12. Ceza Dairesi kararı: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda, seri muhakeme usulü durma kararının zamanaşımını kesmediği gerekçesiyle kamu davasının düşmesi.
Özet: Sanık hakkında daha önce bozma kararı verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde, yerel mahkemenin seri muhakeme usulü için verdiği durma kararının zamanaşımını durduran bir neden olmadığı ve sanığa isnat edilen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun 8 yıllık zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan 09.05.2016 tarihli mahkumiyet hükmünden itibaren temyiz incelemesi tamamlanmadan önce dolduğu anlaşılarak, derhal beraat koşullarının da bulunmaması nedeniyle kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine karar verilmiştir.
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E. ████████ K.
    SUÇ
    : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
    HÜKÜM
    : Mahkumiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hüküm; sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Dursunbey Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 250. maddesi uyarınca seri muhakeme usulünün uygulanması için verilen durma karar verilerek dosyanın gereği için Dursunbey Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği ve sanığın yapılan tebligata rağmen yasal süresi içerisinde müracaat etmediğinden bahisle sanık hakkında Dursunbey Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2023 tarihli ve ████████ Soruşturma, ████████ Esas ve ████████ nolu iddianame tanzim edilmiş ise de; sanık hakkında aynı olaya ilişkin daha önceden iddianame tanzim edilerek kamu davası açıldığından, 27.06.2023 tarihli iddianamenin hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    Dursunbey Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2023 tarihli kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 250. maddesi uyarınca seri muhakeme usulünün uygulanması için verilen durma kararının, 5237 sayılı Kanun'un 67. maddesinde belirtilen zamanaşımını durdurma nedenlerinden biri olmadığı anlaşılmakla,
    Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Kanunun 179. Maddesinin üçüncü fıkrası atfıyla ikinci fıkrasında yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, 09.05.2016 tarihli mahkumiyet hükmü olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı temyize konu karar tarihinden önce 21.05.2024 tarihinde gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
    1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!