İş kazası sonucu sürekli iş göremezlik yaşayan sigortalıya yapılan ödemelerin tazmini davasında, bozma kararına rağmen hatalı kusur tespiti, müteselsil sorumluluk ve harç dağıtımı nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: İş kazası sonucu sürekli iş göremez hale gelen sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımlarının tahsili amacıyla açılan rücuan tazminat davasında, yerel mahkemenin sigortalının kusur oranına dair önceki bozma kararı gereklerine uymaması, olayın oluşuna uygun olmayan kusur raporunu hükme esas alarak sorumluluk dağılımını hatalı tespit etmesi, davalıların müteselsil sorumluluklarını ve kurum zararından sorumlu oldukları oranları 506 sayılı Kanunun ilgili maddeleri uyarınca doğru belirleyememesi ve harç hesaplamasında usul ve yasaya aykırılıklar bulunması nedeniyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi

    No
    :888-636
    İşkazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin sermaye değerli gelirler ile yapılan ödemelerin tazmini davasının yapılan yargılaması sonunda; ilâmda yazılı nedenlerle bozmaya uyularak verilen davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmesi ve davalı şirket vekilincede duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.06.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davalı şirket adına Av. ... ile karşı taraf adına Av. ... geldiler. Diğer davalı adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    5510 sayılı Yasanın 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleridir.
    Davalılardan ...’e ait işyerinde çalışan ve arıza bildirimi üzerine gittiği... ve ... Döküm San. Ltd. Şti. işyerindeki arızayı gidermek üzere çıktığı elektrik direğindeki sigortayı değiştirirken, elektrik akımına kapılarak yanmaya başlayınca, üzerinde bulunduğu direkten atlayarak % 61 oranında sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımlarının tahsili için açılan iş bu davanın yargılama aşamasında alınan 18.01.2010 tarihli bilirkişi raporunda; kazalının % 40, ...’in % 20, davalı Şirketin % 20, dava dışı BEDAŞ’ın % 20 oranında kusurlu bulunduğu sonucuna varılarak, bu kusur oranlarına göre davanın kabulüne karar verilmiş, 28.10.2010 tarihli bozma kararımızda; davalı şirket işyerine ait olmadığını bildiği halde, genel elektrik iletimini gerçekleştiren direkteki sigortaları değiştirmek konusunda herhangi bir talimat verilmeyen sigortalının, kendi inisiyatifiyle bu işe kalkıştığını içeren beyanı ve bu yöndeki tanık anlatımları karşısında, ağırlıklı kusurun sigortalıya ait olması gereği gözetilmeksizin kusur dağılımı yapıldığı belirtilmiştir. Bozma kararımız sonrasında alınan ve hükme dayanak kılınan 27.06.2011 tarihli bilirkişi raporunda; kazalının % 40, ...’in % 20, davalı Şirketin % 20, dava dışı BEDAŞ’ın % 20 oranında kusurlu bulunduğu belirtilmiştir.
    Bozma kararımızda açıkça zararlandırıcı sigorta olayında ağırlıklı kusurun sigortalıda olduğu belirtilmiş olup, buna göre tarafların kusur oran ve aidiyetleri belirlenerek varılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken, bozma kararı gereğini yerine getirmeyen ve oluşa uygun olmayan kusur raporunun hükme dayanak alınmış olması,
    2-Kabule göre; dava dilekçesinde, dava dışı kişilerin kusuru nedeniyle teselsül hükümlerine dayanılmamasına, davalıların toplam %40 kusurlu bulunmalarına, 506 sayılı Yasanın 26. maddesi gereğince Kurum zararının %40’ından davalıların müştereken ve müteselsilen, 10. maddesi gereğince davalı ...’in kalan %20’sinden tek başına sorumlu olduğu gözetilmeksizin, dava dışı BEDAŞ’ın kusurundan davalıların teselsül hükümleri gereğince sorumlu olduğu kabul edilerek 506 sayılı Yasanın 26. maddesi gereğince Kurum zararının %60’ından davalıların müştereken ve müteselsilen, 10. maddesi gereğince davalı ...’in kalan %20’sinden tek başına sorumlu olduğunun kabul edilmesi,
    3-Alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olmasına göre, kabul edilen miktar üzerenden hesaplanan harcın tamamının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken, 1.811,28 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye 452,82 TL’sinin davalı ...’den tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    :Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı avukatı yararına takdir edilen 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalı şirkete, davalı şirket avukatı yararına takdir edilen 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 05.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!