Yargıtay 3. Ceza Dairesinden silahlı terör örgütüne üyelik suçunda, örgüt içi pozisyon, bağlantılar, Bylock ve operasyonel hat gibi delillerin eksik araştırılması nedeniyle mahkumiyet hükmünün bozulması kararı.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun reddi kararını temyiz incelemesinde, sanığın örgüt içindeki konumuna dair veri raporunda geçen zümre başkanı ve öğretmen gibi kilit kişilerin açık kimliklerinin ve haklarındaki soruşturmaların yeterince araştırılmaması, sanığın örgütle bağının devam edip etmediği, operasyonel hat kullanımı ve ByLock bağlantısı gibi örgütsel faaliyetlerinin tam olarak tespit edilmemesi, UYAPtaki ilgili beyanların incelenmemesi gibi önemli eksiklikler bulunduğunu tespit etmiştir; ayrıca mevcut eylemlerin dahi üyelik suçunu oluşturmayabileceği ve beraat ihtimalinin gözetilmesi gerektiğini belirterek, eksik inceleme nedeniyle hükmü bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECEMAHKEMESİ
:Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2019 tarih ve 2018/7 esas ███████ sayılı kararıSUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
:TCK'nın 314/2, TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: RedBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık müdafiine e-tebligat ile 28.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği, coronavirüs pandemi nedeniyle temyiz süresinin 15 Haziran 2020 tarihine kadar durdurulduğu, sanık müdafiinin taşradan gönderdiği 30.06.2020 havale tarihli dilekçesi ile kararı süresinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamede red isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.A. Sanık hakkındaki veri inceleme raporuna göre örgüt içerisinde “örgüte benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan kişi” yani “EA” olarak nitelendirilen sanığın, veri inceleme raporunun zümre başkanı ve öğretmeni konumundaki şahıslara dair bilgiler içermesi karşısında, sanığın zümre başkanı olarak gösterilen "Sinan" ve öğretmeni olarak gösterilen "Gökhan" isimli kişiler olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın zümre başkanı olarak gösterilen "..." ve öğretmeni olarak gösterilen "İbrahim SOLAK" isimli kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinden soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılıp, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve beyanlarının okunması,B.FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olup olmadığının tespiti ve örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra da örgütsel bağının devam edip etmediğinin belirlenmesi bakımından; görev yapmış olduğu yerlerde sanık hakkında etkin pişmanlık kapsamında ifade ve teşhis işleminde bulunup bulunulmadığının, sanığın başkasına adına oluşturulan operasyonel hat kullanıp kullanmadığının, operasyonel hat kullandığının belirlenmesi halinde bu hat ile örgütsel iletişim ağı Bylocka dahil olup olmadığının ilgili birimlerden sorularak tespit edilmesi,C. UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanık ile ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri suretiyle tüm delillerin CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması,D. Kabul ve uygulamaya göre de;Sanığın dosya kapsamına yansıyan eyleminin bu haliyle silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturmayacağı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2024 tarihinde karar verildi.