İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, taşıma sözleşmesi kaynaklı 4.450 Euro lojistik hizmet bedeli alacağının tahsili için açılan itirazın iptali davasının davacı dilekçesi.
Özet: Bu dava, davacının davalı firmanın talimatıyla gerçekleştirdiği uluslararası kara yolu taşıma ve lojistik hizmetleri karşılığında doğan 4.450 Euro alacağını tahsil etmek üzere başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali talebidir; davacı, kesilen e-arşiv faturaya davalının itiraz etmediği halde ödeme yapmaması üzerine ihtar çekildiğini ve icra takibi başlatıldığını, davalının ise usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığını ve itirazında haksız olduğunu iddia ederek, icra takibinin devamı ve icra inkâr tazminatı talep ederken, mahkeme, tarafların delillerini ve ispat yükünü değerlendirecektir.

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle: Davacı şirketin, müşterilerine uluslararası taşıma/lojistik işlerinin gerçekleştirilmesi konusunda hizmet verdiğini, davaya konu borcu doğuran olayda, davalının başvurusu ve talimatı sonucu davalı firmanın yüklerinin kara yolu ile taşınması işleminin gerçekleştirildiğini, CMR'de her ne kadar gönderen firma davalı firmadan farklı gözükse de ... Ltd.- davalı firmanın talimatı üzerine taşıma gerçekleştirdiğini, davalı şirketin yetkilisinin aynı olduğu kardeş şirketinin website uzantılı mail adresi ile yapılan yazışmalardan da anlaşılacağı üzere ...'da ...Ltd. gönderen sıfatıyla yer almaktaysa da taşıtan ...Limited Şirketi olduğunu, davacının, davalı firmadan yükün taşınması, lojistik hizmeti karşılığında taşıma bedeli olarak toplamda 4.450,00 EURO alacağının bulunduğunu, doğan ücret ile ilgili sonrasında davalı şirkete düzenlenip iletilen 06.10.2023 tarihli ... numaralı e-arşiv faturaya davalı firma itiraz etmediğini, bu sebeple 31 Ocak 2024 tarihinde borçlu davalıya 4.450,00 EURO'ya ulaşan borcunu ödemesi için e-posta ile ihtarın gönderildiğini, ödemenin en geç 02 Şubat 2024 mesai bitimine kadar yapılması ihtar edilmişse de davalı borçlu tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını, davacının alacaklarını belirtir taşıma/lojistik hizmeti ile kaynaklanan 06.10.2023 tarihli ... numaralı e- arşiv fatura düzenlenmiş olup bu faturaya davalı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığını, bu sebeple faturaların içeriğini kabul edilmiş sayıldığını, ancak buna rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, söz konusu faturadan kaynaklı olarak 05.02.2024 tarihinde, davacı tarafından davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü nezdinde ... Esas numarası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, ödeme emrinin 06.02.2024 tarihinde davalı tarafa e-tebligat yoluyla gönderildiğini, davalı şirketin 14.02.2024 tarihinde haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, Davalının dava konusu faturayı BA bildirim formuna dahil edip etmediğinin anlaşılması gerektiğini, taraflarca düzenlenen BA/BS formlarının ve Vergi Dairesine yapılan bildirimlerin faturaya konu malın/hizmetin teslim edildiğine dair bir delil olduğunun açık olduğunu, Bu hususta sayın mahkeme tarafından, davalının hizmet alımıyla ilgili form BA bildiriminde bulunup bulunmadığının, bulunuyor ise davacıdan almış olduğu hizmetle ilgili faturaya form BA bildiriminde yer verip vermediğinin kontrolü gerekmektedir. Bu durumun ispat edilmesi adına davalı şirketin bağlı olduğu Vergi Dairesine müzekkere yazılarak ilgili dönem için bildirilen BA formlarının sorulup istenmesini talep ettiklerini, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Haksız itirazın iptaline ve ... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasında takibin 4.450,00 EURO asıl alacak üzerinden devamına, Haksız itiraz edilen alacak üzerinden davalı aleyhine 9620'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, davalı tarafın arabuluculuk görüşmesine katılmadığı da gözetilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekiline usulüne uygun tebligata yapılmış olup cevap dilekçesi sunulmamıştır.GEREKÇE
:Dava, davacının davalı şirketten lojistik hizmeti karşılığında 4.450 Euro alacağı bulunduğu iddiası ile başlatmış olduğu icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır.Huzurdaki davada, davacı taraf, davalının talimatı ile davalı firmanın yüklerinin taşınması işini gerçekleştirdiğini davacının davalı şirketten yükün taşınması ile ilgili 4.450 euro alacağının olduğunu davalı tarafa █████/2023 tarihli ... nolu fatura düzenlendiğini ayrıca davacının davalıya █████/2024 tarihinde borcunu ödemesi için ihtar çektiğini davalının borcunu ödememesi üzerine █████/2024 tarihine ... İcra Müd. ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını davalı tarafın bu takibe itiraz ettiğini belirterek bu takibe itiraz etmiştir.... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının dosyamız davacısı ... Şirketi, borçlunun dosyamız davalısı ...Şirketi Olduğu, borcun kaynağının lojistik hizmetleri bakiye alacağı olduğu anlaşılmıştır.Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.Somut olayda, ispat külfeti davacı taraf üzerinde olup, davacı taraf, davalı tarafa kargo hizmeti verdiğini ve bu hizmet karşılığında davalıdan alacağının olduğunu ispatlamak durumundadır.Taraflara ait BA/BS formları dosyaya getirilmiş dosya davacının davalıdan alacağının olup olmadığı hususunda bilirkişiye gönderilmiş bilirkişi dosyaya sunmuş olduğu █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda Davaya konu asıl alacak yönünden; davacı tarafından davaya konu edilen faturaların kayıtlarında bulunduğu davalıya hizmet verildiğine ilişkin maili yazışmaların ve borcun ödenmesine dair yazışmaların dosya da bulunduğunu belirterek davacının takip tarihi itibari ile davaya konu asıl alacak tutarı olan 4.450,00 EURO karşılığı 128.758,97.-TL alacaklı olacağı tespit edilmiştir şeklinde rapor ibraz edilmiştir.Davalı taraflara usulüne uygun olarak ön inceleme duruşma gün ve saati bildirilmiş olmasına rağmen davaya cevap vermediği gibi davalı tarafa █████/2025 tarihli celsede 2 nolu ara karar gereği ticari defterlerini mahkememize sunması ve ticari defterin incelenmesi için yerinde inceleme talep etmesi halinde defterlerin bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş 2 haftalık kesin süre içerisinde defterlerin sunulmayıp yerinde inceleme talep edilip defterlerin bulunduğu yerin bildirilmemesi durumunda davalının defterleri incelenmeksizin mevcut dosya durumuna göre karar verileceği duruşma zaptının tebliği ile davalıya tebliğ edilmiş █████/2025 tarihinde davalı tarafa tebliğ olmasına rağmen davalı taraf süresi içerisinde defter ibraz etmemiştir.HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ...K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.Dosyamızda davacı tarafın defterleri usulune uygun olarak tutulmuş olup bilirkişi raporu ile incelemede de davacı tarafın davalıdan 4.450 Euro alacağının bulunduğu tespit edilmiş davalı taraf HMK 222/3 maddesi gereğince ticari defterlerini mahkememize ibraz etmemesi sebebi ile HMK 222/3 maddesinde davacının defterlerinin sahibi lehine delil olarak kabul edilebileceği kanaatine varılmış ve davacı tarafın defterlerinde 4.450 Euro alacaklı olduğu bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden davacının davalı aleyhine icra takibi başlatmasında haklı olduğu kanaatine varılarak Davalının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, karar verilmiş taraflar arasındaki alacağın likit olması sebebi ile icra takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan alacağın %20'si oranındaki 29.512,40-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere,1-Davanın KABULÜ ile, Davalının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 4.450,00 Euro asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 4.450,00 Euro takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Euro ile açılmış bir vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faiz işletilmesine, asıl alacağın icra takip tarihindeki kuru üzerinden hesaplanan %20 oranındaki (33,16 X890,00) 29.512,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 10.585,50-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.908,51-TL harcın ve icra takip dosyasında alınan peşin harç olan 737,87-TL'nin mahsubu ile bakiye 7.939,12-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcının 1.908,51-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 4.870,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL bedelinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,8-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025Katipe-imzalıHakime-imzalı