Yargıtay 2. Ceza Dairesi, kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkûmiyet kararını, katılan kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi eksikliğini gidererek düzelterek onadı.
Özet: Kamu malına zarar verme suçundan sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek usul ve yasaya uygun bulunmasına rağmen, kendini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife gereği maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi eksikliğinin tespit edilmesi üzerine, bu aykırılığın 9.200,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesi şeklinde düzeltilmesi suretiyle diğer yönleri ile onanmasına karar verilmiştir.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: Kamu malına zarar vermeHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onama20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde yedi gün olarak belirtilen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtaydan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305-326. maddeleri uygulanmakta olduğundan, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş dosyada temyiz süresine ilişkin bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında; katılan vekilinin yokluğunda verilen 15.11.2022 tarihli kararda temyiz süresinin tebliğ tarihinden itibaren 15 gün olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında, katılan vekilinin 05.12.2022 tarihli temyiz isteminin, süresinde olduğu kabul edilerek ve katılan vekilinin sadece katılan kurum lehine vekâlet ücreti verilmemesi yönünden hükmü temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Dosya içeriğine göre sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi gereğince maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün Tebliğname'den uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; "hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 9.200,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.