2022 – █████/2023 vadeli----- no.lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. (Ek-1 Zorunlu MaliMesuliyet Sigorta Poliçesi)Söz konusu hasarın şüpheli olduğuna ikna edici veriler elde edilmiştir.Oluşan hasar dolayısıyla davacı tarafından müvekkil şirkete ikame edilen dava üzerine----- no.lu hasar dosyası açılmış ve yapılan değerlendirmeler dava konusu hasarın kazanın,davacının beyan ettiği şekilde meydana gelmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla hasarın şüpheli olduğu anlaşılmıştır. Şöyle ki;Uyuşmazlık konusu Şüpheli Hasar araştırma Raporunda,“Mağdur ----- telefonu android' dir ve yaklaşık 3 ay geriye aranan ve arayan numaralarlistesine erişilebilmektedir. ---- kendisini kaza sonrası arayan numaranın kaydının görülmesigerektiği söylenmiş fakat ----- hiç bir gerekçe göstermeyerek geçmiş arama kayıtlarınıvermeyeceğini ifade etmiştir.Mağdur -----beyanı alınmak istenmiş fakat yine hiç bir gerekçe göstermeden beyanvermeyeceğini ifade etmiştir. Mağdur araç incelenmiş, ön tampon' un tellerle tutturulduğu aracın buşekilde trafikte dolaştığı öğrenilmiştir.Hasar yanaştırmadır ve bu durumun ispatının engellenmesi için ktt tutulurak tazminat talebindebulunulmuştur" (Ek-2 Şüpheli Hasar Araştırma Raporu)Buna ek olarak, konu hasara ilişkin ekspertiz raporunda, “ Tarafımıza atanan ihbar üzerine ilgili araç görülmüştür. Araç üzerinde ki hasarların kaza tespittutanağı ile uyumsuzluğu tespit edilmiştir. Sigortalı aracın hasarlı resimleri istenmiş ve temin edilmiştir.Sigortalı araç üzerindeki hasar incelendiğinde sadece plakaKısmında küçük bir hasar tespit edilmiştir. Sigortalı araçta tespit edilmiş olan hasar ile mağduraracın üzerinde ki hasarın oluşması söz konusu değildir. Mağdur aracın arka kısmında ciddi hasargörülmektedir.Ayrıca talep edilen ön kısım hasarına ilişkin, çarpmanın etkisi ile çöp konteynırına vurduklarınıbelirtmişlerdir. Yapılan incelemeler sonucu aracın ön kısmındaki hasarların eski hasarlar olduğu vetamponun bir çok kez işlem görmüş olduğu tespit edilerek oturtma hasar olabileceği kanaati ile olumsuzolarak değerlendirilmiştir.Teknik incelemeler neticesindeki kazanın, hasar ile teknik olarak uyumlu olmadığı görüş ve kanaatioluşmuştur.”Nitekim davacı taraf STK’nın ----- no'lu dosyası ile başvuru yapmış olup bu başvurudada "Tarafların iddia ve itirazları değerlendirildiğinde; dosya kapsamındaki belgelerin başvuru konusuaraçtaki hasar ile meydana gelen kaza arasındaki illiyet bağını tespit etmeye ve dosya üzerinden kararvermeye yeterli bulunmadığı tespit edilmiştir. " denilmek suretiyle hakem tarafından dosyadan elçekilmiştir. Böylelikle açıkça görülmektedir ki kaza ve hasar arasında illiyet bağı kurulamamış olupdavanın reddedilmesi gerekmektedir. (EK-4 Gerekçeli Karar)Bu kapsamda, meydana gelen hasarın beyanlar ile uyumsuz olduğu ve müvekkil sigorta şirketinegerçeğe aykırı beyanda bulunulduğu sabittir.Sigorta sistemi sigorta şirketi ile sigortalı arasındaki güven ilişkisi temeline kuruludur. Bu nedenle;dosya kapsamında elde edilen bilgi ve belgeler, sigortalının gerçeğe aykırı beyanları tarafımızca sigortaşirketini yanıltmak suretiyle haksız kazanç elde etme gayesi şeklinde yorumlanması için yeterli kanıyıoluşturmuştur. Bu haksız gayenin ise hukuk sistemi tarafından korunmayacağı açıktır.Hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, bir an için tazminat hesabının orijinal parçatutarı üzerinden yapıldığı durumda Mahkemenizce de takdir edileceği üzere, sigorta şirketlerininakdettikleri tedarik sözleşmeleri kapsamında, aracın anlaşmalı merkezlerde onarılması ve parçatedarikinin sağlanması durumunda en az % 15 - % 30 oranında iskonto alma hakkı bulunmaktadır.Belirtilen iskonto oranları uygulamada, bilirkişi raporu ve kararlarda da mutlak surette dikkate alınmaktave hesap edilen tazminat tutarından iskonto oranına karşılık gelen tutar düşülmektedir.Nitekim ZMM Sigortası Genel Şartları’nın B.2.2.maddesinde sigorta şirketinin ödenecektazminattan anlaşmalı merkezde uygulanacak iskonto oranını düşebileceği düzenlenmiştir." şeklinde beyanda bulunarak davanın reddini talep etmiştir.ISLAH
:Davacı vekilince sunulan dilekçe ile eldeki davayı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100,00 TL hasar 100,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 200,00 TL kısmi alacak üzerinden açmış bulunduklarını, müvekkilinin aracında oluşan hasar ve değer kaybı miktarı gözönünde bulundurularak bilirkişi raporu doğrultusunda hasar bedelini 13.927,99 TL, değer kaybı bedelini 2.400,00 TL daha artırarak, toplam 16.527,99 TL hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı tutarının poliçe limitleri dahilinde muhatap şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiştir.İNCELEME ve GEREKÇE
:Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan değer kaybının ve hasar bedelinin sigorta şirketinden tahsiline yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile --- plakalı aracın sürücüsü---- meydana gelen kazada asli ve % 100 kusurlu lduğu, ---- plakalı aracın sürücüsü---- kazanın oluşumunda herhangibir kusuru olmadığı,Aracın hasar bedelinin 14.027,99 TL olduğu, Araç değer kaybının 2.500,00 TL olduğu, Davalı için temerrüt tarihinin sigorta şirketine bildirim tarihi 17.04.2023 + 8 işgünü= 27.04.2023olduğu, ----. kazaya etken ---- plakalı aracın 06.06.2022-06.06.2023 tarihleri arası---- sayılı poliçesi ile trafik sigortacısı olduğu, trafik sigortası araç başına maddihasar teminatının 120.000 TL olduğu, araç hasar bedelinin ve değer kaybının KZMMS poliçesiteminatları kapsamında olduğu, Faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinin Mahkemenin takdirine ait olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir ----2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay ----HD'nin 23.09.2019 t.-----sayılı kararı).2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesine göre işletenlerin, bu Kanun'un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Aynı Kanun'un 85/1. maddesinde ise bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda haksız fiil halinde müteselsil sorumluların dış ilişkisi 61.maddede düzenlenerek birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacağı kabul edilmiş; müteselsil sorumlar arasındaki iç ilişkisi ise 62.maddede düzenlenmiştir.Müteselsil sorumluluğa ilişkin TBK'nın 162/1.maddesine göre ise müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. Aynı Kanun'un 163.maddesi gereğince borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.Somut olayda usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda ile---- plakalı aracın sürücüsü ----- meydana gelen kazada asli ve % 100 kusurluolduğu, ---- plakalı aracın sürücüsü ---- kazanın oluşumunda herhangibir kusuru olmadığı,Aracın hasar bedelinin 14.027,99 TL olduğu, Araç değer kaybının 2.500,00 TL olduğu, Davalı için temerrüt tarihinin sigorta şirketine temerrüt tarihi olan 28.04.2023olduğu, ----. kazaya etken ---- plakalı aracın 06.06.2022-06.06.2023 tarihleri arası----- sayılı poliçesi ile trafik sigortacısı olduğu, trafik sigortası araç başına maddihasar teminatının 120.000 TL olduğu, araç hasar bedelinin ve değer kaybının KZMMS poliçesiteminatları kapsamında olduğu, anlaşılmakla bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş olup davalı sigorta yönünden bakiye poliçe limiti ile sorumluluğu sınırlandırılmıştır.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;DAVANIN KABULÜNE,1-Değer kaybı tazminatı olan 2500 TL'nin ve hasar bedeli olan 14.027,99 TL' nin temerrüt tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu kaza tarihinde geçerli olan 120.000 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 1.129,03 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL ve ıslah ile yatırılan 279,00 TL olmak üzere toplam 706,60 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 422,43 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 279,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.134,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 66,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 7.066,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 16.527,99 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,8-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.