Asıl işveren Karayolları Genel Müdürlüğünün alt işveren işçisinin toplu iş sözleşmesinden doğan çocuk, yemek, yakacak yardımı ve sair alacaklarından sorumluluğunun Yargıtayca onanması kararı.
Özet: Asıl işveren konumundaki Karayolları Genel Müdürlüğüne ait işyerinde alt işveren işçisi olarak çalışan davacının, sendika üyesi olması nedeniyle toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan çocuk, yemek, yakacak yardımı, direksiyon primi, bayram harçlığı, ikramiye ve ücret farkı alacaklarını talep ettiği davada; davalı Karayollarının ihaleyi veren makam olduğu, asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığı ve toplu iş sözleşmesinin tarafı olmadığı yönündeki savunmaları, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından Karayollarının asıl işveren sıfatıyla toplu iş sözleşmesinden doğan alacaklardan alt işverenle birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle reddedilmiş, Yargıtay da bu kararı onamıştır.
9. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Ankara 57. İş Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı asıl işveren Karayolları Genel Müdürlüğüne ait işyerinde alt işveren işçisi olarak çalıştığını, davalı İdarenin asıl işveren olduğunu, işyerinde Yüksek Hakem Kurulunun 02.10.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla toplu iş sözleşmesinin uygulanmaya başlandığını, davacı tarafın sendika üyesi olduğunu, toplu iş sözleşmesinde düzenlenen alacakların işverence hiç ödenmediğini iddia ederek çocuk yardımı, yemek yardımı, yakacak yardımı, direksiyon primi, bayram harçlığı, ikramiye ve ücret farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, İdarenin ihale makamı olduğunu, davacı ile işçi işveren ilişkileri olmadığını, yüklenici şirketler ile İdare arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, alacağa dayanak olan toplu iş sözleşmesinin tarafı olmadıklarını, bu
    nedenle de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ödeme yükümlükleri bulunmadığını, davacının rutin yol
    bakım ve onarım ile kar ve buz mücadelesi yapılması işine ait ihale kapsamında çalıştığını, ihalenin yapım ihalesi olduğunu, husumet itirazları olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yemek yardımı konusunda bilirkişi ek raporu, diğer alacaklar bakımından da kök rapor dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Kurum ile dava dışı Şirketler arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, davalı İdarenin alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ... yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olmakla davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarından sorumlu olduğunun kabulü ile hükme esas alınan bilirkişi raporlarının dosyada bulunan Yüksek Hakem Kurulu kararı ile bağıtlanan toplu iş sözleşmesi hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
    1. Davalı İdarenin toplu iş sözleşmesinin tarafı olmadığından talep edilen alacaklardan sorumlu olmadığını, müvekkili İdarenin ihale makamı olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini,
    2. Yargılama sırasında yapılan ve hükme esas alınan hesaplamaların kabulünün mümkün olmadığını,
    3. Hükmedilen faiz türü ve başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, davalı ... ile dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olup olmadığı, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve davalının bu alacaklardan sorumlu olup olmadığı noktalarındadır.
    Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
    Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!