Mirasçı ortağın güven kaybı ve haklı sebep iddialarıyla şirket ortaklığından çıkarılması ile yüksek pay bedeli ödenmesi talebini içeren ticari şirket davası.
Özet: Davacı, miras yoluyla edindiği %15 şirket hissesine sahip olduğu limited şirketten, ortaklar arası güven ilişkisinin sona ermesi, kendisine yönelik şahsi borç iddiaları ve çalışma koşullarının imkansız hale gelmesi nedeniyle haklı sebeplerle çıkarılmasını ve hisselerinin karşılığının ödenmesini talep etmektedir. Davalı şirket ise, davacının kısa süre önce ortak olduğunu, kötü niyetli davrandığını, şirketin asıl değerini kurucu ortaklarından birinin büyük finansal desteklerinin oluşturduğunu ve bu borçlar düşüldüğünde davacının hisselerinin nominal değerin altında kalacağını ileri sürerek davanın reddini savunmaktadır; bu kapsamda bir bilirkişi raporuyla şirketin marka değeri hesaplanmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2025
DAVA
:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu █████/2021 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; Davacının babası ---------- davalı şirketin ortaklarından olup, 16.12.2020 tarihinde vefat etmesi akabinde, ------------ Noterliğinin 30.06.2021 tarih, ----------- sayı ile tasdikli 21.06.2021 tarihli | sayılı genel kurul kararı uyarınca davalı şirketin ortağı olduğunu, davacının şirketin 150 payına yani %15 hissesine sahip olduğunu, şirkete ait imalathane ve arsanın -----------, Geliştirme alanında iyi bir lokasyonda olduğunu ve arsa değerinin 50.000.000,00TL — 99.000.000,00TL arasında olduğunu, şirketin cirosunun da oldukça yüksek olduğunu, şirket ortaklarından ----------- şirketin ve davacının murisi --------- kendisine şahsi borcu olduğu iddiasıyla davacıya sürekli ihtarnameler gönderdiğini, ortaklar arasında güven ilişkisinin sona erdiğini, bir ortağın davranışlarının karşılıklı güveni ortadan kaldıracak nitelikte olması halinde ortağın iyiniyet kurallarına göre ortaklıktan çıkartılmasına karar verilmesi gerektiğini, 6102 sayılı TTK'nın 245 maddesinde sayılan “ortağın, uğradığı sürekli bir hastalık veya diğer bir sebepten dolayı, üstüne aldığı şirketin işlerini yapmak için gerekli olan yeteneği ve ehliyetini kaybetmesi” haklı sebep olarak nitelendirildiğini, davacının 06.04.2016 tarihinde çalıştığı iş yerinde iş kazası geçirdiğini, davacı ile saygı ve nezaket çerçevesinde iletişime geçmeyen, görüşmede bulunmayan, davacının iyi niyetli yaklaşımlarına kapalı olan şirket ortakları ile limited şirket ortaklığını yürütme imkan ve ihtimalinin bulunmadığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şirket hissesi karşılığı olarak 15.000TL pay bedelinin karşılığı olarak şirketteki hissesinin bedelinin ödenmesi suretiyle haklı sebeplerle davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı Vekili 25.01.2022 Tarihli Cevap Dilekçesinde Özetle; Davalı şirketin ----------, ----------, ----------- ve ------------ tarafından kurulduğunu, şirketin kurulduğunda 100.000TL sermaye ile kurulduğunu, şirketin kurucu ortaklarından ------------ şirketin kuruluşunda 40.000TL sermaye payı yatırdığını, bugüne kadar bir ortak dışındaki diğer ortakların hiçbir şekilde şirkete para yatırmadığını, sermayeye katkıda bulunmadığını, 100.000TL sermaye ile kurulmuş bir şirketin nasıl olur da davacının dava dilekçesinde belirttiği arsaya kurucularından tek bir kuruş dahi katılım payı, avans vs. her ne nam altında olursa olsun istememiş bir şirketin bu şuanki konumuna nasıl gelebildiği sorusunun davacı tarafından hiç sorulmadığını, düşük sermaye ile kurulan bu şirketin kurucu ortaklarından ------------ tarafından finansa edildiğini, şirketin sahip olduğu tüm mal varlığı, tüm makine ve teçhizat, tüm personel giderleri vs. giderlerin tek bir ortak tarafından finanse edildiğini, bu ortağın şirkete verdiği borçlar sayesinde şirketin bugünlere geldiğini, bilirkişi incelemesi ile de açıkça anlaşılacağı üzere ---------- şirketten işlemiş ve işleyecek faizler dışında 338.619,31 Amerikan Doları, 4.504.159,87 Euro ve 82.750 TL alacağı bulunduğunu, davacının veraseten bu şirketin ortağı olması sonrasında, şirketin faaliyetlerini, konumunu, çalışmasını vs. gördükten sonra muhtemelen bir servete konduğunu düşünmüş olabileceğini, nitekim bu hisseleri aldıktan sonra defalarca şirket yetkililerini, diğer ortakları ve şirket müdürlerini arayarak, çok yüksek bedeller talep ettiğini, kısaca davacı tarafın vefat eden babasının bu şirkette kurucu ortak sıfatı taşıdığını, ancak şirkete sadece kurulması aşamasında bir sermaye payı ödediğini ve şirketin bugünkü durumuna gelmesi için şirkette hiçbir sermaye artırımı yapılmadığını, davacının şirket ortağı olarak şirket kayıtlarına kaydedilmesinden bu yana sadece 4 ay geçtiğini, davacının bu kadar kısa bir sürede bu davayı açmasının tek başına davacının kötü niyetini ve iddialarındaki samimiyetsizliği gösterdiğini, davacının hiçbir haklı gerekçesinin olmadığını, davacının bu davayı açtığı güne dek şirkete hitaben hiçbir talebi, hiçbir iddiası, hiçbir isteği, hiçbir ihtarı olmadığını, şirket ortaklarından ----------- davacı şahıstan şirket ile hiçbir ilgisi olmayan bir alacağını talep etmesinin hiçbir şekilde haklı sebep yaratmayacağını, davacının ayrılma hakkının kabulü varsayımında ilgili şirket hesapları incelendiğinde görüleceği üzere, davacı taraf lehine belirlenebilecek bir ayrılma akçesi değerinin mevcut olmadığını, şirketin hisselerinin nominal değeri olan 15.000TL'nin de altında olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
25.06.2024 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda Özetle: Davalı şirketin sahibi olduğu markanın değerinin 4.200.420,02 TL olarak hesaplandığı, 2. Marka değeri ile birlikte şirketin değerinin 13.117.139.58 TL olduğu, davacıya ait 150 hissenin değerinin takdiri Sayın Mahkemenizn olmak üzere 1.967.571.- TL olacağı, görüş ve kanaatine varılmıştır.
25.11.2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Davacının 150 pay karşılığı 15.000.- TL sermaye payı ile davalı şirket ortağı olduğu, Davalı şirket ortakları arasında karşılıklı güver ilişkisinin kalmamasının TTK m.638 anlamında haklı sebep olarak değerlendirilebileceği ve bu sebeple TTK m.638 uyarınca davacı ortağın haklı sebeple şirketten çıkma talebinin şartlarının oluştuğu, Şirketteki hisse bedelinin tespiti için şirket aktifine kayıtlı taşınmazlarının, makine, demirbaş, taşıtlar, maddi olmayan hakların ve iştiraklerin kıymet takdirlerinin yapılması gerekeceği, görüş ve kanaatine varılmıştır.30.09.2023 Tarihli Bilirkişi Heyet Ek Raporunda Özetle: Davacının 150 pay karşılığı 15.000.- TL sermaye payı ile davalı şirket ortağı olduğu, Şirketin rayiç bilançosuna göre özkaynaklarının 8.916.719,56 TL, bir hisse değerinin 8.916.71 TL olduğu, Davacı ---------- şirkette 150 hissesi bulunduğu ve hisselerinin toplam değerinin 507.93 TL olduğu, Sadece diğer ortağın alacak talebinde bulunmasının TTK m.638 uyarınca haklı sebep olarak değerlendirilemeyeceği bu sebeple TTK m.638 uyarınca ortaklıktan çıkma bakımından haklı sebebin oluşmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır. 17.12.2024 Tarihli Islah Dilekçesinde Özetle; Dava başında 15.000TL olarak istenilen davalı şirket ortaklığındaki hissenin bedelinin 1.952.571 TL artırarak 1.967.571 TL alacağımızın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalı tarafın, tahsiline yargılama gideri ve ücreti vekaletin, davalı tarafa tahmiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
:Dava, Limited şirkette ortaklıktan çıkma ve çıkma payı alacağı istemine ilişkindir.TTK’nın 638/2. maddesine göre "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.” Anılan düzenlemede “haklı sebeplerin” neler olduğu belirtilmemiştir. Bu nedenle çıkma isteğinde bulunan ortağın öne sürdüğü sebeplerin gerçekten var olup olmadığını yahut haklı olup olmadığını mahkeme değerlendirecektir. Bu durumda şirketlerin kuruluş gayesi dikkate alınarak; aynı amaç için birlikte sermaye koyup emek vererek çalışma, dayanışma ve karşılıklı güven ortamının sağlanması gayelerine aykırı düşen; şirketin çalışmasını, devamını, ortaklarına kazanç sağlamasını ve kuruluş amacının gerçekleşmesini imkansız hale getiren davranışların haklı neden olarak kabulü gerekmektedir. Kuşkusuz haklı nedenler sınırlı olmayıp, iddia edilen eylemlerin haklı neden oluşturup oluşturmadığı her somut olayın özelliğine ve koşullarına göre değerlendirilmelidir.Somut olayda davacı taraf çıkma talebine gerekçe olarak; ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmadığını, davacının 06.04.2016 tarihinde çalıştığı iş yerinde iş kazası geçirdiğini, davacı ile saygı ve nezaket çerçevesinde iletişime geçmeyen, görüşmede bulunmayan, davacının iyi niyetli yaklaşımlarına kapalı olan şirket ortakları ile limited şirket ortaklığını yürütme imkân ve ihtimalinin bulunmadığını beyan etmektedir.
TTK m.638, gerekçesinde de ifade edildiği gibi, şirket ortağını ortak olmaya yönelten şartlar ortadan kalktığında şirkette kalmaya mahküm olmamasını amaçlamaktadır. Somut olayda dosyada bulunan tarafların birbirlerine gönderdikleri İhtarnameler incelendiğinde, davacı tarafın şirket ortağı olmasının temelinde yatan güven ilişkisinin ortadan kalktığı anlaşılmaktadır. Şirket içi güven ilişkisinin ortadan kalktığı ve şirket ortağının ortak olmaktan kaynaklı beklentilerinin kalmadığı şartlarda ortaklık ilişkisinin sonlandırılması tek çare olarak kalmaktadır. Davalı şirket ortakları arasında karşılıklı güven ilişkisinin kalmamasının TTK m.638 anlamında haklı sebep olarak değerlendirilebileceği ve bu sebeple TTK m.638 uyarınca davacı ortağın haklı sebeple şirketten çıkma talebinin şartlarının oluştuğu kanaatine varılmaktadır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarından ilk raporda davacının şirketten çıkma isteğinin haklı nedene dayandığı belirtilmiş olmasına rağmen her ne kadar █████/2023 tarihli raporda haklı sebebin bulunmadığı belirtilmiş ise de mahkememizce bu görüşe iştirak edilmemektedir Zira ortaklar arasında güven ilişkisinin zedelendiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, şirket ortaklarının bir araya gelip ortak hareket etmemeleri, dolayısıyla ortaklık sıfatının kazanılması anında geçerli olan şahsî ve maddî şartların (ortaklar arası ticari hayatın gerektirdiği güven ilişkisinin varlığı ve kâr-kazanç elde etme gibi) ortadan kalkması, bunun sonucu olarak davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenmeyecek hale gelmiş olması, başka bir deyişle ortaklık ilişkisinin çekilmez hale gelmesi nedeniyle tarafların birlikte şirket faaliyeti yürütmelerinin beklenemeyeceği gözetildiğinde dava yönünden davacının TTK 638/2 maddesinde düzenlenen ortaklıktan haklı sebeple çıkma hakkının bulunduğu anlaşılmakla mahkememizce davacının davalı şirketten çıkmasına karar vermek gerekmiştir.TTK 641.maddede ortağın şirketten ayrılması halinde esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkına haiz olduğu düzenlenmiş olup Kanunun gerekçesinde gerçek değerin en azından bilanço değerini ifade ettiği belirtilmiştir.Bunun yanı sıra ortağın çıkarılma isteminin haklı sebebe dayandığı anlaşılır ise, mahkemece Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre ortaklıktan çıkarılmasına karar verilen ortağın ayrılma payının karar tarihine en yakın tarihteki şirket mal varlığının gerçek değerinin belirlenmesine göre hesaplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Ayrılma payı hesaplanırken payın gerçek değeri esas alınır (6102 sayılı TTK’nın 636/3 ve 641/1. maddeleri). Ayrılma payının gerçek değer üzerinden belirlenmesi limited ortaklıklarda geçerli eşit işlem ilkesinin özel bir uygulaması niteliğindedir.
TTK'nın 641/1. maddesine göre ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir. Çıkma payı bir nevi tasfiye payıdır. Yani çıkan ortak için tasfiye payının yerine geçmektedir. Bu nedenle bu hak, farazi tasfiye payı olarak ifade edilmektedir. Çıkma ile ortaklık, sadece çıkan ortak için sona erdiğinden, ona düşen payın verilmesi amaçlanmaktadır, zira diğer ortaklar için ortaklık ilişkisi devam etmektedir. Bu bağlamda ayrılma payını, ortaklıktan ayrılan ortağa esas sermaye payını ve bu payın ona sağladığı ortak sıfatını kaybetmesine karşılık kendisine ödenmesi gereken değer olarak kabul etmek gerekir . Mahkememiz dosyasına sunulan bilirkişi heyetinin son raporunda davalı şirketin sahip olduğu marka değerinin 4.200.420,02 TL olduğu, marka değeri ile birlikte şirketin değerinin 13.117.139,58 TL olduğu ve davacının hisse değerinin ise 1.967.571,00 TL olarak tespit edildiği belirtilmekle davacının hüküm tarihine en yakın şirketteki hisse değerinin 1.967.571,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; yukarıda belirtilen nedenlerle davacının davasını ispatladığı kanaatine varılmakla açılan davanın kabulü ile davacının davalı şirket ortaklığından çıkma isteminin kabulü ile,---------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün -----------sicil numarasında kayıtlı davalı --------- ŞİRKETİ isimli şirket ortaklığından 6102 sayılı TTK'nın 638/2. Maddesi uyarınca ÇIKMASINA, ayrıca davacının çıkma payı alacağı isteminin kabulü ile 1.967.571,00 TL çıkma payı alacağının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın KABULÜ ile;
a-Davacının davalı şirket ortaklığından çıkma isteminin kabulü ile, davacının ----------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ----------- sicil numarasında kayıtlı davalı ---------- ŞİRKETİ isimli şirket ortaklığından 6102 sayılı TTK'nın 638/2. Maddesi uyarınca ÇIKMASINA,
b-Davacının çıkma payı alacağı isteminin KABULÜ ile; 1.967.571,00 TL çıkma payı alacağının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Harçlar kanuna göre alınması gerekli 134.404,77 TL harcın davacı tarafça peşin ve ıslah olmak üzere toplam 33.253,3‬ TL harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 101.151,47‬ TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça dosyada sarf edilen 59,30 TL peşin harç , 33.194,00 TL ıslah harcı, 571,90 TL keşif harcı, 59,30 TL başvurma harcı, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 275,85 TL posta tebligat masrafı olmak üzere toplam 46.160,35‬ TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-AAÜT uyarınca davacı lehine takdir olunan 276.432,81 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!