Yargıtay 4. Ceza Dairesi, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçunda usul ve yasal unsurların oluşmadığına dair temyiz itirazlarını reddederek mahkumiyet kararını onadı.
Özet: Yerel mahkemenin aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan verilen mahkûmiyet kararını temyiz eden sanık müdafiinin suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğu yönündeki itirazları incelenmiş olup; sanığın eyleminin yasal unsurlarının oluştuğu, duruşma sonucu eylemin kanuna uygun saptandığı, kanıtların eksiksiz sergilendiği ve vicdani kanının kesin verilere dayandırıldığı, ayrıca aleyhe temyiz olmadığından ceza miktarındaki alt sınırdan uzaklaşma eksikliği ile uygulama maddesi hatasının bozmayı gerektirmediği gerekçeleriyle temyiz talepleri reddedilerek hükmün oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Sanık hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan bozma üzerine Yerel Mahkemece mahkumiyet kararı verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, hükmün bozulması gerektiği ve vesaireye ilişkindir.
    III. GEREKÇE
    Sanığa yükletilen aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
    Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
    5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanırken mağdur sayısı dikkate alınıp artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı ve hüküm fıkrasında uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a maddesinin gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğundan bozmayı gerektirmediği anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
    IV. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    11.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!