Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçunda gümrük idaresinin temyiz yetkisizliğini, HAGBnin usulsüz bozulmasını, zincirleme suç ve vekalet ücreti hatalarını bozma gerekçesi yapmıştır.
Özet: Yüksek mahkeme, 4733 sayılı kanuna muhalefet suçuna ilişkin davada Gümrük İdaresinin doğrudan zarar görmediği gerekçesiyle temyiz talebini reddetmiş; ancak, sanık ve katılan vekilinin temyiz başvurularını haklı bularak, sanık hakkında daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, zararın ödenmediği varsayımıyla yasal prosedüre uygun ödeme emri tebliği yapılmadan kaldırılması ve mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu, ayrıca sanığın benzer eylemlerinin zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmemesi ve vekalet ücreti hesaplamasında eksiklik bulunması nedenleriyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.ŞİKÂYETÇİ
: Gümrük İdaresiSUÇ
: 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefetHÜKÜMLER
: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama, kısmî onamaŞikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.Katılan ... vekili ile sanığın temyiz istemleri yönünden; sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I- Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı sigara olmasına göre, sanığın eyleminin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin ... olduğu, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasındakatılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,II- Katılan ... Vekili ile Sanığın Temyiz İstemleri Yönünden;Sanık hakkında 25.02.2013 tarihli eylemi nedeniyle 4733 sayılı Kanun'a muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 07.11.2013 tarihinde sanığın zararı taksitler halinde ödemesi koşuluyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın sanık ile katılan vekiline tebliğinin ve sanık müdafiin itirazının ardından, itirazın reddedilmesi ile kesinleştirilmesi sonucunda Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığa ödeme emri tebliğ edilmeden zararın ödenmediğinden bahisle yapılan yargılama sonucunda yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.Kabule göre de;1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, ████████ Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;Asıl dosyadaki suç tarihinin 25.02.2013, iddianame tarihinin 18.03.2013 olduğu, birleşen dava dosyanın suç tarihinin 21.02.2013, iddianame tarihinin ise 18.03.2013 olduğu anlaşılmakla,Sanığın asıl ve birleşen dosyalardaki eylemlerinin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulamayacağı karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması,2.Açıklanan hükümler ile kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek maktu vekalet ücretinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla hükmolunan dilekçe yazım ücretlerinin mahsup edilmesi suretiyle vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, katılan ... vekili ile sanık ...'nin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.12.2024 tarihinde karar verildi.