Banka lehine verilen ipoteğin muvazaa iddialarıyla iptali ve borçtan sorumluluğun tespiti davasının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı şirket, üçüncü bir borçlu şirket adına davalı bankaya verilen ipoteğin, davalılar arasındaki muvazaa ve hatalı bilgilendirme nedeniyle geçersiz olduğunu, kendisinin borçlu olmadığını ileri sürerek borçluluk tespiti ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibi sonucu oluşan sıra cetvelinin iptalini talep etmiş; davalı banka ise ipoteğin resmi senetle kurulduğunu, geçerli olduğunu ve davacının borçlu sıfatıyla sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiş; ilk derece mahkemesi ise ipoteğin resmi belge niteliğini ve asıl borcun diğer şirkete ait olduğunu göz önünde bulundurarak davacının taleplerine ilişkin bir karar vermiştir.

T.C.
İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 12.05.2022NUMARASI
: ███████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İpotek - TespitKARAR TARİHİ
: 13.03.2025KARAR YAZIM TARİHİ
: 13.03.2025İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.05.2022 tarih ███████ Esas ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili , dava şirket tarafından, davalı borçlu şirket lehine ipotek verildiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip neticeside diğer davalı banka tarafında taşınmaz borca mahsuben satın alındığını, 1.000.000,00-TL ipotek bedelli taşınmazın 350.000,00-TL'ye davalı bankaya ihale olunduğunu, takibin dayanağı olan ipotek işleminin davalıların muvazaası nedeniyle gerçekleşmiş olduğunu, davacının böyle bir ipotekten doğan borcunun bulunmadığını, davacıya ipotek işleminden önce borçlu davalının kredileri, cari durumu ve riski ile ilgili hatalı bilgi verildiğini, ipotek verildikten sonra borçlunun kredilerinin yapılandırılacağının belirtildiğini, buna rağmen ipotek tesisinden sonra kredi yapılandırmasının yapılmadığını, ipotek işleminin davalı Banka'nın teminatını kuvvetlendirmek amacı ile yapıldığını, kredi ve ipoteğin muvaazalı davacının borçtan sorumlu olmadığını, belirterek; davacının ipotek borçlu olmadığının tespiti ile sıra cetveli anlamında karar tensip tutanağının iptal edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.CEVAP
: Davalı ...bank A.Ş vekili, diğer davalı şirketin davalı banka nezdindeki risklerini teminen davacı şirket tarafından maliki olduğu taşınmaz üzerine 1.Derecede 1.000.000,00-TL bedelli diğer davalının banka nezdindeki asaleten ve kefaleten tüm risklerini kapsar şekilde banka lehine ipotek tesis ettirdiğini, diğer davalı şirketin müvekkili bankaya olan borçlarını ödememesi sebebiyle hesaplarının kat edildiğini, ipotekli taşınmazın maliki olarak da davacı şirkete ihtarname keşide edildiğini, hesap kat ihtarnamelerine rağmen herhangi bir ödeme yapmayan davacı ve diğer davalı şirket aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, davacı şirketin de bu takipten ve borçtan ipotekli taşınmaz maliki olarak sorumlu olduğunu, icra dosyasından yapılan ihalede ipotekli taşınmazın alacağa mahsuben banka adına 350.000,00-TL bedelle alındığını, davacının aktif husumet ehliyetinin ve dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, sıra cetveline itirazın ancak diğer alacaklılar tarafından yapılabileceğini, borçlunun sıra cetveline itiraz hakkı bulunmadığını, davacının icra takibinde ipotek veren sıfatıyla borçlu olduğunu, muvazaalı alacak sebebiyle sıra cetveline itiraz davalarında 6100 sayılı kanun yürülüğe girdikten sonra görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, davacı borçlunun kredinin teminatında yer alan ipoteği de kendi rızasıyla diğer davalı şirket lehine tesis ettirdiğini, ipotek resmi senedinin resmi belge olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, İzmir 2. İcra Müdürlüğünün ██████████ sayılı takip dosyasının davacı şirketin maliki olduğu ... ... ... Mahallesi ... ada ... parselde kayıtlı zemin kat B blok 21 no.lu bağımsız bölüm üzerinde 1.derece 1.000.000-TL bedelli ipotek nedeniyle 378.206,66-TL takip çıkış miktarı üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatıldığı, takip dayanağının █████/2018 tarihli 12648 yevmiye no.lu ipoteğe ilişkin resmi senet olduğu ve taşınmazın davacı şirket tarafından davalı banka ile diğer davalı ... Ltd. Şti lehine kullandırılmış ve kullandırılacak dövize endeksli krediler de dahil gerek asaleten ve gerekse kefaleten açılmış ve açılacak her nevi kredilerden doğan borçları teminen 1.dereceden 1.000.000-TL için fekki banka tarafından bildirilinceye kadar ipotek edildiği, resmi senet olan ipotek belgesinin aksinin resmi nitelikteki delillerle ispatlanabileceği, davacının resmi senedin tarafı olduğu bu nedenle muvazaa iddialarının tanık ile ispatlanamayacağı, davalı bankanın İzmir 2. İcra Müdürlüğünün ██████████ sayılı dosyasındaki taleple bağlı kalınarak takip tarihi itibariyle 378.206,66-TL nakit alacak ve 2.030-TL çek depo tutarı alacağının ve davalı ... Limited Şirketinin tespit edilen alacaktan asıl borçlu sıfatıyla sorumlu olduğu, davacı şirketin maliki olduğu ... ... ... Mahallesi ... ada ... parselde kayıtlı 21 no.lu taşınmazının davalı asıl borçlu ... Ticaret Ltd. Şti'nin doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak davalı bankaya ipotek edildiği, davacı tarafın ipotek borçlusu sıfatıyla borçtan sorumlu olduğu bu nedenle davanın sübut bulmadığı, belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, davacı şirket tarafından davalı borçlu şirket lehine verilen ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçen diğer davalı bankanın davacıya ait taşınmazı satışa çıkararak ihalede kendisnin aldığını, 1.000.000,00-TL ipotek bedelli taşınmazın 350.000,00-TL'ye ihale edidliğini, dosya borcunun 533.542,65.-TL olduğunu hesaplayan ve ipotekli satış bedelinin borcu karşılamaması sebebi ile sıra cetveli düzenlenmesine gerek görülmediğini, potekle temin edildiği tespit edilen kredilerin yakın izlemede/idari takipte olup olmadığı bankanın asıl borçluya ihtarname, ihbarname veya herhangi bir uyarı yazısı gönderip göndermediği şubenin asıl borçludan teminatsız alacağı ile ilgili genel müdürlük birimleriyle yazışmaları ve borçluyla yazışmaları da banka kayıtları olup mahkemece getirtilip bu kayıtların da delil olarak tetkik edilmediğini, davalı kredi alacaklısı banka ve diğer davalı kredi asıl borçlusunun bildiği davacının fakat bilemeyeceği teminatsız ve batık pek çok kredinin teminatı olarak ipotek alındığını, ipoteğin teminat olarak alındığı genel kredi sözleşmesine bağlı kredilerin neler olduğuna, hangi tarihlerde ne kadar teminat karşılığında verildiği, usule uygun kullandırılıp kullandırılmadığına bakıldığında, davalı bankanın kredi kullandırmada usulsüzlüğü, kusuru ve müvekkilden teminat alırken hesabın kat edilmek üzere hazırlanmış olduğunu, davacının yanlış bilgi verilerek ticari bir aldatmaca ile teminat alındığını, tüm krediler, teminatsız olduğu halde yüksek faizle banka tarafından ısrarla kullandırılmaya devam ed,ildiğini, davacıdan son anda alınan ipotekle teminata kavuşturularak acilen ipotek takibine geçildiğni, bankanın pek çok ticari kredileri art arda ısrarla ödenemeyecek yüksek meblağ ve taksitlerde yüksek faiz oranlarından teminatsız olarak kullandırmasını ticari yasa ve teamüllere aykırı olduğunu, kredi kullandırımındaki yasaya aykırı ve usulsüz işlemler nedeniyle davacının zarar gördüğünü, eksik inceleme yapıldığını, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, genel kredi sözleşmesine konu burcun temini için davacı tarafından verilen ipoteğin muvazaalı olduğu iddiası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip kapsamında borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.2. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davalının ipotekli taşınmaz maliki sıfatı ile borçtan sorumlu olmasına, bankanın genel kredi sözleşmesine dayalı takibe konu alacağının sözleşme ve ilgili kanun hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, tespit edilen borcunun ödendiğini gösteren her hangi bir delil sunulmamasına, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemiş olmasına, taksitler halinde ödenmesi kararlaştırılan borca ilişkin taksitlerin ödenmemesi halinde taraflar arasındaki sözleşmeye göre geriye kalan tüm borcun muacceliyet kazanması mümkün olduğundan bakiye kredi borcunun tamamı için hesabın kat edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamasına, davacının tarafı olduğu resmi senede dayalı muvazaa iddiasının ispatlanamamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.