İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde, Rakip Şirket Tarafından Ticari Sır Niteliğindeki Veritabanının Haksız Kullanımı ve Fikri Hak İhlali İddialarıyla Açılan Tazminat Davası
Özet: Davacı şirket, inşaat sektörüne yönelik ticari sır niteliğindeki veri tabanının, bir müşterisi tarafından kullanıcı bilgilerinin rakip firmayla paylaşılması sonucu izinsiz kopyalandığını ve kullanıldığını iddia ederek Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabet ile Fikri ve Sınai Haklar Kanunu uyarınca mali haklara tecavüz gerekçesiyle, davalılardan maddi ve manevi tazminat, haksız eylemlerin durdurulması, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve mahkeme kararının ilanını talep etmiş; davalılar ise iddiaları reddederek verilerin kamuya açık olduğunu ve herhangi bir zararın oluşmadığını savunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2025/8 Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle: Davalıların haksız eylemlerinin durdurulması için TTK'nun 61. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir uygulanmasını, dava sonuçlanıncaya kadar davalıların malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını, müvekkilinin maddi zararının tazmini için, bilirkişilerce hesap ve tespit edilecek tutar üzerinden talep arttırım ve ıslah talebinde bulunmak üzere hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000.000,00 TL maddi tazminatın, arabuluculuk son tutanak tarihi olan 06.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesini; Müvekkilinin manevi zararının tazmini için 500.000,00 TL maddi tazminatın, arabuluculuk son tutanak tarihi olan 06.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesini; Dava konusu haksız rekabetin tespitine ve men'ine, ayrıca haksız rekabete dair mahkeme kararının bir gazetede ilan edilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle: müvekkili şirketin hiçbir suretle diğer davalı ... şirketi dahil herhangi birine ait üyelik bilgileri ile davalıya ait internet sitesine erişmemesi, müvekkilinin davalıya ait internet sitesine giriş yaptığına dair iddiaların ispat edilememesi, giriş yaptığı varsayımda dahi veri olarak belirtilen inşaat projelerinin herkes tarafından pekala erişebilecek kamuya açık nitelikte olan veriler olması sebebiyle davacının herhangi bir zarara uğramayacağı ve iddia olunan zarar ilişkin dosya kapsamında somut bir iddia veya bir delil bulunmaması sebebiyle bu davanın reddini talep etme zorunluğu hasıl olduğu, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Davacı taraf davacı şirketin Türkiye çapındaki inşaat firmalarının projelerin proje detaylarını, yetkili kişilerini, iletişim bilgilerini, çözüm ortaklarını, güncel taleplerini ve tedarik ihtiyaçlarını sektör tedarikçilerinin kolay ulaşabileceği bir bilgi havuzuna dönüştürmek amacıyla ... adresi üzerinden hizmet verdiğini, Türk müteahhitlerin yurt içi ve yurt dışında başlaması planlanan ve devam eden güncel inşaat projeleri, kamu yapım ihaleleri, aktif satın alma talepleri, sektörde faaliyet gösteren müteahhit ve çözüm ortağı firmaların bilgilerinden oluşan büyük bir veriyi de üyelerinin kullanımına sunduğunu, davacının müşterileri, müvekkilden satın aldıkları hizmet karşılığı müvekkil şirketçe sağlanan ve sadece kendilerinin kullanımına sunulan kullanıcı adı ve şifre ile yukarıda kısaca açıklanan veritabanına erişerek bilgi sahibi olmakta, ticari ilişkiler kurduğunu, Davalılardan 1 numaralı davalı ... şirketi müvekkilin faaliyet gösterdiği sektörde rakibi (müvekkille birlikte sektördeki iki büyük şirketten diğeri), 2 numaralı davalı ... ise müvekkilin müşterisi olduğunu, davacının müşterisi olan ... davacı tarafından kendisine tanımlanan şifre ve kullanıcı adını davacının rakibi olan proje haber şirketi ile paylaştığını proje haberin davacının ticari sır niteliğindeki veri tabanını davacının rızası dışında davacıdan gizli olarak yedekleyerek kendi veri tabanına ekleyip bu bilgilerden bedava faydalandığını belirterek davalıların eylemlerinin TTK ve Fikri sınai haklar kanununun 70 maddesi kapsamında mali haklara tecavüz olduğu ve davacının internet sitesinin veri tabanı olması sebebi ile FISEK 6 maddesi 11 bendinde belirtilen eser mahiyeti olduğundan davacının haklarının TTK ve FISEK kapsamında korunmasını talep etmiştir.
FSEK 6.madde de Diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilipte bu esere nispetle müstakil olmayan ve aşağıda başlıcaları yazılı fikir ve sanat mahsulleri işlenmedir şeklinde hüküm bulunmakta olup FSEK 6.madde 11. Bendinde Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde verilerin ve materyallerin seçilip derlenmesi sonucu ortaya çıkan ve bir araç ile okunabilir veya diğer biçimdeki veri tabanları (Ancak, burada sağlanan koruma, veri tabanı içinde bulunan veri ve materyalin korunması için genişletilemez) İstifade edilen eserin sahibinin haklarına zarar getirmemek şartıyla oluşturulan ve İşleyenin hususiyetini taşıyan işlenmeler, bu kanuna göre eser sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
FSEK 70.madde de ise Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir. Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere mütaallik hükümler dairesinde tazminat talep edebilir. Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de istiyebilir. Bu halde 68 inci madde uyarınca talep edilen bedel indirilir şeklinde hüküm bulunmaktadır.
Usul kanunumuz gereğince açılan davalarda öncelikli işlem mahkemenin yargılamada görevli olmasıdır.
Davacı tarafın haksız rekabete konu ettiği olayın FSEK 6. Madde 11. Bendinde eser mahiyetinde olduğu ve FSEK 70.madde kapsamında korunmasının gerekip gerekmediği hususundaki incelemelerin Fikri mülkiyete ilişkin talepler olduğu bu hali ile fikri mülkiyete ilişkin taleplerin incelenmesi fikri sınai haklar mahkemesinin görev alanına girdiğinden dosyada mahkememizin görevsiz olduğu görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmış ve davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden görevli olan fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesince değerlendirilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) H.M.K.'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın görev yönünden USULDEN REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine işbu görevsizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurulması halinde, dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
2-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair; Tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!