Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin hibe ve teşvik danışmanlığı ticari hizmet sözleşmesinin ifa edilmemesi iddiasıyla açılan istirdat davasında borçluluk durumunu inceleyen gerekçeli kararı.
Özet: Dava, davacının davalı ile imzaladığı hibe ve teşvik danışmanlığı sözleşmesi kapsamında, davalının vaat ettiği hizmetleri gerektiği gibi sunmadığı, sözleşme görüşmelerinde önemli bilgileri gizlediği ve eksik faturalandırma ile temerrüt koşulları oluşmadan icra takibi başlattığı iddiasıyla, haksız yere ödediği 10.000 TLnin ticari faiziyle iadesini talep ettiği bir istirdat istemidir; davalı ise savunmasında, sözleşmeden doğan tüm edimlerini yerine getirdiğini, davacıyı bilgilendirmek için defalarca girişimde bulunduğunu ve proje hazırlıklarını tamamladığını, ancak projelerin davacının eksik belgeleri sunmaması nedeniyle tamamlanamadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████
TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANANT.C.ANKARA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████...DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan "İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA DİLEKÇESİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının 72.000,00-TL + KDV karşılığında müvekkiline, ... ve Kalkınma Ajanslarının projelerinde destek ve hibe kazandırma hizmeti görme borcunu üstlendiğini, sözleşmede hizmet bedelinin 12 taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin 2.a maddesine göre davalı "uygun" hibe ve teşviklerle ilgili davacıyı düzenli olarak bilgilendirmek, 2.c maddesine göre davacının "talep" ve "ihtiyaçları" doğrultusunda çeşitli destek programlarına proje başvuru dosyasının hazırlanması konusunda danışmanlık hizmeti vermek zorunda olduğunu, ancak davalının, sözleşmede taahhüt ettiği şekilde davacıya uygun, davacının talep ve ihtiyaçlarına uygun şekilde hizmet görme borcunu ifa etmediğini, bu hususun sözleşme görüşmelerinde müvekkile izah edilmediğini, kasıtlı olarak gizlendiğini, bu konudaki ispat yükünün davalıda olduğunu, sözleşmede hizmet bedelinin 12 taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine sözleşmeyi de ibraz ettiğini, ancak davacıya 4 adet fatura kesildiğini, davalının alacaklı olduğunu iddia ettiği diğer 8 taksite ilişkin fatura ibraz edilmediğini, diğer 4 taksiti kabul anlamına gelmemekle birlikte fatura kesilmeyen 8 taksit yönünden hem şeklen hem de esasen davalının alacağı bulunmadığını, davalının, icra takibi başlatmadan önce müvekkiline ihtar göndermediğini, iddia ettiği alacağa ilişkin müvekkilini temerrüde düşürmediğini, buna karşın iddia edilen alacağı olmadığı gibi ticari faiz işletilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, yukarıda arz edilen ve re'sen görüp gözetilecek nedenlerle,....) sayılı dosyasında müvekkilin borçlu olmadığı halde davalıya ödemek zorunda kaldığı şimdilik 10.000 TL'nin ödeme tarihi olan 05.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan istirdadı ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP DİLEKÇESİ
:Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili firma ile davacı firma arasında düzenlenen ve davacı tarafça sunulan sözleşme gereğince müvekkili firmanın tüm edimlerini yerine getirdiğini, 27.01.2023 tarihinde imzalanan sözleşme neticesinde davacı firma yetkilileri ile tanışmak ve desek programları hakkında detaylı bilgilendirme yapabilmek için firma ziyaretleri planlamak üzere...ın arandığını fakat ulaşılamadığını, 30.01.2023 tarihinde ...ın tekrar arandığını firma ziyareti için 06.02.2023 tarih ve saatin belirlendiğini, anılan tarihte firma ziyaretinin gerçekleştirilerek destek programları hakkında bilgilendirme yapıldığını, ... yurt dışı Pazar destek programı hakkında detaylı bilgilendirme yapılıp ...'ın da talebi üzerine proje analizi alınmak süetiyle ...çağrıları hakkında yapılan netice sonucunda müvekkili firmadan incelenmek üzere projelerinin talep edildiğini, gerçekleştirilen firma ziyaretindeki toplantıya istinaden rutin olarak yapılan toplantı tutanağı oluşturularak davacı firmaya mail olarak iletildiğini, 06.02.2023 tarihinde alınan ... yurtdışı pazar destek programına ilişkin proje analiz eksiklerinin davacı firmaya mail olarak iletildiğini, 13.02.2023 tarihinde ... projesi ile ilgili olarak arandığını ulaşılmadığını, 22.03.2023 ve 30.03.2023 tarihlerinde ...'ın arandığını ulaşılmadığını, proje eksikliklerine yönelik hatırlatma maili gönderildiğini, 31.03.2023 tarihinde projenin hazırlandığını, davacı firma tarafından eksik bilgi ve belgelerin gelmemesi sebebiyle sistem girişinin gerçekleştirilmediğini, kontrol ve onaya iletilemediğini, 03.04.2023 tarihinde ... ile görüşmenin sağlandığını, proje eksiklerine yönelik mailin tekrar kendisinin mailine yönlendirildiğini, 16.04.2023 tarihinde ...'a proje için gerekli marka tescil belgesi ve diğer eksikler ile ilgili mail iletildiğini, 09.10.2023 tarihinde son olarak hizmet tarihleri ile hatırlatma ve proje hazırlanması için gerekli eksik belgelerin bildirildiğini, tüm bu izah edilen nedenler göz önüne alındığında müvekkili firma tarafından defaatle eksikliklerin hatırlatıldığını, buna rağmen davacı tarafça eksikliklerin tamamlanmaması nedeniyle ekte sunulan hazırlanmış projenin tamamlanamadığını, davaya konu sözleşmenin taraflarca okunmak ve mutabık kalınmak suretiyle imzalandığını, müvekkili tarafından sözleşmeye uygun tüm edimlerin ifa edildiğini, davacıdan kasıtlı olarak gizlenmiş bir husus bulunmadığını, davacının bu iddiasını belirlenebilir bir hale getirmesi gerektiğini, davacının sözleşmeye göre zaten temerrüte düştüğünü, ödemelerin belirlenmiş sürede yapılmamasının temerrüt olgusunu oluşturduğunu, davacıdan tahsil edilmemiş alacak kalemleri için fatura düzenlenmemesinin normal olduğunu, tahsil edilmemiş bir alacağı tahsil edilmiş gibi gösterip KDV ve Kurumlar Verisi yükümlülüğü altına girmemek adına alacak tahsil edildikten sonra fatura düzenlenerek davacıya iletildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Eldeki dava, davalı tarafça davacı aleyhine ... Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibi nedeniyle davacı tarafından yapılan ödemenin istirdatı talebine ilişkindir.Davacı dava dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalının çeşitli kamu kurumlardan müvekkili lehine destek ve hibe kazandırma hizmeti görme borcu altına girdiğini, sözleşme uyarınca davalının müvekkilini düzenli olarak bilgilendirmek ve projelere başvuru dosyayı hazırlamakla yükümlü olduğunu ancak davalının bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, buna rağmen müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, itiraz süresinin kaçırıldığını, icra dosyasına ödeme yapılmak zorunda kalındığını beyan ederek ödenen bedelin istirdatını talep etmiştir. Davalı ise sözleşme kapsamında tüm yükümlüklerin yerine getirilmeye çalışıldığını ancak davalıya bir türlü ulaşılamadığını, ayrıca tüm taleplerine rağmen davacı tarafça eksik belgelerin kendilerine iletilmediğini, bu nedenle hak kazandıkları alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkememizce ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davalının, davacı aleyhine 86.040,00 TL asıl alacak yönünden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak taraflar arasındaki █████/2023 tarihli sözleşme alacağının gösterildiği, bu kapsamda █████/2923 tarihinde davalıya örnek 7 ödeme emrinin gönderildiği, ödeme emrinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiği ve davacı tarafça █████/2023 tarihinde istirdat hakkı saklı tutulmak suretiyle 105.320,05 TL ihtirazi kayıtla ödeme yapıldığı görülmüştür.Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve tüm deliller değerlendirildiğinde, taraflar arasında █████/2023 tarihli danışmanlık hizmet sözleşmesi bulunduğu konusunda ihtilaf yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, █████/2023 tarihli danışmanlık hizmet sözleşmesi kapsamında davacının davalıya borçlu olup olmadığı, davalının, davacı aleyhine başlattığı icra takibi nedeniyle davacı tarafça yapılan ödemenin davalıdan istirdadının gerekip gerekmediği ile tutarı noktalarında toplanmaktadır.Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile iletişim kurulacak kişi bilgilerini bildirmek üzere süre verilmiş ve dosya mali müşavir bilirkişi ile nitelikli hesap bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, gerek davacının gerekse davalının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca hizmet bedeli 72.000,00 TL + KDV olarak belirlenmiş ve ödemenin 12 eşit taksit halinde yerine getirileceği kararlaştırılmıştır. Ticari defterlerin incelenmesi neticesinde, davalı tarafından 2023 Şubat, 2023 Mart ve 2023 Nisan aylarına ilişkin olarak sözleşmeye uygun olarak 7.080,00 TL bedelli üç adet fatura tanzim edildiği, bu faturaların davacının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu ve yine dosyaya kazandırılan kayıtlara göre faturaların BA formu ile Vergi Müdürlüğü'ne bildirildiği tespit edilmiştir. Davacı tarafça faturaların ticari defterlere kaydedildiği ve BA formuyla vergi dairesine bildirildiği dikkate alındığında, bu durumun hizmetin yapıldığına karine teşkil ettiği, bu nedenle davacının fatura konusu hizmet bedelini ödediğini ispat etmesi gerektiği, ancak davacı tarafça fatura bedellerinin ödendiğinin ispat edilemediği, ayrıca davalının hizmeti yerine getirmediğine ilişkin herhangi bir delil de sunulamadığı, bu bağlamda davacının mevcut dosya kapsamındaki delillere göre davalıya bahsi geçen üç adet faturadan kaynaklı borçlu olduğu kanaatine varılmıştır. Diğer taraftan davalı icra takibiyle bahsi geçen sözleşme kapsamında belirlenen hizmet bedelinden üç fatura harici bakiye kalan tüm bedellerin de tahsilini talep etmiş ve takibi sözleşme bedeli üzerinden başlatmıştır. Ancak taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin 5. maddesinde sözleşmenin bir yıllık süre sonunda yenilenmemesi ve sözleşme süresi içerisinde fesih talebinde bulunulması halinde vadesi gelmemiş tüm alacakların danışmana fatura karşılığı ödeneceğinin belirtildiği, ancak dosya kapsamında sözleşme süresinin dolmadığı ve feshe ilişkin bir belge bulunmadığı dikkate alındığında tüm taksitlerin muaccel hale geleceğinden söz edilemeyeceği, yine taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinde davacıya sözleşme kapsamındaki hizmetlerin sunulabilmesi için davacı tarafça ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerektiği, aksi takdirde danışmanın hizmeti durdurma hakkı olduğuna yer verildiği ancak bu durumda da kalan taksitlerin muaccel olacağına ilişkin hüküm bulunmadığı, bu nedenle Mahkememizce davalının icra takibi itibariyle ancak muaccel hale gelmiş taksitleri talep edebileceğinin değerlendirildiği, nitelikli hesap bilirkişisi tarafından bu tespitler kapsamında yapılan hesaplama neticesinde davalının davacıdan takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacağının icra harç ve masraflarıyla birlikte 69.863,88 TL olarak hesaplandığı, bu miktarın davacının icra dosyasına yaptığı ödemeden mahsubu sonucu davacının davalıdan istirdat talep edebileceği miktarın 35.456,17 TL olacağı, bilirkişi raporunun denetime açık, anlaşılır, gerekçeli olduğu görülmekle, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacının davalı aleyhine açmış olduğu davanın KABULÜ İLE, 35.456,17 TL'nin ödeme tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,2-Alınması gerekli 2.422,01 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan 704,57 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.717,44 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yatırılan 704,57 TL peşin ve ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından yapılan 6.413,25 TL (269,85 TL başvurma harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 105,00 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince ... bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine YAZI YAZILMASINA,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olarak karar verildi. █████/2025...