İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin trafik kazası sonucu oluşan maddi hasar ve değer kaybı tazminatına ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortası istinaf incelemesi kararı.
Özet: Bir trafik kazası sonucu oluşan araç hasarı ve değer kaybı tazminatı davasında, ilk derece mahkemesi davalı sigorta şirketinin poliçelisi sürücüyü kusurlu bularak davacının araçtaki eksik ödenen hasar tazminatı talebini kısmen kabul etmiş, davalı sigorta şirketi ise çoklu kazaya karışan diğer araçlara yapılan ödemelerle birlikte poliçe teminat limitinin aşıldığını, zaten yapmış olduğu ödemeleri ve hasar tespit yöntemini ileri sürerek karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.

İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ E. ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: 13.03.2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: 13.03.2025
İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.05.2022 tarih ████████ E. ████████ K sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, davalının ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde araçta maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, davalının oluşan zararından sorumlu olduğunu, davalı tarafından yapılan ödemenin zararı karşılmadığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 50,00-TL hasar ve 50,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 100,00-TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında hasar yönünden tazminat talebini 22.972,44-TL olarak artırmıştır.
CEVAP
: Davalı vekili, davanın arabuluculuğa tabi olduğunu, kazaya karışan aracın davalı nezdinde ZMMS trafik sigortası ile sigortalı olduğunu, davalının sigortalı sürücünün kusuru oranında poliçe limiti kadar sorumlu olacağını, kuzur ve zararın tespit edilmesi gerektiğini, sigortalı sürücünün kazada kusursuz olduğunu, hasar için 16.250,00-TL, değer kaybı için 2.000,00-TL ödeme yapılmak suretiyle davalının üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olayın oluşumunda davalı nezdinde sigortalı ... plakalı ara. sürücüsünün etken olduğu, davacının maliki olduğu ... plaka sayılı aracı kullanan dava dışı sürücü ile diğer dava dışı araç sürücülerin kazaya etken bir davranışının bulunmadığı, ... plaka sayılı araç için sigorta şirketinin eksik ödenen hasar bedeli için sigorta şirketinin KDV dahil 22.972,44-TL daha ilave hasar ödemesi yapması gerektiği, sigortalı araç sürücüsünün ihlal içerikli fiili ile araçta meydana gelen zarar arasında illiyet bağının bulunduğu, davalı sigorta şirketinin zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu, ilk eksik ödeme ile birlikte bakiye tazminat miktarı için davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü, sigorta şirketinin yaptığı 2.000,00 TL tutarında değer kaybı ödemesi ile davacının talep ettiği bedelin karşılanmış olduğu, belirterek; davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı vekili, davaya konu aracın karışmış olduğu kaza çoklu kaza olduğunu, poliçe teminat bedeli olan 86.000,00-TL'yi aşacak şekilde hüküm kurulduğunu, davacı tarafa ait araç nezdinde oluşan hasarın ihbar edilmesi akabinde sigorta şirketi nezdinde atanan eksper tarafından evraklar üzerinden yapılan inceleme neticesinde tespit edilen 2.000,00-TL değer kaybı bedeli 16.520,00-TL hasar tazminatı ödendiğini, sigorta şirketi tarafından kazaya karışan diğer araçlara ise ayrı hasar dosyaları açıldığını, her bir araç için başvuru sahiplerine teminat limiti dahilinde ödeme yapıldığını, yapılan ödemeler tenzil edildiğinde sigorta şirketinin bakiye azami sorumluluğu 2.257,58-TL olduğunu, ödeme def’i yargılamanın her aşamasındaileri sürülebilecek bir def’i olduğunu, poliçe teminat limiti kamu düzeninden olup, mahkemece resen dikkate alınması gerektiğini,, uyuşmazlık konusu araçta oluşan hasarın onarımı aşamasında başvuran tarafın bilgisi ve onayı dâhilinde onarım teklifi sunulduğunu, teklifin onarımı yapan servis tarafından kabul edildiğinden bilirkişi raporunda tespit edilen bakiye hasar bedelinin hükme esas alınmaması gerektiğini, davacı tarafından araç tamiri için tarafına ödenenden daha fazla bir ödeme yapıldığı da somut delillerle ortaya konulmadığını, davacı, orijinal parça ile eşdeğer parça arasındaki fark kadar zararı olduğunu ifade etmekteyse dava konusu araçta oluşan hasar bedelinin sigorta şirketi tarafının onarım suretiyle karşılandığını, belirterek; kararın kaldırılması talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, trafik kazası nedeni ile araçta oluşan hasar ve değer kaybı zararının ZMMS kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. Toplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmesine, gerçek zararın zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsamasına, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanacak olmasına, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zararın giderilecek olmasına, (Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih █████████ E. - ██████████ K., 28.03.2016 tarih ██████████ E. - █████████ K., 04.04.2016 tarih ██████████ E. - █████████ K.,17.03.2014 tarih █████████ E. - █████████ K.) gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına,(Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve █████████ E. - █████████ K.) sigortacının davadan önce ödediği bedelin tazminattan mahsup edilmesine, bakiye hasar bedelin poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, davalının cevap dilekçesinde çoklu hasar savunmasında bulunmamasına, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olduğu halde mahkeme kararına dayalı olarak ödeme yaparken garameten paylaştırma ile ödeme yapma konusunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyen davalının kusurlu eylemi nedeniyle, hak sahibi davacıların tazminat alacaklarının azaltamayacak olmasına ( Yargıtay 4. HD'nin 08.01.2024 tarih ██████████ E. ███████ K.) kabul edilen dava değeri, haklılık oranı ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.569,25-TL'den peşin alınan 392,31-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.176,94-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 13.03.2025 oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!