Tapu iptali ve tescil istemiyle açılan davada, davacının arsa üzerindeki zilyetlik, gecekondu ve muvazaalı satış iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacı, satış senediyle edindiği arsa üzerinde kayınpederiyle birlikte gecekondu yaptığını, ancak bu taşınmazın sahte zilyetlik belgeleriyle kayınpederinin dini nikahlı eşi olan davalı adına hileli bir şekilde tescil edildiğini iddia ederek tapu iptali ve tescil davası açmış; yapılan yargılamalar neticesinde, davacının iddialarını yeterince kanıtlayamadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay da bölge adliye mahkemesinin bu kararını onayırak uyuşmazlığı kesinleştirmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının satış senedi ile İstanbul ili, Sancaktepe ilçesi, ... Mahallesi, 676 ada 18 parselde (eski 676 ada 2 parsel) kayıtlı bulunan 250,00 m²'lik arsayı ...'dan tüm hakları ile satın aldığını ve zilyetliğin kendisine devir ve teslim edildiğini, ...'ın ise söz konusu arsayı üzerinde zilyetlik haklarına sahip olan ...'dan satın aldığını, iş bu arsayı ekip biçmesi için kayınpederi ...'a izin verdiğini, daha sonra da üzerine beraberce müstakil bir gecekondu yaptıklarını, 2017 yılında söz konusu arsa üzerine bir yüklenici tarafından inşaat yapılmaya başlandığında kendisine ait yerin aynı arsa üzerindeki gecekonduda ... adına kayıt ve tescil edildiğini gördüğünü, yaptığı araştırmada ...'ın davacının arsa üzerinde yapmış bulundukları gecekonduda kiracı olarak oturduğunu, aynı zamanda ...'ın da (davacının kayınpederi) dini nikahlı eşi olduğunu tespit ettiğini, ilgili belediye Emlak Müdürlüğüne müracaat ettiğinde, tamamen sahte zilyetlik belgeleri ve satış işleminin yapıldığını fark ettiğini belirterek davalı adına kayıtlı bulunan dava konusu 676 ada 18 parselde kayıtlı toplam 224,14 m²'lik gayrimenkulün tapu kaydının iptalini istemiştir.2. Davacı vekili 02.05.2019 tarihli dahili dava dilekçesinde özetle; davalı ... adına İstanbul Sancaktepe 676 ada parsel ile ilgili olarak tapu tescil ve iptal davası açmış bulunduklarını, ancak dava devam ederken adi sözleşme ile kat irtifakı kurulmuş ve davaya dahil edilen davalılara davalı tarafından iki daire ... bulunduğunu, aralarında fiili bağlantı olması ve söz konusu davalı ... tarafından satılan yerlerin iptale tabi olması sebebiyle üzerinde davalıdır şerhi olmasına rağmen söz konusu yeri satın alan kişileri davaya dahil etmek zarureti hasıl olduğunu belirterek ... ve ...'un davaya dahil edilmelerini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili cevap dilekçelerinde ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı her ne kadar dava konusu taşınmazı dava dışı kişilerden aldığını, kayınpederine kullanması için verdiğini, üzerine birlikte gecekondu yaptıklarını, kayınpederinin ise taşınmazın beyanlar hanesine zilyet olarak kendi adını yazdırdığını, tapusunu aldığını, üzerinde belediyenin ipoteği varken muvazaalı satışlar yaparak, dini nikahlı eşi olduğunu iddia ettiği davalıya devrettiğini iddia etmiş ise de, davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.