İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde, haksız eylemden kaynaklanan kaçak elektrik faturasına itirazın iptali davasında ticari dava vasfının değerlendirilmesi.
Özet: Davacı şirketin, davalı aleyhine 1.264.843,28 TL tutarındaki kaçak elektrik tüketim faturası nedeniyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talepli dava, davalının itirazıyla durmuştur. Davacı, kaçak elektrik tespit tutanağına dayanarak tahakkuk ettirilen faturanın ödenmemesi üzerine icra takibi başlattığını ve ihtiyati haciz kararı aldığını belirtmiştir. Mahkeme, yargı yolu ve görev hususunu resen ele alarak, davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığını ve davalının ticari işletme kaydının bulunmadığını tespit etmiş; uyuşmazlığın ticari mahkemede görülmesinin uygunluğunu değerlendirme aşamasındadır.

T.C.

İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:███████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili şirket personelleri tarafından H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini , Kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 44 ve devamı maddeleri uyarınca davalı adına 1.264.843,28 TL tutarında kaçak tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, Söz konusu fatura tutarlarının ödenmemesi üzerine davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını takip borçlunun itirazı üzerine durduğunu, davaya konu icra takibine ilişin taraflarınca .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyadan 17.12.2024 tarihinde İhtiyati Haciz kararı alındığını, İhtiyati haciz kararına istinaden taraflarınca.... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyada borçlunun mal ve alacakları üzerine ihtiyati haciz uygunladığını, Borçlu tarafından 18.12.2024 tarihinde ödeme emrine itiraz edildiğini, borca itiraz dilekçesi henüz taraflarına tebliğ edilmediğini, Akabinde süresi içerisinde bu dava açıldığını 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu madde 264 uyarınca İhtiyati Haciz kararının uygulanmasının devamını talep ettiğini, Davalarının kabulünü, .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin takip talebindeki şartlarla devamını, Davalı yanın %20’den aşağı olamamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalıya yapılan tebligatın iade döndüğü görülmüştür.
DELİLLER
:
.... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden dosyamız arasına celp edilmiştir.
Davalı'nın bağlı bulunduğu Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava; kaçak kullanım nedeniyle tahakkuk ettirlen faturaya dayalı alacak istemi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-b, 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince yargı yolu ve görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle bu noktalarda incelenmiştir.
TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların;'' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın "a-f" bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.
Yukarıda açıklanan hususlarda yapılan incelemede; huzurdaki davanın 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinin "a-f" bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari dava niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda ise her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması kriterinin bulunması gerekmekle davalı hakkında Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye; "...Gerçek ve tüzel kişi tacirlerin ticaret unvanlarının tasnifinden meydana gelen sicil fihristimizde yapılan incelemede yazınızda T.C. kimlik numarası belirtilen ..." nun gerçek kişi ticari işletme kaydı, sicil kayıtlarımıza göre ortağı olduğu kollektif, komandit ve limited şirket kaydı bulunamadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydı da Bulunamamıştır. " şeklinde cevap verildiği, vergi dairesine yazılan müzekkereye ise davalının işletme esasına göre defter tuttuğu şeklinde cevap verildiği, davalının beyan ettiği gelirlerinin VUK 177'de belirlenen sınırları aşmadığı ve davalının 1. sınıf tacir olmadığı görülmüştür. Böylece eldeki davanın nispi ticari dava da olmadığı anlaşılmıştır. Yapılan incelemeler sonrası davalının tacir olmadığı ve uyuşmazlığın davalının iş yerindeki elektrik tüketimine ilişkin olduğu hususu da dikkate alındığında Asliye Hukuk Mahkemelerine görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Açıklanan tüm bu nedenlerle davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesine müteakip bu tarihten itibaren istinaf yoluna başvurulması ve istinaf talebinin reddinin kesinleşmesine müteakip iki haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, süresi içinde gönderilme başvurusunun olmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
3-HMK nın 331. Maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4-Dosyanın kanuni süresi içinde gönderilmemesi durumunda talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin mahkememizce karara bağlanmasına,
5- Davalı tarafından dosyada karar verildikten sonra ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu görülmekle ihtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize verilecek ya da gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!