İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinde, karşılıksız çıkan bonolardan kaynaklanan zararın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve davanın ticari niteliğinin belirlenmesi davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının karşılıksız çıkan iki bono nedeniyle başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini talep ettiği, ayrıca ticari faiz ve icra inkar tazminatı istediği bir davayı özetlemektedir; mahkeme, davayı bir asliye hukuk mahkemesinin görevsizlik kararıyla devraldıktan sonra, kendi görevini titizlikle incelemekte ve davacının vergi ile ticaret sicili kayıtlarına göre tacir vasfının bulunmamasının uyuşmazlığı ticari olmaktan çıkarıp çıkarmadığını değerlendirmektedir.

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından keşide edilerek müvekkiline verilen 26.04.2016 keşide, 09.09.2016 vade tarihli 510 USD bedelli bono ile yine 04.06.2016 keşide, 15.10.2016 vade tarihli 700 USD bedelli iki adet bononun karşılıksız çıkması üzerine, 03.10.2024 tarihinde .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığını, 11.10.2024 tarihinde borçlu tarafından haksız ve mesnetsiz iddialarla icra takibine, asıl alacağa, işlemiş ve işleyecek faize ve tüm ferilere itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına sebebiyet verildiğini, müvekkili ile davalı arasındaki işin niteliğinin ticari olduğunu, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını, tüm iyiniyetli çabalara rağmen anlaşma sağlanamadığını, bu sebeplerle; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve takibin devamına, davalının borcunun temerrüt tarihinin takibe dayanak bonolardaki vade tarihi olan 09.09.2016 ve 15.10.2016 tarihi olması sebebiyle öncelikle borçlunun bonolardaki vade tarihlerinde, bu talep kabul görmez ise davalı aleyhinde .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin tarihi olan 03.10.2024 tarihinin temerrüde düştüğünün kabulüne ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizin hüküm altına alınmasına, davalının, likit ve hesap edilebilir borcuna haksız olarak itiraz etmesi sebebiyle takip toplamının %20’sinden az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkum edilmesine ve tüm yargılama giderleri ile birlikte vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir.
.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyasından █████/2024 tarihinde verilen görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen dava dosyası Mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı, incelendi.
Hukuk mahkemelerinin hangileri olduğu ve bunların kuruluşu 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4 ve 5'inci maddelerinde düzenlenmiştir.
Kanunun 6'ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2.maddesiyle de teyit edilmiştir. Anılan maddenin ikinci bendi Hukuk Muhakemeleri Kanununda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğunu vurgulamıştır.
Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 sayılı Kanunun üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5.maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanununun 4.maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinin 1.bendinin (a) alt bendi uyarınca bu Kanunda düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1). Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmelidir.
Davacı için yapılan esnaf-tacir araştırmaları sonucunda; ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 tarihli müzekkere cevabında davacının adına ticari, zırai ve mesleki kazanç yönünden vergi kaydının bulunmadığı, şirket ortaklığı ve yöneticiliğinin olmadığı, ...Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün █████/2025 tarihli müzekkere cevabında davacının gerçek kişi ticari işletme kaydı, sicil kayıtlarına göre ortağı olduğu kollektif, komandit ve limite şirketi kaydı bulunamadığı, tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydı da bulunamadığı Mahkememize bildirilmiştir.
Davalı için yapılan esnaf-tacir araştırmaları sonucunda; ...Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 tarihli müzekkere cevabında davalının mükellefiyet kaydı bulunmadığı, herhangi bir şirket ortaklığı olmadığı tespit edildiği, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün █████/2025 tarihli müzekkere cevabında davalının gerçek kişi ticari işletme kaydı, sicil kayıtlarına göre ortağı olduğu kollektif, komandit ve limited şirket kaydı bulunamadığı, tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydı da bulunamadığı Mahkememize bildirilmiştir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar Asliye Hukuk Mahkemesince davanın ticari dava olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmişse de; davanın .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın istemine ilişkin olduğu, icra takibinin ilamsız icra takibi olduğu, davacının ve davalının tacir olduğuna dair dosya kapsamında evrak bulunmadığı, senedin keşide edildiği tarih itibariyle zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu ve delil başlangıcı niteliğinde olan senedin kambiyo senedi vasfını kaybetmiş bulunduğu, bu durumda davanın mutlak ticari dava sayılamayacağı, somut olayda 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanamayacağı ve uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı kuşkusuzdur. Genel görevli mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yasal düzenlemeler, içtihatlar ve tüm bu açıklamalar uyarınca Mahkememizin görevli olmaması, eldeki davaya ilişkin aksine bir düzenleme bulunmadığından .... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması sebebiyle davanın HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca görev yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. (emsal nitelikte İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin ████████ E. █████████ K. Sayılı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin █████████ E. ████████ K. Sayılı ilamları)
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
2-İşbu dosyanın .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı GÖREVSİZLİK kararı ile mahkememize gönderilmiş olduğu anlaşılmakla, mahkememizce verilen görevsizlik kararının İstinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde, aynı yargı Bölge Adliye Mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak görevsizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3 maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan Adli Yargı İlk Derece Hukuk Mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek ile sınırlandırıldığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince görevli Mahkemenin belirlenmesi için dosyanın İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Karar kesinleştiğinde merci tayini ile görevli mahkeme .... Asliye Hukuk Mahkemesi olarak tespit edildiği takdirde dosyanın re'sen görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
4-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!