Hırsızlık suçundan verilen bozma sonrası mahkumiyetin, sanığın zorunlu müdafi olmaksızın savunma hakkının kısıtlanması gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulması kararı.
Özet: Yargıtay, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararını, 5237 sayılı TCKnın 142/2-h ve 143. maddelerindeki suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması karşısında, 5271 sayılı CMKnın 150/1-3 maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmasının bu müdafi ile birlikte alınması gerekirken, bozma sonrası önceki müdafisiz savunmalarla yetinilerek 5271 sayılı CMKnın 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı şekilde sanığın savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle usulden bozmuştur.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanık hakkında hükmedilen 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 143. maddelerinde düzenlenen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 150/1-3. maddeleri uyarınca sanığa, 07.06.2021 tarihli bozma ilâmı sonrasında atanan zorunlu müdafi ile birlikte savunmalarının alınması gerektiği gözetilmeden, sanığın daha önceki tarihli olan ve müdafii bulunmaksızın yaptığı savunmalarını tekrar ettiğini belirten savunması ile yetinilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması suretiyle hüküm kurulması,Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.