12. Ceza Dairesi, haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle hükmedilen kısmi maddi ve manevi tazminatın miktarlarının davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazları doğrultusunda yeniden değerlendirilmesini gerektiren karmaşık bir yargı sürecini incelemektedir.
Özet: Bu hukuki evrak, haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle talep edilen tazminat davasının, ilk ret kararının bozulması üzerine yapılan yargılamada kısmen kabul edilerek davacıya hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının her iki tarafça da temyiz edilmesi sürecini ele almaktadır; davacı vekili maddi ve manevi tazminatın yetersizliğini, davalı vekili ise miktarın yüksekliğini iddia ederken, mahkeme, davacının ertelenen ceza süresinden fazla tutuklu kalması nedeniyle tazminat hakkı olduğunu onaylamış, ancak manevi tazminat miktarının belirlenmesinde davacının durumu ve diğer unsurların hakkaniyetle yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmiştir.
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    DAVA
    : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
    HÜKÜM
    : Davanın kısmen kabulü
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, HMUK'un 427. ve CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutukluluğun son bulduğu 01.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 7.031,66 TL maddi, 9.750,00 TL manevi tazminatın 01.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı nedeniyle reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin ise esastan reddi ile hükmün onamasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat miktarının yanlış hesaplandığına, yargılandığı davada kendisini müdafii ile temsil ettirdiğinden vekalet ücretinin de maddi tazminat miktarına dahil edilmesi gerektiğine, manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir.
    Davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, hükmedilen tazminat miktarının yüksek olduğuna, vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiğine, bu nedenle kararın bozulması talebine ilişkindir.
    III. DAVANIN KONUSU
    Yerel mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının 2911 sayılı Kanuna muhalefet, kasten yaralama ve kamu malına zarar verme suçlarından 22.03.2008-01.10.2010 tarihleri arasında 923 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 2911 sayılı Kanun'un 33/1. Maddesi gereğince 5 ay, 2911 sayılı Kanun'un 33/1. Maddesi gereğince 5 ay ve 2911 sayılı Kanun'un 32/2 ve 33/2 maddeleri yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nın 265/1. Maddesi gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve hükümlerin 5271 sayılı CMK'nın 231/5. Maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararların 21.10.2011 tarihinde kesinleştiği, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28.06.2021 tarihli ek kararı ile denetim süresi içerisinde suç işlenmemesi nedeniyle davanın düşmesine karar verildiği, gözaltı/tutuklama tarihi itibarıyla 5271 sayılı CMK hükümlerine göre öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü, davacının açıklanması geri bırakılan toplam 17 ay 15 gün hapis cezasından fazla olan tutukluluk süresi için tazminata hükmedilmesi gerektiğinden kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    IV. GEREKÇE VE KARAR
    Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, ████████ Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. Maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 12.950,00 TL olduğu; davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 16.781,00 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olmadığı, ayrıca davalı vekilinin temyiz talebinin katılma yoluyla olduğu anlaşıldığından, Tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz istemi yönünden ret isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
    Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
    Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
    Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    25.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!