T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinde, haksız fiil kaynaklı trafik kazası sonucu bedensel zararlar ve manevi tazminat davasının istinaf başvurusu incelemesi.
Özet: Bu hukuki belge, ehliyetsiz ve reşit olmayan sürücünün karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının, araç sahibi ve sigorta şirketinden haksız fiil kaynaklı maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak, ilk derece mahkemesinin sürücüyü %100 kusurlu bulduğu, davacının %18 sürekli iş göremezliğinin tespit edildiği ve tıbbi raporlardaki çelişkilerin değerlendirildiği bir tazminat davasının istinaf incelemesini içermektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: Dr.... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: █████/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ...Ş. ile davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.03.2018 saat 18.00 sıralarında Ankara İli, Mamak İlçesinde bulunan Sarayönü Sokakta karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkil ...'a, Hakan Sokaktan Sarayönü Sokağa kontrolsüz bir şekilde dönen, sürücü ...'nin idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonrası müvekkilin yaralandığını, kazaya karışan araç sürücüsünün panikleyerek olay yerinden kaçtığını, akabinde ise polis henüz gelmeden kaza yerinden aracı götürmüş oldukları için kaza tespit tutanağının düzenlenemediğini, müvekkilinin bedensel zararlarının tespiti ile güç kaybı tazminatı, iş göremezlik tazminatının ve tedavi giderlerinin hesaplatılarak araç sahibi yönünden olay tarihinden ve sigortacı yönünden başvuru tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte maddi tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmenin zaruri olduğu, davalı ...'nin ... plakalı aracın sahibi gerçek işleteni olduğu, kazaya karışan sürücünün ise davalının reşit olmayan oğlu olduğu ve ehliyetsiz olarak aracı kullandığı sırada kazanın meydana geldiği, davalı ... açısından haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 16.03.2018 tarihinden itibaren işletilecek faiz ile birlikte tespit olunacak maddi tazminatın ödettirilmesi gerektiği, diğer davalı ... Şirketinin ise Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalayan şirket olduğu, davalı ... şirketine başvurularak, bahse konu kaza nedeniyle müvekkilin uğradığı ve henüz açığa çıkmayan maddi zararlara ve fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere, müvekkilin uğradığı maddi zararların talep edildiği, ancak sigorta şirketince başvuruya yanıt verilmediği ve ödemede de bulunulmadığı, müvekkilinin 54 yaşında olduğu, günlük ev işleri ve hayatı yanısıra torunları ile de ilgilendiği belirtilerek, şimdilik 1.000,00-TL olmak üzere güç kaybı tazminatının ve tedavi giderlerinin hesaplatılarak araç sahibi/işleten yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden başvuru tarihinden işletilecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00-TL manevi tazminatın ise olay tarihinden işletilecek faiziyle birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde; sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddini talep ettiklerini, dava konusu kazaya karışan aracın ZMMS poliçesinin davalı müvekkilince düzenlendiğini, poliçeden sorumluluklarının kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun tespiti gerektiğini, TRH 2010 tablosuna göre 1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiği, geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinin poliçe kapsamında olmadığı, davacının gelirinin somut belge ile ispatlanması gerektiğini, hatır taşımasının varlığının araştırılmasını faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihinin dikkate alınması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, kusur bilirkişisinden alınan raporda, davalı sigortalı araç sürücüsünün ana yoldan tali yola dönüşünde hızını düşürerek ve kontrollü şekilde geçmesi gerektiği, sürücü belgesinin olmadığı, 2918 sayılı 52/b-d ve 36 maddeleri ihlal ettiğinden %100 kusurlu olduğunun belirtildiği, Hacettepe ATK'dan alınan raporda kaza tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca davacının %18 oranında sürekli iş göremez olduğu, 6 ay geçici iş göremez olduğu, 2 ay bakıcı ihtiyacı bulunduğunun belirlendiği, davacı vekili tarafından dava dilekçesine eklenen Ankara ATK raporunda 41 mm aorta başlangıcında zedelenme bulunduğu yönünde tespit yapıldığı, iki rapor arasında çelişki bulunduğundan, dosyanın İstanbul ATK'ya gönderildiği, eksikliklerin istenildiği, eksik muayene evrakları ve raporların gönderildiği, ATK'dan maluliyet tespiti yönetmeliğine göre değerlendirme yapılmadığı iki rapor arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine göre değerlendirme yapılması istenilmişse de bu yönde değerlendirme yapılmayarak önceki raporun teyit edildiği, kaza tarihi 16.03.2018 olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11.03.2021 tarihli █████████ E. Ve █████████ K. Sayılı kararında 2018 yılı kazalarına Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği hükümlerinin uygulanacağı belirtildiğinden Hacettepe Üniversitesi ATK raporunun baz alındığı, davacının %18 oranında sürekli iş göremez, 6 ay geçici iş göremez, 2 ay bakıcıya ihtiyaç duyduğu, poliçe limitinin 360.000,00 TL olduğu, dava açılmadan önce sigorta şirketine başvurularak temerrüt oluştuğu, işletenin kaza tarihi itibariyle sorumluluğu bulunduğu, araç kamyonet tarzı ticari araç olduğundan avans faizine hükmetmek gerektiği, sigorta şirketi sürekli iş göremezlik yönünden 360.000,00 TL poliçe limiti, bakıcı gideri yönünden tedavi masrafları poliçe limiti ile temerrüt tarihi olan 10.08.2018 tarihinden itibaren sorumlu tutulduğu, manevi tazminata yönelik değerlendirmede, kaza neticesinde davacının duyduğu elem ve keder derecesi, tedavilerinin tamamlanmış olması, davalının kazaya karışan kişi olmaması nedenleriyle reddi gerektiği gerekçesiyle; "Davanın KISMEN KABULÜNE, 8.705,46 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 463.250,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 4.059,00 TL bakıcı gideri tazminatının Sigorta Şirketi yönünden poliçe limiti olan 364.059,00 TL ile sınırlı olmak üzere ve sigorta şirketi yönünden 10.08.2018 tarihinden itibaren, diğer davalı yönünden 16.03.2018 tarihinden itibaren tahsilde tekerrür olmamak üzere işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden davanın REDDİNE" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kusur ve maluliyet oranlarına ilişkin raporlarda aşırı bir kusur ve maluliyet oranı belirlendiğini, bu raporlara ilişkin itirazları karşılar nitelikte raporların mahkemece aldırılmadığını, davacı lehine karar verilen 463.250,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dayanağı bulunmadığını, davacının kalıcı bir sakatlığının olup olmadığının tespit edilmediğini, dava konusu kaza 16.03.2018 tarihinde meydana gelmiş olup, kaza tarihi üzerinden 12 ay geçtikten sonra alınmış özürlü sağlık kurulu raporu bulunmadığından, davacı lehine hükmedilen sürekli iş göremezlik tazminatının da dayanağı bulunmadığını, davacının ev kadını olması ve yaşı itibariyle de 8.705,46 TL geçici iş göremezlik tazminatının fahiş olduğunu, ek olarak davacının, 20.000,00-TL manevi tazminat talebinde bulunduğunu, davacının bu talebi mahkemece reddedilmiş ise de, manevi tazminat yönünden karşı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususun gerekçeli kararda belirtilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda belirtilen, ... plakalı araç sürücüsü ...'nin % 100 oranında asli kusurlu olduğu değerlendirmesinin kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporunun bağımsız eksperlerce hazırlanan ekspertiz raporu ile çeliştiğini, dosyada bağımsız eksperler tarafından düzenlenen ekspertiz raporu ile oluşan kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'nin %75 oranında kusurlu olduğunun ortaya konulduğunu, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe göre, (Resmi Gazete 30 Mart 2013-28603) kişinin tüm tedavileri tamamlandıktan sonra sakatlığın 12 ay boyunca stabil ve kalıcı olması gerektiğini, bu nedenle davacının kalıcı bir sakatlığının olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu kaza 16.03.2018 tarihinde meydana gelmiş olup kaza tarihi üzerinden 12 ay geçtikten sonra alınmış özürlü sağlık kurulu raporu bulunmadığından, davacı vekilinin daimi sakatlık iddialarının reddi gerektiğini, müvekkil şirket aleyhine vekalet ücretine hükmedilmişse de müvekkil şirket poliçe limiti ile sorumlu olduğundan davayı kabul etmemekle vekalet ücretine hükmedilmesi halinde "poliçe limiti esas alınarak hükmedilmesi gerektiğini, buna rağmen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin vekalet ücretine oranlanmadığını, hesaplamanın 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, geçici bakıcı ve geçici iş göremezlik bakımından müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının ev hanımı olup geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceğini, mahkemece aracın kamyonet olması gerekçesiyle avans faizine hükmedilmiş olup, aracın ticari olarak kullanılıp kullanılmadığının araştırılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yasal faize hükmedilebileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalılar vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Kusura ilişkin olarak, 16.03.2018 tarihinde saat 18.00'de Mamak ilçesinde ... plakalı araçla, Sarayönü Sokakta karşıdan karşıya yaya olarak geçmeye çalışan ...'a Hakan Sokaktan Sarayönü sokağa hızlı ve fazla kontrolsüz dönen ... plakalı araç sürücüsü ...'nin çarpması neticesinde ağır yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, hükme esas alınan kusur raporunda kaza anında ... plakalı araç sürücüsü ...'nin Hakan Sokaktan Sarayönü Sokağa hızı fazla ve kontrolsüz döndüğü, 2918 saylı K.T.K Madde 52/d ve Madde 36 ihlalden kusurlu olup, kusur oranının % 100 olduğu, davacı ...'ın herhangi bir KURAL ihlali görülmemiş olduğunun belirtildiği, raporun oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.
Maluliyete ilişkin olarak, davaya konu kazanın meydana geldiği 16/3/2018 tarihinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik ve Yaralanma Modeli veya Tanı İlişkili Değerlendirme başlıklı bölümde; "Yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulguları da eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili tablolar kullanılır (Bölüm 4). Bu değerlendirme için özür kalıcı ve stabil olmalı, son 12 ayda değişiklik olmamalıdır. " düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, yaralanma omurgaya ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında on iki aylık süre geçmesi gerekmekte olup, Hacettepe Üniversitesi tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan raporun 30/9/2019 tarihli olup, belirtilen sürenin geçtiği anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacının ev hanımı olduğundan bahisle iş göremezlik tazminatına hak kazanamayacağına yönelik itirazda bulunulmuş ise de, ev hanımının iş göremezlik tazminatı bir çalışmanın karşılığı değil aynı zamanda ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin yerine getirilmesine (efor tazminatı) ilişkin olduğundan buna yönelik itiraz yerinde değildir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı)
Maddi tazminat talebinden sorumluluğuna karar verilen davalı ...Ş.'nin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı sıfatıyla, meydana gelen zararı poliçe limiti dahilinde gidermekle yükümlü olduğu, yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumlu olduğu, zarar miktarının limiti geçmesi hâlinde sigortacı aleyhine hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderlerinin tamamından değil, sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumlu olduğu gözetilerek, poliçedeki limiti oranında yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin tamamından diğer davalıyla birlikte müteselsil sorumluluğuna karar verilmesi hatalı olmuştur.
Faiz konusunda ise, işletilecek faiz türünün tespitinde, zarara neden olan aracın trafik kaydı ve kaza tarihindeki gerçek kullanım amacının değerlendirilmesi, bu değerlendirme neticesinde aracın kullanım amacının hususi olması durumunda yasal faize, ticari olması ve davacının avans faizi talebi bulunması halinde avans faizine hükmedilmesi gerekmekte olup, araç ruhsatına göre aracın kullanım amacı “yük nakli-hususi olarak belirtilmiş olduğundan yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faize hükmedilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Diğer taraftan, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş olup, reddedilen miktar yönünden davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle, davalı ...Ş. vekili ile davalı ... vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, hükmün kesinleşen yönleri korunarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I-Davalı ...Ş vekili ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun AYRI AYRI KABULÜ İLE, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ Esas - ████████ karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
Buna göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 8.705,46 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 463.250,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 4.059,00 TL bakıcı gideri tazminatının Sigorta Şirketi yönünden poliçe limiti olan 364.059,00 TL ile sınırlı olmak üzere ve sigorta şirketi yönünden 10.08.2018 tarihinden itibaren, diğer davalı yönünden 16.03.2018 tarihinden itibaren tahsilde tekerrür olmamak üzere işleyecek avans faizi (davalı ... yönünden yasal faiz) ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Manevi Tazminat yönünden davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 32.516,58-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.981,05-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 30.535,53-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, (davalı ... 23.726,10 TL ile sorumlu olmak kaydıyla)
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 72.642,00-TL nisbi vekalet ücretinin (davalı ... 56.608,85-TL ile sorumlu olmak olmak üzere) davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...’ye verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan, 35,90-TL başvuru harcı, 358,63-TL peşin/nisbi harcı, 1.622,42-TL ıslah harcı, olmak üzere toplam 2.016,95 TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... 1566,43 TL ile sorumlu olmak kaydıyla)
5-Davacı tarafından yapılan; 4.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 591,65-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.591,65-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.591,65-TL lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, (davalı ... 3567,71 TL ile sorumlu olmak üzere)
- Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde taraflara İADESİNE,
II-İSTİNAF BAŞVURUSU NEDENİYLE YAPILAN HARÇ VE MASRAFLAR YÖNÜNDEN
1-Davalılar ... Sigorta A.Ş. ile ... tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde bu davalılara iadesine,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından 200,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine,
Davalı ...Ş. vekili tarafından yapılan istinaf yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
4-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!