Kasten yaralama suçundan verilen mahkûmiyet kararının istinaf sonrası temyiz incelemesinde, sanık müdafiinin temyizinin süre aşımından reddi ile katılan vekilinin ceza miktarındaki ve haksız tahrik indirimi uygulanmasındaki itirazlarının reddedilmesi.
Özet: Kasten yaralama suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararına yönelik olarak, sanık müdafiinin yasal süre geçtikten sonra yaptığı temyiz istemi reddedilirken; katılan vekilinin, belirlenen temel cezanın düşük olduğu ve haksız tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiği yönündeki itirazları, suçun işleniş şekli, oluşan zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin kastı ve orantılılık ilkesi gözetilerek temel cezanın ve katılandan sanığa yönelen haksız tahrik eylemi nedeniyle uygulanan indirim oranının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle yerinde görülmemiş ve bölge adliye mahkemesince verilen hüküm onanmıştır.
1. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., █████████ K.
    SUÇ
    : Kasten yaralama
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    TEMYİZ EDENLER
    : Katılan vekili, sanık müdafii
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Bozma
    Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; Sanığın yokluğunda verilip 11.12.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra sanık müdafiinin 27.12.2023 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
    Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1 ve 286/2-b maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    1.İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/3, 53, 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 24 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
    2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 08.11.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin ve sanığın istinaf başvuruları üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/3, 29, 53, 58. maddeleri uyarınca 3 yıl 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve haksız tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
    III. GEREKÇE
    1.Her ne kadar mezkur Tebliğnamede ortaya çıkan zarar ve tehlikenin niteliğine göre, 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesindeki ilkeler gözetilip, 1 ila 3 yıl arasında hapis cezası öngören aynı Kanun'un 86/1. maddesi uyarınca alt sınırla makul arasında ölçülü bir temel ceza belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde fazla ceza tayini gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de suçun işlenmesindeki özellikler, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin güttüğü amaç ve kastının yoğunluğu ile 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi göz önüne alınarak belirlenen temel ceza miktarında isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
    2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından yaralama kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği, bu itibarla belirlenen temel ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığı, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylem bulunduğundan haksız tahrik indirimi yapılmasının ve haksız tahrikin niteliği ile ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
    IV. KARAR
    1.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
    Sanığın yokluğunda verilip 11.12.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra sanık müdafiinin 27.12.2023 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu ananlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
    2. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
    Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 08.11.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!