Yargıtay 3. Ceza Dairesi, FETÖ/PDY üyeliği davasında adil yargılanma hakkı ile eksik araştırma ve usul eksiklikleri nedeniyle istinaf hükmünü bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını, temel belirleyici delil niteliğindeki tanıkların doğrudan dinlenmemesi ve sanık ile müdafiinin sorgu hakkının kısıtlanması, sanığın örgütsel bağlarına dair operasyonel hat ve ByLock kullanımının yeterince araştırılmaması, UYAP sistemindeki ilgili beyanların incelenerek tanıkların dinlenmemesi gibi eksik soruşturma ve adil yargılanma hakkı ihlalleri ile tekerrür hükümlerinin yanlış uygulanması gerekçeleriyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E. ████████ K.İLK DERECEMAHKEMESİ
:Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2019 tarih ve ████████ - ████████ sayılı kararıSUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
:TCK'nın 314/2, TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9-7 5275 sayılı Kanun'un 108/4, ve TCK'nın 63 maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;A. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat mahkemesince beyanları alınan tanık M.T.D. İle soruşturma aşamasındaki beyanları hükme esas alınan başka dosya sanığı S. C.'nin doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeyerek, 5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi,B. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olup olmadığının tespiti ve örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra da örgütsel bağının devam edip etmediğinin belirlenmesi bakımından; görev yapmış olduğu yerlerde sanık hakkında etkin pişmanlık kapsamında ifade ve teşhis işleminde bulunup bulunulmadığının, sanığın başkasına adına oluşturulan operasyonel hat kullanıp kullanmadığının, operasyonel hat kullandığının belirlenmesi halinde bu hat ile örgütsel iletişim ağı Bylocka dahil olup olmadığının ilgili birimlerden sorularak tespit edilmesi,C. UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanık ile ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri suretiyle tüm delillerin CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması,D. Kabul ve uygulamaya göre de;Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak sadece 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2024 tarihinde karar verildi.