Yargıtay 8. Ceza Dairesi, sanığın devam eden davadaki tutukluluk süresinin kesinleşmiş cezasından mahsup edilmesi ilkesini vurgulayarak, mahsup kararının iptaline ilişkin kararı kanun yararına bozdu.
Özet: Yüksek Mahkeme, bir sanığın farklı bir davadan tutuklu kaldığı sürenin, halen infaz ettiği cezadan mahsup edilmesi kararının, Türk Ceza Kanununun 63. maddesi ve emsal içtihatlar uyarınca hukuka uygun olduğuna, zira mahsup işlemi için tutuklu kalınan suçtan verilen kararın kesinleşme tarihinden önce başka bir suç işlenmesinin yeterli olduğuna ve tutuklu bulunulan davanın beraatle veya mahkumiyetle sonuçlanmasının mahsup işlemi için önemli olmadığına hükmederek, bu mahsubu kaldıran alt mahkeme kararını kanuna aykırı bularak bozmuştur.

İhbarname No : KYB-█████████
6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık ve memura mukavemet suçlarından sanık ...'in, 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 265/1, 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis, 5 ay hapis ve 375 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.07.2007 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararının infazı sırasında, adı geçenin yargılaması hâlen devam eden İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasında tutuklu kaldığı sürenin, infaz etmekte olduğu cezadan mahsubuna ilişkin aynı mahkemenin 22.08.2011 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair (BAKIRKÖY) 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2011 tarihli ve ███████ değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak:Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 63. maddesinde belirtildiği üzere, mahsup işleminin yapılabilmesi için tutuklu kalınan suçtan verilen kararın kesinleşme tarihinden önce bir başka suç ya da suçların işlenmesinin yeterli olacağı, tutuklu kalınan suçun beraatle veya mahkûmiyetle sonuçlanmasının da mahsup işlemi için önemli olmadığı cihetle, hükümlünün İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasında gözetim altında ve tutuklu kaldığı sürenin halen infaz ettiği cezadan mahsubuna karar verilmesinin gerekmesi karşısında, itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 23.12.2011 gün ve 66288 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 03.02.2012 gün ve KYB/2012-3569 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.TÜRK MİLLETİ ADINAGereği görüşülüp düşünüldü
:Hükümlünün İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasından gözetim altında ve tutuklu kaldığı sürenin, halen infaz ettiği Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.07.2007 tarih ████████ esas ve ████████ sayılı kararına konu ilamından mahsubuna karar verilmiş olmakla,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 63. maddesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Ceza Genel Kurulu’nun 06.03.1940 tarihli ve 5/68 sayılı kararları uyarınca, “Beraat eden bir kişinin beraat ettiği suçtan dolayı tutuklu kaldığı sürenin beraat kararının kesinleşmeden önce işlemiş olduğu diğer bir suç için verilen ceza süresinden mahsubunun gerektiği” buna göre, mahsup işleminin yapılabilmesi için tutuklu kalınan suçtan verilen kararın kesinleşme tarihinden önce bir başka suç ya da suçların işlenmesinin yeterli olacağı, tutuklu bulunan davanın beraatle veya mahkumiyetle sonuçlanmasının da mahsup işlemi için önemli olmadığı, derdest olan davada sanığın beraat etmesi ya da daha az cezayı gerektiren bir hükümden ceza alması halinde infazı halen devam eden mahkum için telafisi imkansız sonuçlar doğabileceği cihetle,Sanığın gözetim altında ve tutuklu kaldığı sürenin halen infaz ettiği cezadan mahsubuna karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi,Yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2011 tarihli ve ███████ değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), aynı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca, dosyanın müteakip işlemlerin yapılması için anılan mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına tevdiine, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.