Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan verilen HAGB kararında usulüne uygun tebligat yapılmaması ve adli sicil kaydı değerlendirme hataları nedeniyle kanun yararına bozma istemini değerlendiriyor.
Özet: Bir sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının, katılan vekilinin itirazı üzerine genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda da yeniden HAGB kararı verilmesi üzerine, bu kez sanık müdafiinin itirazı sonucu ağır ceza mahkemesince kaldırılmasına karar verilmiştir; Adalet Bakanlığı, bu kaldırma kararının kanun yararına bozulmasını talep etmektedir, zira sanığa duruşma davetiyesinin usulüne uygun tebliğ edilmediği ve ağır ceza mahkemesinin, sanığın adli sicil kaydındaki HAGB kaydını hatalı yorumlayarak, aslında bu dosyadaki ilk HAGB kararı olan kaydı, başka bir suçtan verilmiş engelleyici bir HAGB olarak değerlendirmesi sebebiyle HAGBnin şartları mevcutken kararı kaldırmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ Değişik işSUÇ
: HakaretKARAR
: İtirazın kabulüTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıHakaret suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2021 tarihli ve █████████ esas, ████████ sayılı kararına karşı katılan vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, bu defa duruşma açılarak genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ve █████████ esas, ████████ sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına dair Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.09.2022 tarihli ve ████████ değişik iş kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarih ve ███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;Dosya kapsamına göre,1-Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarihli kararı ile basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, katılan vekilinin itiraz etmesi üzerine duruşma açılarak genel hükümlere göre yapılanyargılama sırasında, sanığa duruşma günü tebliğ edilirken MERNİS adresi ile aynı olan bilinen son adresine 5271 sayılı Kanun'un 252/2. maddesi uyarınca çıkartılan ihtarlı davetiyenin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi uyarınca tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edildiği ve çıkarılan davetiyenin usulüne uygun olmadığı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde,2-Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarihli kararı ile basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, katılan vekilinin itiraz etmesi üzerine duruşma açılarak genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karara karşı sanık müdafii tarafından itiraz edildiği, mercii Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan itiraz incelemesi sonunda ise, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/8. maddesi ''Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.'' hükmü uyarınca mahkemenin █████/2022 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2022 tarihli ve ████████ değişik iş sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de;Sanığın adli sicil kaydında bulunan Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarihli ve █████████ esas, ████████ sayılı kararının iş bu incelemeye konu dosyada basit yargılama usülü uygulanmak suretiyle verilen ilk hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğu ve katılan vekilinin itiraz etmesi üzerine genel hükümlere göre yargılama yapılarak yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, sanık hakkında daha önce başka bir suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olmadığı, belirtilen kararın sehven adli sicil kaydına işlendiği gözetilerek,Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesince, sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel kaydının bulunmadığı, suç sebebiyle belirlenebilir bir zarar olmaması, hükmolunan cezanın nitelik ve miktarı, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif şartlarının mevcut olduğu ve kabul edilip edilmemesinin de mahkemenin takdirinde bulunduğu nazara alındığında gerekçelendirilmek suretiyle sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,İsabet görülmemiştir.Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE1. Bir numaralı isteme yönelik incelemede;Sanık hakkında hakaret suçundan basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, katılan vekilinin itiraz etmesi üzerine duruşma açılarak genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ancak basit yargılama usulü uygulanması sonucu verilen karara yapılan itiraz üzerine genel hükümlere göre yapılacak duruşmaya sanığın 5271 sayılı Kanun'un 252/2. maddesi gereğince gelmediği takdirde yokluğunda karar verileceğine dair çıkarılan tebligatın en son bildirdiği adres ile aynı olan MERNİS adresine öncelikle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1 . maddesi gereğince tebligat çıkarılmadan aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrasıgereğince doğrudan yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu şekilde yapılan tebligata dayanılarak savunma alınmadan mahkumiyet hükmü kurulduğunun anlaşılması karşısında;itirazın bu yönden kabulüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.2. İki numaralı isteme yönelik incelemede;Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2021 tarihli kararı ile basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, katılan vekilinin itiraz etmesi üzerine duruşma açılarak genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karara karşı sanık müdafii tarafından itiraz edildiği, mercii tarafından itiraz incelemesi sonunda ise, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesi ''Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.'' hükmü uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı anlaşılmış ise de;Sanığın adli sicil kaydında bulunan Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2021 tarihli ve █████████ esas, ████████ sayılı kararının iş bu incelemeye konu dosyada basit yargılama usülü uygulanmak suretiyle verilen ilk hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğu ve katılan vekilinin itiraz etmesi üzerine genel hükümlere göre yargılama yapılarak yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, sanık hakkında daha önce başka bir suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olmadığı, belirtilen kararın sehven adli sicil kaydına işlendiği, sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel kaydının bulunmadığı halde bu gerekçeyle itirazın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.09.2022 tarihli ve ████████ Değişik İş kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.02.2025 tarihinde karar verildi.