6361 sayılı Kanundan kaynaklanan istirdat davası kapsamında kargoda çalınan ve sahte ciroyla ibraz edilen çekin ödenmesini önlemeye yönelik ihtiyati tedbir kararı istinafı.
Özet: Kargoda çalınarak davacı şirketin rızası dışında elinden çıkan ve sahte kaşe ile cirolandığı iddia edilen, ayrıca benzer nitelikteki başka olaylara karışan şirketlerin organize şekilde hareket ettiği yönünde iddialar ve devam eden savcılık soruşturmaları bulunan bir çek hakkında yapılan başvuruda, ilk derece mahkemesi, ilgili çekle ilgili açılmış veya açılacak icra takiplerinin durdurulması ile üçüncü şahıslara ödeme yapılmasının önlenmesi amacıyla uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı vermiş olup, bu karar istinaf incelemesine tabi tutulmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ E.
DAVANIN KONUSU
: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA DİLEKÇESİ
: Davacı vekili tarafından sunulan ihtiyati tedbir talebinde özetle; müvekkili ... San. Tic. A.Ş.'ne ... San. Tic. A.Ş.tarafından keşide edilen , Keşide Yeri: Ankara, Keşide Tarihi: █████/2023, Miktarı: 185,703,47-TL olan ... Bankası Başkent Kurumsal Şubesi’ne ait Çek No:..., çek müvekkili şirketin ... San. Tic. A.Ş'nin ... Bölgesi ... Cad. No: ... Başakşehir/ İstanbul adresine gönderilmek üzere ... Kargo Bilkent Ankara şubesine 29.11.2022 tarihinde ... kargo takip numarası ile kargolandığını, belirtilen kargo müvekkili şirkete ulaştığında kargo poşetleri içinde çek bulunmadığını ve kargo poşetlerinin yan tarafından kesilerek içinden çekin alındığını ve tekrar bantlandığı tespit edildiğini ve çek zayi olduğunu, bu hususta çekin keşidecisi ... San. Tic. A.Ş. Tarafından aynı gün farklı şehirlere gönderilmek üzere kargoya teslim edilen benzer şekildeki çek ihtava eder nitelikte kargoların aynı akıbete uğradığını belritilerek Ankara Cumhuriyet savcılığı ███████████ Hz. Dosyası üzerinden şikayette bulunulduğunu, taraflarınca Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığı ██████████ Hz. sayılı dosyasında şikayette bulunulduğunu, aynı gün ... San. Tic. A.Ş. Tarafından aynı anda tanzim edilen 7 adet çek de farklı firmalara gönderilmek üzere aynı kargo şirketine teslim edildiğini, aynı şekilde farklı şehirlere gönderilen bu çeklerin de aynı akıbete uğradığı teslim alan farklı şehirdeki firmalarda da kargo poşeti içeriklerinin boş çıktığı öğrenildiğini, müvekkilinin şikayeti dışında ... San. Tic. A.Ş. Tarafından aynı anda çalınan 7 adet "çek"e ilişkin olarak Ankara Cumhuriyet Savcılığı nezdinde ███████████ soruşturma no'lu savcılık şikayeti ile şikayette bulunlduğunu, davaya konu çek yönünden taraflarından Bakırköy 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ E . Numarası ile çek iptali davası da açıldığını ve anılan davada verilen tedbir kararı ile de çekin bankadan ödenmesi engellenmesi için yazı yazıldığını, davaya konu ve kargoda çalınan çek ile ilgili banka cevabı ve çek görselleri incelendiğinden çekin arkasının lehdar müvekkillinin kaşesinin sahtesi yapıldığını ve yaptırılan ve basılan sahte kaşe üzerine sahte imza atılmak sureti ile cirolandığını bu sahte imzadan sonra gelmek üzere, ... Sanayi ve Tic. A.Ş., ... Tic. Ltd. Şti. , ... A.Ş. tarafından cirolanarak son ciranta olan ... A.Ş. tarafından bankaya sunulduğunu ve bankaca Avrupa Kurumsal Merkez şubesine ibraz edildiğini, ibraz anındaki hesap bakiyesi yetersiz olduğundan çek tutarı ödenmediğini, karşılıksız işlemlerine tabi tutulmuş olduğu öğrenildiğini, davalı ... A.Ş ve diğer davalılar iyi niyetli olmayıp ağır kusurla çeki iktisap ettiğini, çeklerde devir ciro ve teslim ile olduğunu, dava konusu belgeler müvekkili rızası hilafına elinden çıkmış bir belge olup dayanak evrak kambiyo senedinde müvekkiline ait kaşe sahte olarak yaptırıldığını ve ciro sahte olak yapıldığını, cirantalar iş birliği içinde hareket eden ve benzer şekilde birden fazla olaya karışmış şirketler olduğunu ve haklarında farklı şirketlerce açılmış davalar ve yapılmış şikayetler mevcut olduğunu, aynı şekilde haricen öğrenilen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı █████████ Sor. numaralı dosyasında yine benzer şekilde çeklerin çalındığını ve bu kapsamda ilgili savcılık makamınca çalınan çeke yönelik el koyma kararı verildiğini, iş bu dosya ve bilgiler dahi müvekkili şirketin mağduru olduğu çek çalınması olayının organize bir şekilde yapıldığını ve tüm bu firmaların sahte cirolarla benzer şekilde alacaklı konumuna getirilerek işbirliği içinde hareket ettiğini, arz edilen sebeplerle dava konusu çek ile ilgili olarak icra takibine konu edilmesinin engellenmesini teminen tedbir kararı verilmesini tedbir kararı gerektiğini, bilgileri dışında açılmış icra takibi var ise icra takibinin durdurulmasına ve herhanbiri nedenle icra dosyasına ödeme yapılması halinde yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas, █████/2023 tarihli ara kararı ile; "Somut durumda ... San. Tic. A.Ş.tarafından keşide edilen, Keşide Yeri: Ankara, Keşide Tarihi: █████/2023, ... Bankası Başkent Kurumsal Şubesi’ne ait Çek No:..., 185.703,47-TL bedelli çekin davalı tarafça açılmış veya açılacak icra takiplerinin durdurulması ve çekin üçüncü şahıslara ödenmesinin önlenmesi amacıyla uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş olmakla; davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; çek bedeli olan 185.703,47-TL'nin %15'i olan 27.855,52-TL nakdi veya gayri nakdi teminat sunulması halinde dava konusu kılınan ... Ürünleri San. Tic. A.Ş.tarafından keşide edilen, Keşide Yeri: Ankara, Keşide Tarihi: █████/2023, ... Bankası Başkent Kurumsal Şubesi’ne ait Çek No:..., 185.703,47-TL bedelli çekin tahsilinin, dava tarihinden önce takibe geçilmemiş olması kaydı ve ayrıca iyi niyetli üçüncü kişilerin haklarını etkilememek ve iyi niyetli üçüncü kişiler yönünden sonuç doğurmamak kaydı ile icra takibinin davacı yönünden tedbiren durdurulması yönünde aşağıdaki şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmiştir." gerekçesi ile İhtiyati tedbir talebinin kabulü ile, 2004 sayılı Yasanın 72/2.maddesi uyarınca çek bedeli olan 185.703,47-TL'nin %15'i olan 27.855,52-TL nakdi veya gayri nakdi teminat karşılığında, dava konusu kılınan ... San. Tic. A.Ş.tarafından keşide edilen , Keşide Yeri: Ankara, Keşide Tarihi: █████/2023, ... Bankası Başkent Kurumsal Şubesi’ne ait Çek No:..., 185.703,47-TL bedelli çekin tahsilinin, dava tarihinden önce takibe geçilmemiş olması kaydı ve ayrıca iyi niyetli üçüncü kişilerin haklarını etkilememek ve iyi niyetli üçüncü kişiler yönünden sonuç doğurmamak kaydı ile icra takibinin davacı yönünden tedbiren durdurulmasına, Dava tarihinden sonra dava konusu ... San. Tic. A.Ş.tarafından keşide edilen , Keşide Yeri: Ankara, Keşide Tarihi: █████/2023, ... Bankası Başkent Kurumsal Şubesi’ne ait Çek No:..., 185.703,47-TL bedelli çek ile ilgili açılmış olan icra takiplerinin davacı tarafça mahkememize bildirilmesi halinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması yönünden ilgili icra müdürlüğü bildirildiğinde müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ Davalı vekili tarafından İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasına ibraz edilen dilekçe ile özetle; davacının asılsız ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarını ispatlar bir emare bulunmamakta olup mahkemenizce verilen tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, 11 Haziran 2011 Cumartesi günü yayımlanarak yürürlüğe giren 27961 sayılı Resmi Gazete ile PTT Kargo Ve Kurye Gönderileri Hakkında Yönetmelik'in 39. Maddesinde Yasak Maddelerin yer aldığı g bendinde; “Değer konulmuş veya sigortalı gönderiler dışında kalan gönderiler içine kağıt para, elinde bulunduranın faydalanabileceği her türlü değerli kağıtlar, madeni para, altın, platin ve gümüş külçeleriyle değerli taşlar veya bunlardan yapılmış eşya ve mücevher gibi değerli maddeler.” olarak yer aldığı görüldüğünden davacının iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu işbu yönetmeliğin ilgili maddesi ile de sabit olduğunu, davacının asılsız ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarını ispatlar bir emare bulunmadığından ve kıymetli evrak niteliğinde olan dava konusu çekin kargo kurye marifeti ile taşınması yasak olduğundan huzurdaki davayı iyi niyetli meşru hamile karşı ileri süremeyeceğini, yalnızca çekin çalındığına dair bir iddiada bulunan borçlu beyanına istinaden tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, İhtiyati tedbirin şartlarının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlendiğini, bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, ihtiyati tedbirde asıl olan, ihtiyati tedbire esas bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati tedbir sebebinin bulunması olduğunu, HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden taraf, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorunda olduğunu, burada sözü edilen ispatın ölçüsü ise, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlendiğini, yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında hakimin, iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmesi gerektiğini, bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alındığını, geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemesi gerektiğini, ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunlu olduğunu, ihtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Kanunun öngördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerektiriyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini, HMK'nın 389. maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ise hakimin, ihtiyati tedbire davanın her aşamasında karar verebileceğini, davacının iddiaları soyut ve ispattan yoksun olduğundan ve davacı ihtiyati tedbir için gerekli olan yaklaşık ispat şartını sağlayamadığından verilen tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise; müvekkilinin dava konusu çeki usul ve yasaya uygun şekilde iktisap etmiş olması nedeniyle iyi niyetli son meşru hamil olduğundan ve davacının tedbir talebinin dava değerinin %15' ı oranında teminatla kabul edilmesi kararı müvekkilinin tedbirden kaynaklı zararlarını karşılamayacağından teminat miktarının %115 olarak belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile iş bölümü nedeni ile dosya İstanbul 6. Asilye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İlk Derece Mahkemesince █████/2024 tarihli ara karar ile; "HMK'nun 390/3 fıkrası uyarınca; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu nazara alındığında tüm dosya kapsamından bir arada değerlendirildiğinde yaklaşık ispat koşulları mevcut olup davalının ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebi de yerinde görülmemiş yapılan açıklamalar çerçevesinde davalı tarafın ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " gerekçesiyle Davalı ... Aş vekilinin ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF
: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece ara karar ile yaklaşık ispat koşullarının mevcut olduğu bildirilmiş ise de bu tespitin hangi kriterler baz alınarak yapıldığının belirsiz olup izaha muhtaç olduğunu, gerekçe ile yaklaşık ispat koşullarının bildirilmediğini, iyi niyetli alacaklı müvekkilinin alacağının korunması gerektiği ve icra dosyasının tahsil kabiliyetinin her geçen gün düştüğü hususlarının dahi göz önünde bulundurulduğunda ihtiyati tedbire itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davacının iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olup tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, █████/2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 27961 sayılı Resmi Gazete ile "PTT Kargo ve Kurye Gönderileri Hakkında Yönetmelik" m.39 gereğince davacının iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunun sabit olduğunu, davacının dava konusu çekin ... Kargo şirketine teslim edildiğini ancak ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ulaşmadığını ve kaybolduğunu ileri sürdüğünü, huzurdaki davnın davacı tarafından ... Kargo şirketine yöneltilmediğini, ihbarda bulunulması hususunda yerel mahkemeden herhangi bir talepte de bulunulmadığını, bu hususun bile davacının iddialarının soyut, mesnetsiz ve kötü niyetle ileri sürüldüğünü kanıtlar nitelikte olduğunu, davacının çalıntı beyanlarının iddiadan ibaret olduğunu, mahkemeler veya savcılık nezdinde bu hususta verilmiş bir kesin hüküm bulunmadığını, savcılık veya yerel mahkemelerce müvekkiline çekin teslim edilmesi gerektiğine dair herhangi bir müzekkere de tebliğ edilmediğini, yalnızca çekin çalındığına dair bir iddiada bulunan borçlu beyanına istinaden tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati tedbire karar verilirken haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınması gerektiğini, tarafların çıkar dengesinin ve ihtiyati tedbirin amacının gözetilmesi gerektiğini, aksi kanaattte olunması durumunda; huzurdaki davanın İİK m.72 uyarınca ikame edildiğini, davalı müvekkilinin iyi niyetli son meşru hamil olduğundan ve davacının tedbir talebinin dava değerinin %15'i oranında teminatla kabul edilmesi kararının müvekkilinin tedbirden kaynaklı zararını karşılamayacağından teminat miktarının %115 olarak belirlenmesine karar verilmesini ya da takip çıkış miktarı 216.134,68 TL + %20 kötü niyet tazminatı olan toplamı kadar teminat karşılığında karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu çekin TTK hükümleri uyarınca kambiyo senedi vasfını haiz olduğunu, HMK m.200 gereği senedin senetle ispatı zorunlu olup davacı tarafın iddialarını ispata yeterli delil ibraz edemediğini, mahkemenin ara kararında belirttiğinin aksine somut olayda yaklaşık ispat koşulları mevcut olmadığını, her halükarda ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap vermemiştir.
GEREKÇE
: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. davacı tarafından dava konusu çekin kargo aşamasında çalındığını lehtar olan müvekkilinin imza ve kaşesinin sahte olduğunu ileri sürmektedir.İstanbul 20 ATM nin : █████/2023 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbirin kabulüne karar verilmiş olup itiraz üzerine ön inceleme duruşmasında istinafa konu İstanbul 6.ATM nin ████████ Esas sayılı dosyasından █████/2024 tarihinde itirazın reddine karar verilmiştir.2004 Sayılı İİK'nın menfi tespit ve istirdat davaları başlıklı 72.maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir.2004 Sayılı İİK'nın 72. madde menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir ile ilgili özel düzenleme olup davanın takipten önce veya sonra açılması, verilecek tedbirin şekli yönünden değişikliğe yol açmaktadır. 2004 Sayılı İİK'nın 72. maddenin 3. fıkrasında "...İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." düzenlemesi yer almaktadır.İhtiyati tedbirin şartları HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Menfi tespit davasının icra takibine etkisi ise İİK 72. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Normlar hiyerarşisi kuralına göre özel nitelikli hükmün öncelikle uygulanması gerekir. İhtiyati tedbire ilişkin HMK 389. maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'' hükmünü haizdir. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesi şartları varsa uygulanacak geçici bir hukuki koruma niteliğindedir. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat şartı gerekmektedir. Somut olayda davacı tarafından dava konusu çekteki lehtar imzası ve kaşesinin sahte olduğunun ileri sürüldüğü mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının üçüncü kişilerin hakları etkilenmemek kaydı ile verildiği, alınan teminat miktarı %15 in dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen karar hukuken yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ████████ E. sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!