Kasko sigortalı aracın sel hasarı sonrası ödenen bedelin, altyapı yetersizliği nedeniyle kamu kurumlarından tahsili davası.
Özet: Bir sigorta şirketi, yoğun yağış ve sel nedeniyle pert olan sigortalı aracına ödediği 485.100,00 TLlik bedeli, olayın trafik hasarı niteliğinde olduğunu ve altyapı hizmetlerindeki eksikliklerden kaynaklandığını iddia ederek sorumlu kamu kurumlarından faiziyle birlikte rücuen tahsilini talep etmektedir; davalı kamu kurumları ise davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, hasarın yağmur suyu tahliyesinden kendilerinin sorumlu olmadığını, mücbir sebep veya sürücü ihmaliyle meydana geldiğini savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ---------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: █████/2023 tarihinde meydana gelen kuvvetli yağış ve sel nedeniyle müvekkili tarafından kasko poliçesi ile sigortalı bulunan --------- Şti'ne ait ---------- plakalı aracın seyir halindeyken meydana gelen zarar nedeniyle █████/2023 tarihinde sovtaj bedelinin mahsubundan sonra 485.100,00 TL sigortalıya ödendiğini, ekte sunulan ibraname, ekspertiz raporu ve ekli belgeler doğrultusunda sigortalı aracın pert olduğu ve hasar tarihindeki hasarsız emsalinin piyasa rayiç değerinin 990.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, söz konusu ekspertiz raporu doğrultusunda müvekkili sigorta şirketinin sovtaj bedelinin mahsubundan sonra █████/2023 tarihinde 485.100,00 TL sigortalıya ödendiğini, sel baskınından kaynaklanan hasarın karayolunda gerçekleşmesi nedeniyle trafik hasarı niteliğinde olduğu ve dolayısıyla oluşan trafik hasarı nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargı görevli olacağından işbu davanın mahkememizde açılmış bulunduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanmaadığından 485.100,00 TL 'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı------------ vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemelerin İdare Mahkemeleri olduğunu bu nedenle görev itirazında bulunduklarını, olayın meydana geldiği adreste yapılan incelemeler neticesi hasarlanmanın aşırı yağış sebebiyle yüzeyde biriken yağmur sularının yağmursuyu sistemine deşarj edilememesinden kaynaklandığının tespit edildiğini, yağmur suyu kanallarının yapım ve bakım hizmetleri ana caddelerde ------------ Büyükşehir Belediye Başkanlığına, ara sokaklarda ise ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarına ait olduğunu, yağmursuyu toplama görevinin müvekkili kurum ---------- değil diğer davalı ----------- Büyükşehir Belediyesi ve ----------- Belediyesi sorumluluğunda olduğunu, atıksu kanallarının müvekkili idare ------------ sorumluluğunda, yağmur suyu kanalları ise ilgili belediyenin sorumluluğunda olduğunu, bu hususun çoğu zaman karıştırıldığını, müvekkilinin sorumluluğunda olan atıksu kanallarının, ilgili Belediyelerin sorumluluğunda olan yağmur suyu kanallarından ayrı çalıştığını, müvekkilinin olayda kastı, kusuru, ihmali bulunmadığı gibi, hiçbir idari sorumluluğu olmaması nedeniyle oluştuğu iddia edilen hasar ile davalı ----------- arasında illiyet bağı kurulması da mümkün olmadığını, yağmur suyu toplama görevi olmayan idarenin,bu görevi ihlal ettiğinden bahisle hizmet kusuru bulunduğu şeklindeki gerekçe ile tazminat ödemeye mahkum etmenin hukuka aykırı olduğunu, araç sürücüsünün ihmal ve tecrübesizlik göstererek aracın hasarlanmasına sebep olduğunu, yoğun yağışın mücbir sebep niteliğinde olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle davanın görev yönünden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ----------- vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın idari yargının görev alanında olmadığını, bu nedenle yargı yolu yönünden görevsizlik kararı verilmesini, dava konusu su baskınının berhangi bir baraj taşması veya tali bir etkenle oluşmadığı gibi şiddetli yağışlardan ortaya çıkan yüzeysel suların bölgedeki koşullara bağlı olarak sınırlı akış nedeniyle meydana geldiğini, Belediye sınırları içerisinde bulunun derelerin ıslahını yapmanın Büyükşehir Belediyesinin görevi olduğunu, dava konusu hasarın meydana geldiği bölgedeki derelerin ıslahından, dere yatağına imar ve iskan ruhsatı verilmesinden dolayı ---------- Büyükşehir Belediyesi,------------ve ilgili yerel belediyenin sorumlu olduğunu, bu nedenle husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, denetim sonucunda belirlenen eksiklik ve aykırılıkların giderilmesi için ilgili belediyeye üç ayı geçmemek üzere süre verildiğini, bu süre içinde eksiklik ve aykırılıklar giderilmediği takdirde, büyükşehir belediyesinin eksiklik ve aykırılıkları gidermeye yetkili olduğunu, meydana geldiği iddia edilen zararlardan ------------ Büyükşehir Belediyesi,----------- ve ilgili yerel belediye sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle yersiz ve mesnetsiz olarak açılan işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı --------vekili cevap dilekçesinde özetle; olayda kusur incelemesi yapılmadan kendi sigortalısına ödeme yapılmış olmasının davalının kusurlu olduğunu göstermeyeceğini, davacının dava konusu olayda davalının kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, şiddetli yağmur yağması üzerine su baskınına uğraması sonucu meydana gelen ve yürütülen kamu hizmeti ile nedensellik bağı bulunmayan zarar sebebiyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğinden davanın reddini talep ettiklerini, talep edilen hasar bedelinin çok yüksek olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız ve dayanaksız açılan davanın öncelikle husumet, görev ve esas bakımından reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ------------ Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın hizmet kusuruna dayalı olarak açtığı işbu davanın görüm ve çözüm yerinin, idari yargı olduğunu, müvekkilinin hizmet kusuru varsa bu kusura dayanılarak tazminat talebinin idari yargıda tam yargı davası olarak görülmesi gerektiğini, dava konusu hasara esas olayın (aşırı yağış sonucu-sel baskını) gerçekleşip gerçekleşmediğinin belli değil olmadığını, sigortalının beyanı esas alınarak, gerçekleştiği iddia edilen olay neticesinde oluştuğu belirtilen hasar bedelinin ödendiğinin belirtildiğini, davacının iddialarının soyut kaldığını, bahse konu tarihte, olayın olduğu iddia edilen sokakta sel hadisesiyle ilgili olarak kurumlarına hiçbir şikayet/talep iletilmediğini, bu nedenle; eğer iddia edilen sel hadisesi bu mahallede gerçekleşti ise hadisenin tamamen mücbir sebep kapsamında olduğunu, belediyenin kusuru bulunmamakla birlikte meydana gelen zarar ile kurumları arasında illiyet bağı bulunmadığını, tüm bu nedenlerle haksız ve yerinde olmayan davanın yetki, görev ve esas yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava, ------------ plakalı davacının kasko sigortacısı olduğu aracın █████/2023 tarihinde meydana gelen hasarı sebebiyle davacının sigortalısına ödemiş olduğu bedeli hizmet kusuru olduğundan bahisle davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın idarenin hizmet kusuru sebebi ile meydana gelen zararın rücuen tahsili talepli olduğu, davacının kasko sigortası ile sigortalamış olduğu ----------- plakalı aracın █████/2023 tarihinde seyir halinde iken sel hasarına uğradığı, hasar davacı sigorta şirketi tarafından giderilmekle hasara davalı idarelerin hizmet kusurunun sebebiyet verdiğinden bahisle halefiyet ilkesi gereği eldeki rücuen tazminat davasının açıldığı, davalıların tümünün kamu kurumu olduğu ve davacı tarafından sorumluluklarına dayanak olarak vermiş oldukları kamu hizmetinin kusurlu olması/hizmet kusuruna dayanıldığı, görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup mahkememizce resen dikkate alınması zorunlu olup, bu yönde resen yapılan incelemede eldeki somut davada davacı vekilinin tüm davalılara hizmet kusurları bulunduğuna dayanarak husumet yöneltmiş olduğu, kamu hizmeti görmekle yükümlü olan idarelerin, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi olmadıkları, kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararların, niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi uyarınca idari yargı mahkemelerinde tam yargı davası açılması gerektiği, Anayasanın "Yargı Yolu" başlıklı 125. maddesinin 1. fıkrası "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır", son fıkrası ise "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür" düzenlemesini içerdiği, idare hukukunda idarenin, idari işlem ve eyleminden kaynaklanan kamu hukuku ilkeleri doğrultusunda oluşmuş idare hukukuna özgü sorumluluğu ile özel hukuk ilkeleri doğrultusunda yaptığı sözleşmelerden kaynaklanan özel hukuk sorumluluğu olmak üzere iki tür sorumluluk hali kabul edildiği, idarenin kişilere verdiği zararları tazmin yükümlülüğü, kusurlu sorumluluğuna yada kusursuz sorumluluğuna dayanabileceği, idarenin kusura dayanan sorumluluğu hizmet kusuru kavramı ile ifade edildiği, ------------ sayılı █████/2020 tarihli ilamında da belirtildiği üzere hizmet kusurunun tam ve kapsamlı bir tanımını yapmak zor olmakla birlikte genel olarak doktrinde hizmet kusurunun, idarenin ifa ile mükellef olduğu herhangi bir kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenmesinde veya teşkilatında, bünyesinde, personelinde yahut işleyişinde bir takım aksaklık, hukuka aykırılık, bozukluk, düzensizlik, eksiklik, sakatlık veya ihmalin ortaya çıkması, şeklinde tanımlandığı, █████/1959 günlü ve ----------- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının I. bendinde açıkça belirtildiği gibi, bir kamu kurumu tarafından verilen kararlar üzerine plan ve projesine göre bir yol yapılması dolayısıyla evinin duvarı yıkılan veya bodrum katını sel basan, bir su tesisi yapılması neticesinde tarlasındaki sular çekilip ağaçları ve mahsulleri kuruyan veya tarlası ekilemez hale gelen yahut tarlasının kenarından geçen derenin kuruması yüzünden tarlası susuz kalan veya su tesisinin bozukluğu yahut bakımındaki ihmal yüzünden tarlasını sular basıp bu suların getirdiği kumlardan dolayı tarlası artık ekilemeyecek duruma düşen kimsenin uğradığı zararlar gibi zararlar idari kararın ve fiilin neticesinde meydana gelen zararlar olduğu, bir kamu kurumunun görevlerinden olan bir işi yapmayı kararlaştırması idari bir karar olduğu gibi, bu kararı yerine getirmek üzere plan ve projeler yapıp o plan ve projeler gereğince işi görmesi de verilen kararın neticesi olan birer idari eylem olmakla kararda örnek olarak belirtilen bu tip fiillerden doğan zararların ödettirilmesi talepli davaların da 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi hükmünce tam yargı davası olacağı ve bu davalara bakma görevinin de idari yargı yerlerine ait olacağı, keza davacı vekilinin delil dilekçesi ekinde emsal olarak sunmuş olduğu ----------- sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu ez cümle davalı kamu kurumlarının bir kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ve bu kusur nedeniyle bir zarar oluşmuş ise bunun tazminine ilişkin hüküm kurulması için davanın hizmet kusuruna dayalı olarak idari yargılama usulü hakkındaki kanunun 2.maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası olarak görülmesi gerektiğinden yargı yolu dava şartlarından olup kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılama yolunun idari yargılama yolu olduğu mahkememizce kabul edilmekle davanın 114/1-b maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığından HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine dair karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle HMK 114/1-b ve 115. maddeleri gereği dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 8.284,30 TL harçtan mahsubu ile arta kalan bakiye 7.668,90 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,5-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.120,00-TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalılar vekili için takdir olunan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, davalı ----------ve davalı------------- Belediyesi vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----------- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2025