İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir trafik kazasında yaralanan davacının maddi tazminat talebi üzerine, ilk derece mahkemesi davalı sürücüyü tam kusurlu bularak davacının geçici ve kalıcı iş gücü kaybı zararlarını kısmen kabul etmiş, tedavi ve bakıcı gideri taleplerini reddetmiş, manevi tazminat talebinden ise davacının sigorta şirketiyle anlaşma sonrası feragat etmesi üzerine bu konuyu işlememiş ve kararı davalıların sorumluluğu ve hesaplama yöntemleri başta olmak üzere çeşitli gerekçelerle istinaf etmesiyle temyiz süreci devam eden bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır.

T.C.

İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 26.05.2022
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: 13.03.2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: 13.03.2025
İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.05.2022 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ... Şirketi, ... Sigorta A.Ş. ve ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, davalıların sürücüsü, işleteni, ZMM ve Kasko sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını, olay nedeni ile davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, kusurun karşı tarafta olduğunu, davalıların oluşan zararı karşılaması gerektiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası şeklinde 500,00-TL sürekli 500.00-TL geçici iş gücü tazminatı ile 500,00-TL tedavi gideri 500,00-TL bakıcı ücreti olmak üzere toplam 2.000,00-TL maddi 40.000,00-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı ... vekili, kaza tutanağındaki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, kusur ve zararın tespit edilmesi gerektiğini, sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığını, ZMMS yi aşan kısım yönünden ... Sigorta AŞ nezdinde kasko sigortası yapıldığını, manevi tazminat talebinin ... Sigorta A.Ş den talep edilmesi gerektiğini, yasal faizin üstünde faiz talep edilemeyeceğini, belirterek: davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili, belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kaza yapan aracın davalı nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi giderin poliçe kapsamı dışında kaldığını, kusur ve zararın tespit edilmesi gerektiğini, davalının temerrüte düşürülmediği, faiz talep edilemeyeceğini, belirterek: davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, meydana gelen kazada davacının tedbirsiz davrandığını, tazminat koşullarının oluşmadığını, kaza yapan aracın ... sigorta A.Ş ne ZMMS ile ... sigorta A.Ş ne kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, tazminat talebinin çok yüksek olduğunu, dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini, belirterek: davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili, kaza yapan aracın davalı nezdinde genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalının sorumluluğun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderlerinden davalı şirketinin sorumlu olmadığını, davalının temerrüte düşürülmediği, faiz talep edilemeyeceğini, belirterek: davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki davalı ... Sigorta A.Ş ne ZMMS ile ... Sigorta A.Ş ne birleşik kasko poliçesi ile sigortalı olan aracın davacı yayaya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, yargılama aşamasında davacı vekili manevi tazminat yönünden davalı ... Sigorta AŞ ile anlaşmalrı üzerine davacının manevi tazminat davasında feragat ettiği, meydana gelen kazada davalı sürücü ...'in tam kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı, olay nedeniyle davacının 4352,73-TL geçici 184.522,70-TL kalıcı iş gücü zararının olduğu, tedavi giderleri talebinin ve bakıcı gider talebinin sübut bulmadığı, mevcut zarardan davalı sürücü ..., araç maliki davalı ZMB Gıda ve ZMM sigortacısı davalı ... Sigorta A.Ş'nin birlikte sorumlu oldukları davalı işleten ile sürücünün için kaza tarihi olan █████/2018 davalı ... Sigorta AŞ. İçin ise temerrüt tarihi olan █████/2019 tarihiden fazi yürütlmesi gerektiği, manevi tazminat yönünden davadan feragat edildiği, manevi tazminat yönünden tarafların leh ve aleyhine yargılama gideri vekalet ücreti talebi bulunmadığı, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar ... Şirketi, ... Sigorta A.Ş. ve ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili, davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmesi gerektiğini, raporun hükme esas alınamayacağını, tazminat hesabınınn TRH-2010 Hayat Tablosu ve Progressif Rant yöntemine göre yapıldığını, hesaplamada %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerekltiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamı dışında kaldığını, geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi ve bakıcı giderleri trafik sigortası genel şartları ve karayolları trafik kanunu gereği trafik poliçesi teminatı kapsamı dışında olup SGK tarafından ödenmesi gerektiğini, davalının temerrüte düşürürlmediğini, davalı şirket aleyhine faize hükmedilecekse ATK maluliyet raporu tarihi olan █████/2020
tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili, maluliyet oranı yüksek tespit edildiği, raporun gerçeği yansıtmadığını, rapora yönelik itirazın dikkate alınmadığını, kusur tespitinin yerinde olmadığını, raporda kaza yerinin krokisi çizilmediğini, kazanın oluş şeklinin bu kroki üzerinde tartışılmadığını, bilirkişi raporu eksik incelemeye dayalı, hatalı olduğunu, yeniden rapor alınması gerektiğini, tazminat hesaplamasının yerinde olmadığını, davacı emekli ev hanımı olup bilirkişi raporunda bu husus tespit edilmesine rağmen aldığı emekli maaşı belirlenmeden asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığını, kazadan sonra davacının herhangi bir kurumdan ya da SGK dan tazminat veya geçici iş görmezlik ödeneği alıp almadığı hususu da araştırılmadığını, tazminat hesaplamalarında davalının aleyhine olan hesaplama yöntemlerini ile yaşam tablosu uygulamaların kullanıldığını, ZMMS sigortası teminatlarını aşan zarar talepleri yönünden dava dilekçesinde belirtildiği üzere ... Sigorta A.Ş şirketine kasko sigortası yaptırıldığını, değer artırım dilekçesinden sonra tekrar rapor alınması ve yeni bir hesaplama yapılması ve artan miktara göre ıslah dilekçesi verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücreti hesaplamaları faiz başlangıç tarihinin yanlış belirlendiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili, kusur bilirkişi raporunda kaza yeri tanımı yapılırken ... durakları karşısında yaya geçidi bulunmadığı hususunun hiçbir şekilde irdelenmediğini, davacının geçit olmayan, ışık ya da polis de bulunmayan bir mahalde trafik kurallarına aykırı olarak dikkatsiz ve tedbirsiz olarak karşıdan karşıya geçmeye çalışarak kazaya sebebiyet verdiğini, sağlık kurulu raporunun gereçeği yansıtmadığını, bu kurul raporuna dayanılarak verilen tazminat hesaplamalarını içeren bilirkişi heyet raporu hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, TRH 2010 yaşam tablosuna dayalı hesaplamanın yargıtay içtihatlarına da aykırı olduğunu, yeniden maluliyet ve hesap raporu alınması gerektiğini, , değer artırım dilekçesinden sonra tekrar rapor alınması ve yeni bir hesaplama yapılması ve artan miktara göre ıslah dilekçesi verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS kapsamında trafik kazası nedeni ile davacıların maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve ███████-142 E. - ████████ K., 17. HD' nın █████/2013 tarih ve █████████ E. - █████████ K.) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının gereği manevi tazminat poliçe kapsamı dışında olduğundan davalı sigorta şirketinin manevi tazminat talebi yönünden her hangi bir sorumluluğu söz konusu değildir. Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 90. maddeleri ile Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre poliçe kapsamında ihtiyari mali mesuliyet klozu ile teminat altına alınmış olması nedeniyle trafik kazası nedeni ile davacıların oluşan manevi zararından davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumludur.
3. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere işletenin sorumluluğunu zorunlu mali mesuliyet trafik sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmının poliçede yazılı hadlere kadar teminat altına alan sigorta türüdür. Zorunlu mali trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından sıralı bir sorumluluk benimsenmiştir. ( Yargıtay 17. HD'nin 08.12.2020 tarih ve █████████ E. - █████████ K.).Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk değil, sıralı bir sorumluluk öngörmüştür. ( Yargıtay 17. HD'nin 08.12.2020 tarih ve █████████ E. - █████████ K. ) Bu nedenle, aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının, olay tarihi itibariyle aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısının limitini aşan kısımdan ve temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak sorumlu olacağı açıktır.
4. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvurunun yapılmış olmasına ve savunulan belgedeki eksikliğin tamamlanabilecek olmasına göre eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının usule uygun olmadığı açıktır. (Yargıtay 4. HD'nın █████/2022 tarih ve ██████████ E. - █████████ K.)
5. Davalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzeder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, kaza tespit tutanağı ile uyumlu bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, sigortalı araç sürücüsü davalının asli ve tam kusurlu, davacı yayanın ise kusursuz olduğunun tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
6. Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde ███████ E-███████ K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği, zarar görenin tedavisinin devam ettiği döneme ilişkin geçici bakıcı gideri zararının, geçici işgöremezlik zararının ve tedavi giderlerinin sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98.maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. Dolayısıyla, trafik kazasından kaynaklı geçici işgöremezlik tazminatı ile belgesiz tedavi ve tedavi amaçlı yol giderleri bakımından ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam etmektedir. ( Yargıtay 4. HD'nin 10.03.2022 tarih ve ██████████ E. - █████████ K. ve 24.03.2022 tarih ve ██████████ E. - █████████ K.)
7. Tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve █████████ E - █████████ K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/ 6173 E. - 2021/ 3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. ( Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve █████████ E. - ██████████ K. )
8. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden █████/2015 ile █████/2019 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Yargıtay 4.HD'nın █████/2022 tarih ve ██████████ E. █████████ K.) Dosyaya kazandırılan 16.12.2020 tarihli maluliyet raporunda kaza tarihi ( 05.06.2018 ) itibariyle yürürlükte bulunan anılan yönetmelik hükümlerine göre maluliyet değerlendirmesi yapılmadığının anlaşılması karşısında, söz konusu rapor maluliyet oranı tespitine elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.
9. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının mevcut yaralanması nedeni ile iş göremezlik oranının ve geçici iş göremezlik süresi konusunda önceki raporu düzenleyen E.Ü. Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu'ndan kurul halinde düzenlenecek açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli ek maluliyet raporu dosyaya kazandırılıp, dosyanın yeniden aktüer bilirkişiye tevdi ile (kararın davacı tarafından istinaf edilmemiş olması gözetilerek kaldırma öncesindeki hükme esas alınan aktüer rapor tarihindeki veriler esas alınarak) tarafların iddia ve savunmaları, varsa ceza dava dosyası içeriği, hasar dosyası, kaza tespit tutanakları, yaralanan kişinin aylık geliri, maluliyet raporu, benimsen kusur durumu ve tarafların kazanılmış hakları dikkate alınarak TRH 2010 yaşam tablosu ve ( progresiv rant usulü ) % 10 artırm % 10 iskonto edilmesi yöntemi esaslınmak suretiyle davacının hak kazanacağı tazminatı gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak varsa rapora yönelik itirazlar da giderilip, İMM sigortacısı davacının maddi tazminat istemi yönünden ancak olay tarihi itibariyle aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısının limitini aşan kısımdan ve temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak sorumlu olacağı değerlendirilerek, müşterek müteselsil sorumluluk ilkesine uygun düşecek şekilde oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar gözetilerek infazda tereddüte neden olmayacak şekilde sigorta şirketinin sorumlu olduğu poliçe limiti belirtilerek davacının tazminat talepleri hakkında karar verilmesi, gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalılar ... Şirketi, ... Sigorta A.Ş. ve ...'in istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN AYRI AYRI KABULÜNE,
2-İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.05.2022 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!