Yargıtay 12. Ceza Dairesi, trafik kazasında asli kusurlu bulunan sanık hakkındaki taksirle öldürme cezasının istinaf red kararını onadı.
Özet: Bu hukuki evrak, tali yoldan ana yola kontrolsüzce çıkarak üç kişinin ölümü ve üç kişinin yaralanmasıyla neticelenen trafik kazasına sebebiyet veren sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan verilen 7 yıl 6 ay hapis cezası ve 2 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınması kararının temyiz incelemesine dairdir; yapılan değerlendirmede, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin sanığın kavşakta durmayarak anayol üzerindeki araçlara geçiş hakkını vermeme eyleminden kaynaklanan asli kusurunu doğru tespit ettiği, yargılama sürecinin usul ve esasa uygun olduğu belirtilerek hükmün onandığı anlaşılmaktadır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas., █████████ KararSUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
: İstinaf başvurularının esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın somut olaydaki kusur durumunun doğru şekilde tespit edilmediğine, sanık hakkında fazla ceza tayin edildiğine ve katılanlar lehine ayrı vekalet ücreti tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.III. OLAY VE OLGULAR1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23.08.2016 günü saat:21.00 sıralarında gece vakti, aydınlatmanın bulunmadığı üç yönlü (T) kavşakta, 7 metre genişliğindeki bölünmüş, düz, kuru yüzeyli asfalt kaplama yolda, sürücü ... içerisinde yolcu olarak Mehmet Tavşanlı'nın bulunduğu, yönetimindeki 45 ... 0061 plaka sayılı kamyon ile tali yol konumundaki Mevlütlü Mahallesi yönünden seyirle olay yeri kavşağa giriş yapıp, Alaşehir-Salihli bölünmüş anayolunun Salihli yönüne seyreden araçlara ait bölümünü geçtikten sonra sola dönüş yaparak Alaşehir yönüne seyreden araçlara ait bölümüne girdiğinde, bu yol üzerinde Salihli yönünden Alaşehir yönüne sol şerit üzerinde seyretmekte olan sürücü ... yönetimindeki, içerisinde yolcu olarak; ..., ..., ... ve ... ... ile ... isimli şahısların bulunduğu OD YT 64 plaka sayılı otomobilin, kendi aracına sol arka kısmından çarpması sonucu, ..., ... ve ...'un ölümüyle, katılan ..., ... ve ...'in yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında; kamyonun, kaza öncesi geldiği tali yolun anayol ile kesiştiği kavşak başında "DUR" trafik levhası mevcut olduğu, bu kazanın oluşumunda sürücü ...'nun asli kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin █████/2016 tarihli adli raporunda: sürücü ...'nun tali yol konumundaki Mevlütlü Mahallesi yönünden seyirle, aydınlatma bulunmayan olay yeri kavşağa gelip, Alaşehir-Salihli bölünmüş anayoluna giriş yapıp, Salihli yönüne seyreden araçlara ait bölümünü geçtikten sonra sola dönüş yaparak Alaşehir yönüne seyretmek istediğinde; durması, Salihli yönünden gelen araç trafiğini etkin bir şekilde kontrol etmesi ve anayol üzerinde seyretmekte olan bu araçlara ilk geçiş hakkını vermesi, yolun, yerleşim yeri dışında bir yol olduğu, dolayısıyla sürücülerin hızlarını buna göre ayarlayacakları öngörüsüyle hareket edip, aracının cinsini de göz önünde bulundurarak, araçların seyir güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde manevrasını gerçekleştirebilecek güvenli bir ortam oluştuğunda sola dönüş yapması gerekirken, çarpışma noktasının yeri de dikkate alındığında, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, üç kişinin ölümü ve biri nitelikli olmak üzere üç kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE ve KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.02.2025 tarihinde karar verildi.