2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan sanık hakkında kurulan hükmü, zorunlu müdafi hazır bulunmadığı duruşmada mahkumiyet nedeniyle savunma hakkı kısıtlandığından bozmuştur.
Özet: Hırsızlık suçundan yargılanan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararının yasal olarak temyiz edilemez nitelikte bulunması sebebiyle temyiz istemi reddedilirken, aynı suçtan hüküm giyen sanık yönünden ise zorunlu müdafinin mahkumiyet kararının verildiği duruşmada hazır olmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı belirlenerek, bu hukuka aykırılık nedeniyle hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Ceza Dairesi
    SAYISI
    : ████████ E., █████████ K.
    ŞİKÂYETÇİ
    : ...
    SUÇA
    SÜRÜKLENEN ÇOCUK
    : ...
    SUÇ
    : Hırsızlık
    HÜKÜM
    : İstinaf başvurusunun esastan reddine
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Ret, onama
    I.Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin
    incelenmesinde;
    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 21.12.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
    II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
    İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, bilirkişi raporunda sadece kıyafet benzerliği nedeniyle kamera görüntülerindeki şahsın sanık olduğunun belirtildiği anlaşıldığından anılan rapora göre mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka uygun olmadığı ve kararın bozulması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, "sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve müdafi huzurunda savunmasının alınması gerektiği", buna göre sanığa yargılama sırasında zorunlu müdafii atanmışsa da müdafinin hazır bulunmadığı duruşmada mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 61. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!