Bölge Adliye Mahkemesi, temlik yoluyla devralınan kredi alacağından kaynaklanan icra takibine karşı açılan menfi tespit davasının ilk derece kararını inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, davalı tarafından başlatılan icra takibine konu alacak nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ve kötü niyet tazminatı talebiyle davacılar tarafından açılan menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesinin davacıların borcu ödediği iddiası ve takibin kötü niyetli olduğu yönündeki beyanlarına ilişkin bulgularını özetlemektedir; mahkeme, teminat olarak verilen bono karşılığı çekler verildiği ve rehinli aracın satışı sonucu elde edilen 24.401,10 TLnin borcu kapatması gerektiği yönündeki davacı iddialarını değerlendirerek, bankanın rehin kaldırma yetkisine sahip olmasına rağmen satışı engellediği ve çekler hakkında bilgi sahibi olmadığı yönündeki davalı beyanlarını dikkate almamıştır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████ EsasKARAR NO
:████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
:████████ Esas- ████████ KararTARİH
:█████/2022DAVA
:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)KARAR TARİHİ
:█████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça, dava dışı ... A.Ş tarafından müvekkillerine kredi kullandırıldığı iddiası ile ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, daha sonra dosyanın yenilenerek ... kaydını aldığını, müvekkilerinin davalıya borcu olmadığını, bahse konu krediyi ödediklerini beyanla müvekkillerinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'ın davacı borçlulardan olan davaya konu alacaklarının ... Yönetimi ile aralarında imzalanmış olan alacak temlik sözleşmesi gereğince ... varlık yönetimine devir ve temlik edildiğini,... varlık yönetiminin ... varlık çatısı altında birleştiğini ve ...varlık yönetiminin Hayat Varlık yönetim çatısında birleştiğini, söz konusu temlik nedeniyle iş bu davada ...'a halef olduklarını, teminattan muaf tutulmaları gerektiğini, tedbir talebinin reddi gerektiğini, yetkiye itiraz ettiklerini, açılan icra takip dosyasının kesinleştiğini beyanla davanın reddine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, icra inkar tazminatına ve takip konusu alacağın %10 u oranında para cezasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararında;"Davanın, ... sayılı icra takip dosyasından ve takibe konu edilen alacaktan ötürü, borcun ödendiği, takibin kötü niyetli ve mükerrer kazanım amaçlı olduğundan bahisle davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu; takip dosyasında dava dışı ... A.Ş nın dosyamız davacıları aleyhinde █████/2007 düzenleme █████/2008 ödeme tarihli 260.000 TL bedelli bonoya istinaden, 76.332,23 TL asıl alacak 19.812,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 96.144,68 TL nın tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki ihtilaf dava dışı ... A.Ş nin davacı şirket ile arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesine istinaden verilip takibe konu edilen kıymetli evraktan ötürü kredi asıl borçlusu davacı şirket ve sözleşmenin kefili davacı ...'den alacaklı olup olmadığı hususundan kaynaklanmakta olup, sözleşmenin varlığı, bononun bu ilişkiye konu sözleşme kapsamında verildiğine dair bir uyuşmazlık yoktur. Davacılarca, bonoya karşılık kredi alacaklısı bankaya çek verildiği, bu çekler ile dava dışı banka tarafından krediye istinaden üzerine rehin konulmuş aracın satışı ile elde edilecek gelir ile birlikte bankaya olan borçtan kurtulunmuş olacağının; bonoya karşılık çeklerin alınmasının borcun yenilenmesi niteliğinde olduğunun iddia edildiği görülmüştür.Dava dışı temlik eden ... A.Ş. ile ... A.Ş. arasında 27.12.2006 Tarihinde 33.000 TL tutarında çerçeve niteliğinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, Kamil Tekne'nin de müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığı, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine █████/2008 tarihinde hesabın kat edildiği, kat tarihi itibariyle asıl alacağın 48.147,49 TL olduğu, faizi ve BSMV si ile birlikte toplam 49.625,63 TL ödenmesinin ihtar edildiği görülmüştür.Taşıt Kredisine istinaden, 27.12.2006 tarihli rehin senedinin ve bununla birlikte 43.290,- TL tutarında açık vadeli bono düzenlendiği görülmüştür.Dava konusu Taksitli Ticari kredinin teminatını oluşturan ... motor no, ... şasi numaralı araca istinaden, Küçükçekmece 2. İcra Dairesi tarafından Kadıköy ... İcra Dairesi ... sayılı dosyaya hitaben yazılmış yazıda; ... plakalı vasıtanın 23.800 TL bedel karşılığında ihalesinin yapılmış olduğu ve ihalenin kesinleşmiş olduğunun belirtildiği ve ihale bedelinden yediemin ücreti, aynından doğan vergi borcu ödendikten sonra geriye kalan 24.401,10 TL nın müdürlük dosyasına gönderilmek üzere cetvele alındığını bildirir yazının dosya kapsamında mevcut olduğu görülmüş, araç satışı yönünden kredi alacaklısı ... ile yapılan yazışmalara karşılık "rehin kaldırılmadan satışın gerçekleştirilemediği" bildirilmiş ise de, araç üzerinde rehin hakkı sahibi olan, bankanın kendisi olup, rehini kaldırma yetkisi bankanın kendi elinde bulunduğundan bu yöndeki beyanına ve ayrıca bir finans kurumu olarak bir kısım çeklerin akıbeti hakkında bilgi sahibi olunmadığına dair davalı beyanına itibar edilmemiştir.Mahkememizce bankacı bilirkişiler vasıtası ile yaptırılan inceleme neticesinde aldırılan, tarafsız, bilimsel veriler ve dosya kapsamı ile uyumlu, denetime elverişli █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda dava dışı-temlik eden ... tarafından icra takibine konu edilen 260.000 TL bedelli ve yine davacılarca davalıya verilmiş olan 43.290 TL bedelli bonoların munzam teminat olarak verildiği, başkaca bir borç ilişkisine dayalı olmadığı, davacı ... A.Ş. tarafından dava dışı ... A.Ş. ...Şubesinden kullanmış bulunduğu davaya konu borçlu cari hesap (...) kredisine ilişkin olarak hesap kat ihtarnamesi ekinde yer alan özete göre; 07.08.2008 hesap kat tarihi itibariyle 48.147,49 TL asıl alacak, 1.407,75 TL birikmiş faiz ve 70,39 TL birikmiş % 5 BSMV olmak üzere 49.625,63 TL borç bakiyesinin bulunduğu, ... no'lu taksitli ticari krediye ilişkin ödeme planı ve hesap ekstresinin tetkikinden dava dışı ... A.Ş. Kasımpaşa Şubesince, davacı asıl borçlu ... A.Ş.'ne 27.12.2006 tarihinde aylık 1.042,52 TL'lık taksitler halinde 48 ayda 50.041,20 TL olarak geri ödenmek üzere yıllık (% 1,69*12) = % 20,28 akdi oranı üzerinden 33.300,- TL taksitli taşıt kredisi kullandırıldığı, kredinin ilk 16 taksitinin ödendiği, 07.08.2008 hesap kat tarihi itibariyle kalan 25.287,47 TL anapara borcu ve 1.419,13 TL faiz ve BSMV si ile birlikte 26.706,60 TL borç bakiyesinin olduğu, akıbeti belli olmayan çek ve senetlerin toplamının 102.686,93 TL olduğu, aracın icraen satış bedelinin 24.401,10 TL olduğu tespit edilmiştir.Davacıların dava dışı kredi alacaklısı bankaya ve temlik alan davalıya ... sayılı icra takip dosyasında 76.332,23 TL alacak talebine dayanak █████/2008 vadeli 260.000 TL bedelli bonodan ötürü borçlu olmadığı kanaatine varılmış olmakla, davacıların davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''1-Davacıların davasının KABULÜNE,... sayılı takip dosyasında, davacıların davalıya 94.144,00 TL borçlu olmadığının tespitine, 2-Kötü niyet tazminatı isteminin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin “davacıların davasının kabulüne” yönelik kararı usul ve yasaya uygun olmakla birlikte, Mahkemenin “kötüniyet tazminatı isteminin reddi” kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu sebeple katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvuru zaruretleri hasıl olduğunu, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; ... plakalı aracın 23.800 TL’ye ihalesinin yapıldığı, ihalenin kesinleştiği, ...’ın “araç bankamızda rehinli olarak görülmekte olup, rehin kaldırmadan satışı gerçekleştirilememektedir." yazısının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, 43.290,00 TL’lik ve 15.09.2008 tarihli, 20.03.2007 düzenleme tarihli 260.000 TL tutarında davacı şirket tarafından ... A.Ş lehine senet düzenlendiği, senet vadesinin sonradan doldurulduğu, her iki senedin de teminat olarak alındığı, başkaca bir borç ilişkisine dayalı olmadıkları, ...’ın her iki senedi banka kayıtlarına almadığı, bankanın kendi sorumluluğuna verilen çek ve senetleri muhafaza yükümlülüğünün olduğu, teminat olan çek ve senetleri vadesinde tahsil etmesi gerektiği, karşılıksız olması durumunda icra takibi yapması gerektiği, tahsilatların krediye mahsup edilmesi gerektiği, çek ve senetlerin toplamının ve rehin alınan aracın satış bedelinin krediye mahsup edilmemesinin bankanın objektif özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını gösterdiği, ... (eski dosya no : ...) sayılı dosyasından borçlu olduğunun söylenemeyeceği kanaati oluştuğunun mütalaa edildiğini;Bilirkişi kurulu raporuyla huzurda görülen davadaki haklılıklarının ortaya çıktığını, davalının munzam senedi/teminat senedini icra takibine konu ettiğini, senedin bedeli kısmına sonradan nakden ibaresi yazıldığını, düzenleme tarihi ve senet metninin sonradan doldurulduğunu, ... yazısı ile senet metnindeki yazıların uyuşmadığını, senedin sonradan doldurulduğunun yazılan tutarla ve yazılarla da sabit olduğunu, ispat külfetinin davalı tarafın kendisinde olduğu halde, davalının alacak iddiasını yazılı ve kesin delil ile ispat edemediğini, davalının yeni delil ikamesine muvafakatleri olmadığının aşamalarda belirtildiğini, bilirkişi raporundaki tespitlerden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin haklılığı ve takipten dolayı borçlu olmadığının sübuta erdiğini, diğer taraftan davalı bankanın haksız ve mesnetsiz olarak kötü niyetle takip başlattığını, müvekkili yaşlı olup takip sebebi ile maddi ve manevi olarak derin ızdıraplar çektiğini, davalının haksız ve kötü niyetli takibi sebebi ile kötü niyet tazminatı ile de sorumlu tutulması talepleri haklı ve hukuka uygunken, mahkemenin kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla İlk derece mahkemesi kararının kötü niyet tazminatı yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 143. maddesinin 6. fıkrasının; "Varlık Yönetim Şirketlerinin işlemlerindeki harç ve vergi istisnasına yönelik düzenleme █████/2021 tarih ve 7338 sayılı Kanunun 58. maddesiyle değiştirilmiş ve söz konusu değişiklik 01.01.2022 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. Değişiklikle birlikte, “kuruluş işlemleri de dâhil olmak üzere kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince” ibaresi metinden çıkarılarak ... Şirketlerinin işlemlerinin yargı harçları da dahil olmak üzere her türlü harç ve damga vergisinden süresiz olarak istisnadır.” hükmünü havi olduğunu, müvekkili bir ... Şirketi olduğundan, Bankacılık Kanunu’nun 143/6 maddesi uyarınca 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na göre ödenecek damga vergisinden ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre ödenecek harçlardan müstesna olduğu hususunun dikkate alınmasını talep ettiklerini;Yerel Mahkeme kararının hukuka ve yasaya aykırı olduğundan, kararın bozulması gerektiğini, temlik eden banka ile akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden davacı ... A.Ş.'nin asıl borçlu, diğer davacı Kamil Tekne'nin ise kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine ... Sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Özgü Takip ile yasal takip işlemlerine girişildiğini, davacı taraflarca borçlu olmadıklarına ilişkin tespit talepli işbu davanın ikame edildiğini, dosyadan aldırılan █████/2019 tarihli bilirkişi raporunda, dosyada mevcut belgelerle yapılan değerlendirmede ...(Yeni esas ...) sayılı dosyasında takibin toplam alacak olan 96.144,68 TL üzerinden devamına karar verilmesi gerektiğine kanaat getirildiğini, davacıların iddialarını ispat edecek mahiyette çek bedellerinin bankaya ödendiğine ilişkin bir belge sunmadığının belirtildiğini, davacıların █████/2019 tarihli beyanı ile bilirkişi raporuna itiraz edildiğini ve banka kayıtlarının incelenerek tekrar bilirkişi raporu aldırılmasının talep edildiğini, █████/2019 tarihli beyan ile dosyaya sunulu bilirkişi raporu ile haksızlığı ispatlanan davanın reddinin talep edildiğini, Yerel Mahkeme'nin █████/2019 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile temlik eden ... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak çek senet tahsilatı yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgi ve belge sunulmasının istenmesine karar verildiğini, █████/2019 tarihli ... A.Ş. tarafından sunulan müzekkere cevabı ile hesap bildirim tablosu, hesap hareketleri tablosu, çek tablosu ve diğer banka çek tablosu belgelerinin dosyaya sunulduğunu, belgelerin celbi akabinde █████/2019 tarihli beyan dilekçesi ile, müzekkere cevabına istinaden inceleme yapılmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdiinin talep edildiğini, █████/2019 tarihli ara karar ile dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, dosyanın bilirkişi incelemesinde iken bilirkişi ile eksik belge temini hususunda gerekli yazışma ve görüşmeler yapıldığını, talep edilen belgeler temin edilerek bilirkişiye ulaştırıldığını;Temin edilen belgeler üzerinden yapılan inceleme neticesinde █████/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... (... Yeni Esas) dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, takibin kesinleştiğinin tespit edildiğini, taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında davacıların sorumlu oldukları... nolu Borçlu Cari Hesap Kredisi(...) hususunda belge eksikliği bulunduğu, ... nolu Taksitli Taşıt Kredisinin 16. taksitten itibaren ödenmediği, başkaca bir ödeme belgesi yahut rehinli araç satışına ilişkin belge olmadığı kanaatinin bildirildiğini, rapora karşı sunulan █████/2020 tarihli dilekçe ile gerekli itirazlarda bulunulduğunu, itirazlarının değerlendirilmek üzere dosyanın tekrar bilirkişiye tevdi edildiğini;İtirazlarının incelenmesi akabinde tanzim edilen █████/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; temlik eden tarafından dosyaya sunulu hesap hareketleri incelendiğinde 134.278,71 TL çek tahsilatının nakdi krediler ile dava dışı taksitli kredi borçlarına ilişkin olduğu, kalan 105.393,56 TL ile 10.652,00 USD bedelli 11 adet çeke ilişkin dosyada belge bulunmadığı, taşıt kredisi açısından davacılar tarafından aracın satılmasına karşın borçtan düşülmediği yönünde iddiada bulunulduğu ve ancak satışa dair belgeye rastlanamadığı kanaatinin bildirildiğini, rapora karşı sunulan █████/2020 tarihli dilekçe ile gerekli itirazlarda bulunulduğunu, eksik belgelerin celbi ile itirazlarının değerlendirilmek üzere dosyanın tekrar bilirkişiye tevdi edildiğini;Temin edilen belgeler üzerinden yapılan inceleme neticesinde █████/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; akıbeti bildirilmemiş çeklerden 06.10.2017 vadeli 8.500,00 TL bedelli ve █████/2017 vadeli 13.000,00 TL bedelli çeklerin "Müşteriye İade Çek" açıklamasıyla yer aldığı, diğer çeklerin tabloda yer almadığı, bankaca sunulan USD çek bordrolarından önceki raporda █████/2017 tarihli çek tutarının sehven 4.375,00 USD olarak belirtilen rakamın 6.375,00 USD olduğu tespit edilerek bankaya tevdi edilen USD çek/senet toplamının 12.652,00 USD olarak tashih edildiğini, dolayısıyla akıbeti bildirilmemiş çek toplamının 83.893,65 TL ve 12.652,00 USD olarak tespit edildiğin, bankaca aracın rehinli olması sebebiyle satış işlemlerini yapılamadığı ile teminat senedi verilmediğinin bildirdiğinin belirtildiğini ancak Yerel Mahkeme tarafından █████/2021 tarihli duruşmada aldırılan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmaması nedeni ile yeniden rapor aldırılmasına karar verildiğini, nitekim son alınan █████/2022 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınarak Yerel mahkeme tarafından hukuka aykırı karar verildiğini;█████/2022 tarihli bilirkişi raporunda eksikliği tespit edilen, her iki senedin temlik eden banka kayıtlarına alındığına dair bilgi ve belgenin temlik edenden celbinin talep edilmesi gerektiğini, iş bu eksiklik giderilmeden eksik bilirkişi raporu ile hukuka ayrırı karar tesis edildiğini, dosyaya sunulu bilirkişi raporunda "... lehine Davacıların imzalarının olduğu 43.290,- TL tutarında açık vadeli Bononun taksitli ticari kredinin taksit tutarları kadar olduğu, ayrıca, İcra takibinin dayanağı olarak ödeme emri ekinde ; 15.09.2008 tarihli , 20.03.2007 düzenleme tarihli 260.000,- TL tutarında Davacı Şirket tarafından ... A.Ş. lehine senet düzenlendiği, dava dışı bankaca her iki senedin banka kayıtlarına alındığına dair bir belge sunulmadığı" belirtilerek belge eksikliğinin tespit edildiğini, temlik eden bankaya müzekkere yazılarak bilirkişi tarafından eksikliği tespit edilen her iki senedin banka kayıtlarına alındığına dair işbu belgelerin celbi yahut bilirkişiye yerinde inceleme yetki verilerek yeniden rapor tesis edilmesi gerektiğini;Bilirkişi raporunda taksitli taşıt kredisine ilişkin tespitlerin kendileri tarafından kabulünün mümkün olmadığını, her ne kadar, davacı taraflarca taksitli taşıt kredisinden kaynaklanan borca istinaden rehinli aracın icraen satıldığı beyan edilmişse de, aracın satılmadığı takip dosyasında açık iken, bilirkişi raporundaki; "Dava Dışı bankaca 22.04.2010 İcra takip tarihi itibariyle 76.332,23 TL asıl İstanbul 5. ATM ████████ E. alacak 19.812,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 96.144,48 TL alacak talebinde bulunmuş olup, Bankanın kredileri araç rehni ve çek senet karşılığı kullandırmış olması, aracın banka lehine -daimi mürtehini- Banka olacak şekilde teminatlandırılmış olması karşısında ...’ın ''Aracın bankalarına rehinli olarak görülmekte olup, rehni kaldırmadan satışı gerçekleştirilememektedir." şeklindeki açıklamasının; satışı yapacak olan bankanın ... ve yine satıştan sonra rehni kaldıracak olanın da kendisi olması ve az yukarıya alıntılanan T.C.Küçükçekmece ...İcra Dairesi tarafından Kadıköy ... İcra Dairesi ... Sayılı dosyaya hitaben yazılmış 10.11.2011 tarihli yazısında “ ... plakalı vasıtanın 23.800,- TL bedel karşılığında ihalesinin yapılmış olduğu ve ihalenin kesinleşmiş olduğunun belirtildiği ve ihale bedelinden yediemin ücreti, aynından doğan vergi borcu ödendikten sonra geriye kalan 24.401,10 TL Müdürlüğünüz dosyasına gönderilmek üzere cetvele alınmıştır.” denilmesi karşısında yerinde olmadığı diğer bir ifadeyle bu açıklamanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu" şeklindeki tespitlerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu;Öyle ki, aracın satışının yapılması halinde takip dosyasında satış belgelerinin ve bilgisinin bulunması gerekeceğinin açık olduğunu, ... sayılı dosyasında böyle bir bilgi yer almadığı gibi, bilirkişi raporunda aracın satışının yapıldığına ilişkin tespit davacı tarafından dava dosyasına sunulan T.C. Küçükçekmece ...İcra Dairesi tarafından Kadıköy ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyaya hitaben yazılmış 10.11.2011 tarihli yazı ile bu şekilde bir hatalı bir tespitte bulunulduğunu, Mahkeme tarafından Kadıköy ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyanın celbinin talep edilmesini ve taksitli taşıt kredisine konu rehinli aracın satışının yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise satış bedelinin mahsup edilip edilmediğine ilişkin bilginin temlik edene müzekkere yazılarak sorulmasını veya yerinde inceleme yetkisi verilmesini talep ettiklerini; Ayrıca, ... sayılı dosyasının kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip olduğunu, bonoda davacıların imzalarının bulunduğu ve borcun ödenmediği dosya kapsamında açık ve daha önceki bilirkişi raporlarında sabit olup, █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "bir finans kurumu olan Bankanın kendi sorumluluğuna verilmiş olan değerleri, kıymetli evrak olan çek ve senetleri muhafaza etme yükümlülüğü olduğu, çek ve senet karşılığı teminatlandırarak kullandırmış olduğu kredi karşısında söz konusu çek ve senetleri vadelerinde tahsil ederek, çeklerin karşılıksız olması halinde de takip konusu yapılarak her halukarda krediye mahsup etmekle yükümlü olduğunun açık olduğu, Objektif özen yükümlülüğünün gereği olarak bütün bu iş ve işlemleri yürütecek, akıbetini takip edecek, tüm işlemleri denetleyerek elektronik ortama/kayıtlara aktaracak organizasyona sahip olması, akıbeti belli olmayan çek ve senetlerin toplamının ( 83.893,65 TL+ 18.793,28 TL ) = 102.686,93 TL’sı olduğu" şeklinde bono yönünden yapılan tespitlerin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda akıbeti belli olmadığı belirtilen çek ve senetlere ilişkin bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilmesini ve yeniden rapor tanzim edilmesi talep ettiklerini ancak Yerel mahkeme tarafından itirazları dikkate alınmadan hatalı ve hukuka aykırı bilirkişi raporu ile davanın kabulüne karar verildiğini, dolayısıyla, dosya kapsamında, davacıların çek bedellerinin temlik eden bankaya ödendiği yönündeki iddialarını ispatlayamadıklarını, işbu davanın haksız ve kötüniyetli olarak ikame edildiğinin hem █████/2020 tarihli hem de █████/2020 tarihli bilirkişi ek raporlarında tespit edildiğini; Yerel Mahkeme tarafından █████/2022 tarihinde iş bu hatalı rapor esas alınmak suretiyle haksız ve yasaya aykırı şekilde davacının davasının kabul edildiğini ve davacıların ... sayılı dosyasında 94.144,00 TL'nin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, Açıklanan sebeplerle █████/2022 tarihli bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmaması sebebiyle yeniden rapor aldırılması zorunluluğu hasıl olduğundan istinaf etme zorunluluğu hasıl olduğunu, aksi kanaatte olması halinde, haklılıklarınn açıkça tespit edildiği █████/2019 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınarak, davacıların haksız davasının reddi ile davacılar aleyhine başlatılan takibin devamına karar verilmesini talep etme gereği hasıl olduğunu, sonuç itibariyle yapılan takipler yasa ve sözleşme hükümlerine uygun olup, davacının davasının reddine karar verilmesi gerekmekte iken davanın kabulü kararının yasa ve hukuka aykırı olduğunu beyanla Yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, bonoya dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.Davacılar, davalıya temlik eden ... tarafından davacı şirkete kredi kullandırıldığından bahisle haklarında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, davalıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını, dava ve takip konusu borcun ödendiğini beyanla davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, borcun ödenmediğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne, davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Mahkemece taraf delillerinin ibrazı sağlanarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 5 ayrı rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir. HMK'nın 282. maddesi uyarınca hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Davalı tarafça ileri sürülen tüm istinaf sebepleri yargılama aşamasında sunulan cevap, itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre; taraflar arasında, dava konusu İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyası ile kısmen tahsili talep edilen 260.000 TL bedelli, davacı şirketin keşidecisi, davacı ...'nin ise kefili olduğu, dava dışı temlik eden ... A.Ş. lehine düzenlenmiş bononun, ... A.Ş. ile davacı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinden doğan borcun ifası uğruna verildiği konusunda bir ihtilaf olmadığı, davacı ...'nin █████/2006 tarihli genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığı, dava dışı temlik eden banka tarafından davacılara gönderilen hesap kat ihtarnamesi ile ... ve taşıt kredisinden kaynaklanan alacakların ödenmesinin talep edildiği, kat ihtarnamesinde toplam alacağın 76.332,23 TL olduğu ve ardından dava konusu takibin başlatıldığı, davalı tarafça dosyaya bir adet █████/2009 tarihli ve ve 33.000 TL limitli genel kredi sözleşmesinin sunulduğu, davacı tarafın taşıt kredisine konu araca temlik eden banka tarafından rehin konulduğunu ve rehinli aracın satılarak bedelinin icra dosyasına yatırıldığını, yine temlik eden bankaya çekler verildiğini ve söz konusu borcun bu şekilde tamamen ödenmiş olduğunu, banka tarafından iadesi gereken çek ve senetlerin ise iade edilmediğini iddia ettiği, davacı tarafından sunulan çek tevdi bordrolarında dava dışı bankanın kaşesi ile yetkili imzasının bulunduğu, bu şekilde dava dışı bankanın çekleri davacıdan aldığının anlaşıldığı, aksine bir iddianın ileri sürülmediği, Mahkemece bir kaç kez dava dışı bankadan açık bir şekilde çeklerin akıbetlerinin sorulduğu, banka tarafından toplam 102.686,93 TL bedelli çekin akıbeti hakkında herhangi bir cevap verilmediği, çeklerin karşılıksız çıktığı, icra takibine konu edildiği veya davacı tarafa iade edildiği yönünde bir iddianın da ileri sürülmediği, kaldı ki yazı cevaplarında iade edilen çeklerin bildirildiği, buna göre Mahkemece akıbeti bildirilmeyen çeklerin dava dışı banka tarafından tahsil edildiğinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, tahsil edilen çek bedeli takibe konu alacaktan fazla olup davacı tarafça borcun ödendiğinin anlaşıldığı, her ne kadar Mahkemece icra dosyasından rehinli aracın satışı ve bedelinin alacaktan mahsup edilip edilmediğinin sorulmaması bir eksiklik ise de, rehinli araç bedeli mahsup edilmeksizin çeklerle dahi borcun ödendiği anlaşıldığından bu hususun sonuca bir etkisinin olmadığı, davalı tarafça bononun icra takibine konu edilmiş olması karşısında temlik eden dava dışı bankanın kayıtlarına alıp almadığının araştırılmasına gerek olmadığı, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun, davalının aksi yöndeki istinaf başvurusunun ise haksız olduğu anlaşılmıştır.Dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebi ile açılmıştır. Anılan madde uyarınca alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi, takibin açık bir şekilde kötü niyetle yapılmasına bağlıdır. Dolayısıyla ancak takibe girişmekte kötüniyetli olduğu borçlu tarafından ispatlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca ispatlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından anlaşılabilen alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilir. Somut olayda, dava dışı temlik eden banka tarafından bono bedelinin genel kredi sözleşmesinin ifası uğruna verildiği ve kredi borcunun çekler ile ödendiği bilinmekte ise de davalının alacağı temlik alırken borcun ödendiğini bildiği dosya kapsamında ispat edilemediğinden ve tazminata dava dışı banka aleyhine değil, davalı aleyhine hükmedileceğinden Mahkemece şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmüştür. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.430,97 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.607,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.823,23 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.