İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde, üye işyeri sözleşmesinin feshi sonrası ödenmeyen ciro komisyonu ve hizmet bedelleri alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirket, davalı ile imzaladığı üye işyeri sözleşmesinden kaynaklanan 78.213,89 TL tutarındaki alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli itiraz etmesi üzerine, itirazın iptali davası açmıştır. Davacı, davalının sözleşmeyi usulsüz feshettiğini ve ödemesi gereken borcu geciktirdiğini ileri sürerek, itirazın iptaliyle icra takibinin devamını, ayrıca alacağın tahsilini geciktirmesi nedeniyle yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap dilekçesi sunmamış olup, mahkeme davanın ticari nitelikte olup olmadığı hususunu resen incelemeye almıştır.

T.C.
İSTANBUL16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2024KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu ... (“Davalı”) ile ... Gıda Ticaret Anonim Şirketi arasında 21.12.2023 tarihli ... Üye İşyeri Sözleşmesi akdedildiğini, 21.12.2023 tarihli ... Üye İşyeri Sözleşmesi Davalı ile Müvekkili Şirket, Sözleşme imza tarihinden itibaren, Müvekkili Şirket adına tescilli markalı satışa hazır yemek ve içeceklerin satış noktalarında satışı faaliyetlerini gerçekleştirilmesi, Müvekkili Şirket tarafından izin verilen ürünlerin Davalı tarafından satış, dağıtım ve pazarlamasının yapılması çerçevesinde ticari faaliyetlerini yürütüldüğünü, yer alsa da .... Noterliğince ... yevmiye numarası ile keşide edilen 03.07.2024 tarihli ihtarname ile Davalı, Sözleşme uyarınca belirlenen fesih usulüne riayet etmediğini Sözleşme’yi feshettiğini Müvekkili Şirket’e bildirdiğini, cari hesap ve mutabakat uyarınca mevcut borcuna yönelik herhangi bir ödeme gerçekleşmediğini, detaylı şekilde açıklanacağı üzere, Sözleşme’nin imzalanma aşamasında iyiniyetli şekilde Müvekkili Şirket tarafından karşılanan komisyon ve hizmet bedelleri desteği yeniden faturalandığını ve bu doğrultuda Müvekkili Şirket’in Davalı’dan 23.200,74 TL ciro komisyonu ve 6.400,00 hizmet bedelleri olmak üzere KDV dahil toplam 35.520,89 TL (otuz beş bin beş yüz yirmi Türk Lirası seksen dokuz kuruş) ek alacağı ortaya çıktığını, bu dava dilekçesinde yer alan mutabakat mailinde ve her şekilde ticari defter incelemesi sonucunda açıkça görüleceği üzere Müvekkili Şirket’in Davalı’dan toplamda 78.213,89 TL (yetmiş sekiz bin iki yüz on üç Türk Lirası seksen dokuz kuruş) alacağı bulunduğunu, Davalı adına keşide edilen ... 31. Noterliği’nin 18.07.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, Davalı’nın Müvekkil Şirket’e toplamda 78.213,89 TL (yetmiş sekiz bin iki yüz on üç Türk Lirası seksen dokuz kuruş) borcu olduğu, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 (üç) gün içerisinde bu borcun ödenmesi gerektiği, aksi halde işbu borcun ödenmemesi sebebiyle borç bakiyesinin faiz ve ferileri ile birlikte tahsili için dava açılması ve/veya icra takibi başlatılması dahil tüm yasal yollara başvurulacağı iyi niyetle ihtar olunduğunu, Davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nde 2024/... Esas numarası ile icra takibi başlatıldığını, Davalı bu takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlamadıklarını, davalı’nın .... İcra Dairesi'nde 2024/... Esas numaralı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptalini, takibin tüm ferileriyle birlikte devamını, davalı’nın alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla ödeme emrine yaptığı işbu haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin Davalı’ya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.CEVAP
:Davalının usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.DELİLLERTicaret Sicil Müd.'ne yazılan müzekkereye ve Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkerelere verilen cevaplar mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince görev hususu kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla mahkememizce davanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle bu noktada incelenmiştir.TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların;'' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın "a-f" bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.Yukarıda açıklanan hususlarda yapılan incelemede; huzurdaki davanın 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinin "a-f" bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari dava niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda ise her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması kriterinin bulunması gerekmektedir.Açıklanan hususlarda yapılan incelemede;davacı tarafından davalı ile arasında üyelik sözleşmesi ilişkisi bulunduğu davanın da bu sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine dayalı itirazın iptalinden istemine ilişkin olduğu ve mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmıştır. O halde mahkememizin görevli olup olmadığının anlaşılması için TTK 4/1. maddesi gereği davanın nispi dava niteliğinde olup olmadığının tespiti gereklidir. Bu kapsamda davalılar hakkında vergi dairesine yazılan müzekkereler incelendiğinde davalı ...'in potansiyel vergi mükellefi olduğu, Hülya'nın ise birinci sınıf tacir olma hadlerinin altında kaldığı, ikinci sınıf tacir olduğu ve işletme usulüne göre defter tuttuğu şeklinde cevap verildiği görülmüştür. Davacı tacir olmakla birlikte davalıların tacir olmadığı böylece eldeki davanın nispi ticari dava da olmadığı görülmekle yapılan incelemeler sonrası somut uyuşmazlık yönünden Asliye Hukuk Mahkemelerine görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.Açıklanan tüm bu nedenlerle davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE,2-Kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesine müteakip bu tarihten itibaren istinaf yoluna başvurulması ve istinaf talebinin reddinin kesinleşmesine müteakip iki haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, süresi içinde gönderilme başvurusunun olmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,3-HMK nın 331. Maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,4-Dosyanın kanuni süresi içinde gönderilmemesi durumunda talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin mahkememizce karara bağlanmasına,Dair, tarafların yokluğunda verilen karara istinaden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize verilecek ya da gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır