İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, kapıdan satışla alınan su arıtma cihazının cayma hakkı uyuşmazlığında tüketici mahkemesinin görevli olduğuna karar verdi.
Özet: Bir tüketicinin kapıdan satış yoluyla aldığı su arıtma cihazından süresi içinde cayma hakkını kullanarak peşinatın iadesi, senet üzerindeki ödeme yasağı ve cihazın iadesi talebiyle açtığı alacak davasında, mahkeme, işlemin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bir tüketici işlemi olduğuna ve davacının tacir vasfı taşımamasına dayanarak, uyuşmazlığa bakma görevinin kendisinde değil, özel mahkeme olan Tüketici Mahkemesinde olduğuna hükmederek davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar vermiştir.

T.C.

İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
KARAR TARİHİ
: █████/2018
Mahkememizde görülmekte olan satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
HMK 320 maddesi uyarınca dosya ele alındı.
Davacınn mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ; Kapıdan satış yöntemi ile su arıtma cihazı aldığını, aldığı cihazın kurulumunun yapıldığını, ancak su arıtma işinden memnun kalmadığımdan tüketicinin korunması hakkı ile ilgili kanunda ve TTK nunda belirtildiği üzere cayma hakkımı süresi içerisinde kullandığını, ...arıtma şirketi arıtma satış danışmanlığı yetkilisi olan ve su arıtma cihazını kendisine satan...'ye 25.04.2018-26.04.2018 tarihinde sözleşmenin kurulduğu tarihte olan 12.04.2018 tarihinden sonra yasal süre içersinde SMS ile durumu bildirdiğini, bu gün yarın diyerek kendisinin çayma hakkı süresini kesmeye çalıştıklarından sözleşmenin iptal edilerek ödemiş olduğu 100.00 TL peşinatın tarafına iade edilmesi ve ...Çiğli şubesine 1400.00 TL lik 12.04.2018 tanzim tarihli senet ile ilgili ödeme yasağı konulmasını, su arıtma cihazının tarafından alınmasını, dava giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
█████/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'da tüketiciyi ; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, tüketici işlemini ise , mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta , vekalet, █████/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'da tüketiciyi ; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, tüketici işlemini ise , mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta , vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi olarak, tanımladığı görülmüştür.
Davacının davalı şirkette Kapıda Satış Sözleşmesiyle su arıtma cihazı satın aldığı, 100,00 TL peşin ödediği ve 1.400,00 TL bedelli senet düzenlediği, satış sözleşmesinde açıkça tüketici dendiği, dolayısıyla tüketici işlemi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. ( 6502 sayılı yasa m.73 )
Görüldüğü üzere, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyle mesleki veya ticari amaçla hareket etmeyen ( tüketici ) kişi arasında " satım " sözleşmesi ve buna dayalı hukuki işlem tüketici işlemi niteliğindedir. Dolayısıyla 6502 sayılı kanunun 3/k -1, 4/3, 73/1 ve 83/1 maddeleri uyarınca tüketici işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklara bakma görevi mahkememize ait olmayıp tüketici mahkemelerine aittir.
Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde ( b-c-d-e-f ) sayılan dava veya işlerde bulunması yahut özel bir yasal düzenleme ile dava Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi şarttır.
Bu açıklamalara göre ; somut olayda davacının tacir olmadığı, sadece davalı tarafın tacir olması, uyuşmazlığı ticari bir iş saysa dahi, ticari bir dava niteliğine getirmeyeceği, uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasa hükmünün de bulunmadığı, bu itibarla davanın ; ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevi mahkememize ait olmayıp, davalının tüketici olması nedeniyle davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesi'ne aittir.
Hal böyle olunca, davacının davasına bakma görevi özel mahkeme olan İzmir Tüketici Mahkemesi olması nedeniyle, mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın HMK'nun 114/1-c ve 115/2.maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin İzmir Tüketici Mahkemesi olduğuna, karar kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise, kararın kesinleştiği tarihte; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurulması halinde, dosyanın görevli İzmir Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, süresinde başvurulmaz ise davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğine,
3-Yargılama giderlerlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-Kararın taraflara tebliğine,
Dair, miktar itibari ile kesin olarak dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi . █████/2018
Katip ...
E imza
Hakim ...
eimza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!