İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinde istinaf edilen, kırmızı ışık ihlaliyle ağır yaralanan yaya ve ailesinin sürücü ile sigorta şirketinden istediği maddi manevi tazminat davası.
Özet: Bu hukuki evrak, 2013 yılında kırmızı ışık ihlali yaparak bir yayaya çarpan sürücünün neden olduğu trafik kazası sonucu ağır yaralanan bir şahsın ve ailesinin uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini için açılan davanın istinaf incelemesidir; davacılar, kaza nedeniyle epilepsi ve hafıza kaybı yaşayan müvekkillerinin kalıcı hasarlarını ve diğer aile üyelerinin manevi kayıplarını ileri sürerken, sigorta şirketi poliçe limitleri ve yapılan ödemelerle, diğer davalı ise tazminat taleplerinin fahişliğini ve illiyet bağının olmadığını savunmaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararBİRLEŞEN KÜÇÜKÇEKMECE 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN███████ ESAS ███████ KARAR SAYILI DOSYASIDAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)KARAR TARİHİ
: █████/2025Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Asıl dosyada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın █████/2013 günü saat 22:00 sıralarında ... Mah. ... Halkalı/Küçükçekmece üzerinde arkadaşı ... ile birlikte karşıdan karşıya geçerken davalı ...nın oğlunun sevk ve idaresindeki araçla kırmızı ışıkta süratle geçerek kendisine yanan yeşil ışıkta karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkiline çarpması neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, ameliyat edildiğini, 8 ay yoğun bakımda kaldığını, maddi manevi kayıplara uğradığını, Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyası ile ceza davasının açıldığını, davalı sürücünün kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... için 10.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi, davacı ...'ın eşi ... için 100.000,00 TL, oğlu ... için 50.000,00 TL manevi, annesi ... için 50.000,00 TL, babası ... için 50.000,00 TL, kardeşleri ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL ile arkadaşı ... için 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere 10.000,00 TL maddi, 560.000,00 TL manevi tazminatın T.C. Merkez Bankasının uyguladığı en yüksek faiz oranıyla birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Küçükçekmece 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nun █████/2013 günü saat 22:00 meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, Küçükçekmece 15.Asliye Ceza Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda sanık-sürücünün asli kusurlu, müvekkili ...'un ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, Küçükçekmece 3.Asliye Hukuk Mahkemesinde davalının oğlu hakkında dava açıldığını, davaların birleştirilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin muhasebe departmanında çalıştığını, yaşadığı travma sonucu epilepsi krizleri ve kısmi hafıza kaybı yaşamakta olduğunu, mesleğini tam olarak yerine getiremediğini, yine kaza sonucu dizinde oluşan hasar sonucu yürüme problemi çekmekte olup, dizindeki problemin kalıcı hasara yol açtığını, kaza sonrası sigorta şirketine zorunlu trafik sigortası kapsamında başvuruda bulunulduğunu, sigorta şirketi tarafından 90.800 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığını, meydana gelen olay nedeniyle müvekkilinin yanı sıra annesi, kardeşleri, eşi ve oğlunun da büyük sarsıntı yaşadıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacı ... için 10.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi, eşi ... için 100.000,00 TL, oğlu ... için 50.000,00 TL, annesi ... için 50.000,00 TL, babası ... için 50.000,00 TL, kardeşleri ..., ..., ..., ..., ... ve arkadaşı ...için ayrı ayrı 10.000,00'er TL manevi tazminat olmak üzere 10.000,00 TL maddi, 560.000,00 TL manevi tazminatın T.C. Merkez Bankasının uyguladığı en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; zorunlu mali mesuliyet sigortacısı aleyhine ikame edilen davalarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, ... plakalı aracın müvekkili nezdinde ZMMS poliçesi bulunduğunu, müvekkili sigorta şirketinin kusur oranında ve poliçe limiti olan 250.000,00 TL ile sınırlı sorumluluk olduğunu, poliçeden dolayı şirkete müracat edilmesi sebebiyle şirket tarafından 8328992 numaralı hasar dosyasının açıldığını ...'un yaralanması sebebiyle maluliyet tazminatı olarak 90.802 TL anapara olmak üzere toplam 102.463,21 TL tutarında ödeme yapıldığını, ödemenin █████/2015 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapıldığını, kazanın meydana geliş şeklinin, kusur durumunun ve maluliyet derecesinin tespit edilmesi ve kaza tarihindeki bilinen ücret üzerinden aktüerya raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat içinde olmadığını dava tarihi itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sosyal. Ailevi ve ekanomik durumu dikkate alındığında talep edilen miktarların fahiş olduğunu, dava dilekçesinde usuli eksiklikler bulunduğunu, davacıların talepleri ile müvekkilinin eylemi arasında illiyet bağı olmadığını, kazazede ...'un maluliyetinin kaza ile bağlantısını kabul etmediklerini, sigorta şirketinin █████/2014 tarihinde davacı ...'a kaza nedeniyle oluşan zararları için 95.215,09 TL ödeme yaptığını ayrıca müvekkilinin babası tarafından davacının hesabına 2.000 TL ödeme yapıldığını, kusuru kabul etmediğini, soyut iddiadan ibaret olan haksız ve mesnetsiz usul ve esastan yasaya aykırı ve çelikli beyanları kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Birleşen dosya davalı ... cevap dilekçesi ibraz etmemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, Maddi tazminata ilişkin davanın ıslah edilmiş miktar üzerinden kısmen kabulü ile 305.507,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 18.625,82 TL geçici iş göremezlik tazminatının 250.000,00 TL'sinin sigorta poliçesi kapsamında ödendiği dikkate alınarak limiti aşan bakiye 55.507,13 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki asıl ve birleşen dosyaı davalıları ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'na verilmesine, Asıl dosya yönünden davalı sigorta şirketi tarafından limit kapsamında ödeme yapıldığından karar verilmesine yer olmadığına, Manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile davacılar; ... için 50.000 TLve ... için 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2013 tarihinden itibaren işeyecek yasal faizi ile birlikte asıl ve birleşen dosya davalıları ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin maddi manevi tazminat taleplerinin reddine, Davacı ... █████/2016 tarihinde ölmüş olduğundan manevi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, Asıl ve Birleşen Dosya Davacıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın manevi tazminat taleplerinin hem asıl hem de birleşen dosya yönünden reddine, SGK'ya karşı usulüne göre açılmış bir dava olmadığından SGK'nın sorumlu olduğu tedavi giderlerine yönelik talepler bakımından karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Maluliyet tespiti iş ve işlemleriyle görevlendirilmiş ATK 3.ihtisas kurulu yerine, işkence ve vücut dokunulmazlığı ile ilgili vakalara bakmakla yetkili kurul olan, 2.ihtisas kurulundan rapor alınmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin epilepsi hastası olup mahkemce gözardı edilen bu hastalık, yaralanma sonrası ortaya çıktığını, epilepsi hastalığının varlığı ve kaza ile olan illiyet bağı, kesinleşmiş mahkeme kararıyla subuta erdiğini, Yargıtay 12. Ceza Dairesi savcılık tebliğnamesiyle "yaralanma sonrası ortaya çıkan epilepsi hastalığının 89/3 maddesi kapsamında iyileşme olanağı bulunmayan hastalık olarak değerlendirildiği..."mütalaasında bulunduğunu, Gelir İdaresi Başkanlığı 25.06.2018 tarihli yazısında müvekkilin yüzde 63 oranında engelli olduğu tespit ve teşhis edildiğini, Hukuk Genel Kurulu kararına göre, asgari ücret, kamu düzenine ilişkin olduğundan davanın her aşamasında uygulanması zorunlu iken kamu düzeni dikkate alınmadan kurulan hükmün hatalı olduğunu, kamu düzeni, usuli müktesep hakkın istisnalarından olup asgari ücret artışları kamu düzenine ilişkin olduğundan usuli müktesep hak kapsamında düşünülemeyeceğini, yerel mahkeme, sigorta şirketi tarafından haricen ödemesi yapılan 90.802,00 TL'yi mükerrer olarak düşüldüğünü, aktüerya raporunda davacıya yapılan ödeme neticesinde sakatlık bakiye teminat limiti 159.198,00 TL hesaplandığı, bakiye teminat limiti kadar davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği belirtmesine rağmen, mahkemece aktüerya hesabını yanlış uygulanarak teminat limitinin tamamını tazminattan mahsup edilerek usul ve yasaya aykırı bir şekilde hüküm kurulduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, keşif yapılmadan kusur raporu alındığını, kazanın kavşakta gerçekleşmediğini, kavşaktaki yaya geçidinden 15 metre ileride yani geçiş üstünlüğünün araçlarda olduğu alanda gerçekleştiğini, bilirkişinin ...'in aracını kavşak alanına yaklaşırken yolun koşullarının gerektirdiği koşullara uyarlamadığı tespitinin hatalı olduğunu, davalının aracı yolun koşullarına uyarlamış ve hızını azaltarak kavşaktan yeşil ışıkta geçip seyrederken davacının yayaların karşıdan karşıya geçmesinin yasak olduğu ve araç geçiş üstünlüğünün bulunduğu kısımda karşıdan karşıya geçmeye çalışması sırasında kaza gerçekleştiğini, kaza yerinin kavşak olmadığını ve araç geçiş üstünlüğünün olduğu yaya geçişinin yasak olduğunu, ancak bu hususlardaki itirazlarının Yerel Mahkemece hiç değerlendirilmediğini, hükme esas alınan adli tıp raporu eksik ve hatalı değerlendirmeler içermekte olup bu husustaki itrazlarının yerel mahkemece değerlendirilmediğini, bilirkişinin davacının meslekte kazanma gücündeki azalma oranını %25 olarak nasıl tespit ettiği açık olmayıp, davacının kalıcı bir hasarı bulunmadığını, bilirkişi davacının SGK hizmet cetvelindeki brüt ücretlerinden 08.10.2013-08.10.2019 tarihleri arasındaki yıllara göre net ücretlerini tespit ettiğini ancak daha önceki itirazlar da belirtildiği gibi davacının SGK'ya bildirilen ücretleri gerçek maaşının çok üstünde bildirildiğini, nitekim davacının asgari ücretle çalışması gerektiği hayatın olağan akışına uygun iken çok daha yüksek bir ücretle çalıştığının tespiti hatalı olduğunu, bu hususta daha önceki beyanlarda da belirtildiği üzere ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı 02.06.2015 tarihinde kolluk tarafından düzenlenen sosyal ekonomik durum araştırmasında davacı bizzat 3.000,00 TL maaş geliri olduğunu beyan ettiğini, ancak SGK hizmet dökümüne istinaden bilirkişi 2015 yılında davacının net ücretini 3.562,41 TL olarak belirlenmesi hatalı olduğunu, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiş olup davacı lehine maddi tazminat bedeli olarak kabul edilen 55.507,13 TL sürekli iş görmezlik ve 18.625,82 TL geçici iş görmezlik tazminatının üzerinden davacı lehine 94.149,61 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ıslah dilekçesi ile talep ettiği 1.063.092,72 TL sürekli iş görmezlik ve 18.625,82 TL geçici iş görmezlik tazminatınından reddedilen kısım üzerinden davalılar lehine 70.450,39TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğunu, reddedilen her bir davacının manevi tazminat talebi için her bir davacı açısından davalı lehine ayrı ayrı manevi tazminat vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken asıl ve birleşen davalar yönünden tek bir red vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin uzun zamandır işsiz olan bekar ve genç bir insan olduğunu, hiçbir geliri ve mal varlığı bulunmadığını, ödeme imkansızlığı olan davalı hakkında ki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kararın gerekçesinde kazanın oluşu hakkında davalı müvekkilinin ceza dosyasında ki ifadesine ve bir adet kaza cd'sindeki görüntülere dayanıldığını ancak kaza cd'sinde gerekçede görüldüğü iddia olunan görüntülerin taraflarınca görülemediğini, tam aksine emniyetin kaza tutanakları ile de bu gerekçenin uyuşmadığını, davalı müvekkilinin ifadesinin yanlış algılandığını, müvekkilinin gerekçede iddia olunduğu şekilde bir ifadesi olmadığını, olay mahallinde keşif taleplerinin gerekçesiz olarak red edildiğini, karara gerekçe yapılan kaza cd'si mahkeme huzurunda alenen izlenmeyerek, deliller tartışılmadan tüm savunma hakları kısıtlanarak karar alındığını, raporlara vaki itirazlarının da hiç dikkate alınmadığını, davacının iddia ettiği epilepsi hastalığı ile kaza arasında illiyet bağı olduğuna dair hiçbir delil olmadığını, davacının epilepsi olup olmadığı oldu ise ne zamandan beri olduğunun da ispatlanamadığını, gerekçeli kararda tüm vekalet ücretlerinin yanlış hesaplandığını ve kimin yani hangi vekilin kimden ne miktar ücreti vekalet alacağının tam açıklanmadığını, hükmün 9. bendinde davacı lehine kabul edilen miktar yönünden 94.149,61 TL ücreti vekaletin davalılardan tahsiline ve devamında hükmün 10.bendinde ret olunan miktar yönünden 70.450,39 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine hükmedildiğini, ancak her iki taraf için hükmedilen ücreti vekalet miktarlarının yanlış ve hatalı hesaplandığını, red edilen miktar kabul adilen miktardan çok daha yüksek olduğunu, davalılar lehine hesaplanan ücreti vekaletin düşük miktarda olması kabul edilen miktarın ise çok daha az iken kabul yönünden takdir olunan ücreti vekaletin daha yüksek olmasının hatalı hesaplama olduğunu gösterdiğini, bu davada 3 ayrı davalının üç ayrı vekil ile temsil edilmiş olduğunu, her bir vekilin ve her bir davalı kendi emek ve çabası ile her vekil kendi müvekkilini savunduğunu ve davayı takip ettiğini, burada davalı vekillerine ortak ücret takdir etmenin her bir emek ve çabayı tek saydığını, ayrı davalıların ayrı vekillerinin ayrı ayrı görev yaptığını, her bir davalı için ayrı ücreti vekalet takdir olunması gerektiğini, davacı lehine hükmolunan ücreti vekalet fazla hesaplanmış olduğunu, davalılar lehine hükmolunan ücreti vekaletin ise çok az ve hatalı hesaplandığını, hükmedilen bu miktarların kabul ve ret miktarlarına uymadığını, davacı ... ... lehine hükmedilen manevi tazminatların hangi davalıdan tahsil edileceğinin açıklanmadığını, red olunan kısım için davalı lehine ücreti vekalete hükmedilmediğini, hükmün 13 ve 14.bentlerinde asıl dava ve birleşen dava manevi tazminat taleplerinin kısmen reddi yönünden, asıl dava için 17.900,00 TL ve birleşen dava yönünden de yine 17.900,00 TL vekalet ücretlerinin davacılardan alınarak davalı müvekkili ile diğer davalı ...'ya verilmesine hükmedildiğini, her bir davacı kendisi için tek tek ve ayrı ayrı manevi tazminat talep etmiş olduğunu, her bir davacının red olunan miktarı için ve her bir davacı aleyhine ayrı ayrı ücreti vekalete hükmolunması gerekirken tüm davacılar için toptan bir ücreti vekalete hükmolunduğunu, dava açıldığı tarihte davacı ...'un yeni doğmuş olduğunu, farik mümeyyiz olmadığını, yaşananları bilmesinin ve idrak etmesinin mümkün olmadığını, manevi olarak zarar görmüş olmasının da mümkün olmadığını, yeni doğmuş bir bebek için manevi tazminat talebinde bulunulması hakkın kötüye kullanılması demek olduğunu, müvekkili aleyhinde ki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün davalılar ...ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin █████/2022 tarih, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararı ile " davacının hesaplamaya esas alınan ücretine, davalılar tarafından davacıya yapılan 1.955,00-TL’lik ödemenin "kazadan sonra hastanede olan kazazedeye bir yardım, hastanın günlük ihtiyaçlarının karşılanması vs. şeklinde yaptığı bir ödeme" mahiyetinde olduğu şeklinde değerlendirilmiş olmasına, davacıdaki yaralanmanın ağırlığı göz önüne alınarak davacının yaşı küçük çocuğu için de manevi tazminata hükmedilmesine, hakimin reddi sebepleri arasında yer almayan nedenlerle hakimin reddi talep edildiğinden, mahkemece talebin reddine karar verilmesine ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiş; ... İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, ATK'dan ya da başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden oluşturulacak aralarında adli tıp uzmanı da bulunan uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik hükümlerine uygun olarak davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi, kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu alınması ve tespit edilecek maluliyet oranına göre hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınması, ... ceza mahkemesinin, davacının yaralanmasıyla sonuçlanan olaydaki kusur durumlarına ilişkin tespitinin, maddi olgu olarak kabul edilemeyeceği, TBK'nun 74. maddesi gereği, ceza mahkemesinin kusur değerlendirmesinin hukuk hakimini bağlamayacağı, hususları gözetilmek suretiyle, tarafların bildirdiği delilleri toplanarak, tanıkları dinlenerek İTÜ trafik kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden kusur durumuna ilişkin ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınıp ceza dosyası ile çelişki olması halinde çelişkilerde giderilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi, ... Manevi tazminat miktarına yönelik istinaf itirazlarının ise Dairemiz kararına göre kusur ve maluliyet konusunda eksiklikler giderildikten sonra değerlendirilmesi..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına, maluliyet raporunun ATK 2. İhtisas Kurulundan alınmasına engel bir yasal düzenleme bulunmamasına ve rapora katılan uzmanların yaralanma bölgesi ve epilepsi hastalığı konularında uzman oldukları anlaşılmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazları yerinde değildir. Yine Dairemiz kararı doğrultusunda, İlk Derece Mahkemesince; İTÜ üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan kusur raporuna göre; kolluk tarafından düzenlenen görüntü izleme tuatnağına göre de kırmızı ışıkta koyu renkli aracın durdurğu daha sonra davalı sürücünün kullandığı beyaz renkli aracın ışıkları geçer geçmez durduğu tespitleri dikkate alındığında olayın ATK raporu ve kesinleşen ceza dosyasındaki gibi davalı sürücünün kırmızı ışıkta geçerek karşıdan karşıya geçmek için kaplamaya giren davacı yayaya çarptığı şeklinde gerçekleştiği; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nın %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'un ise kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporunda Ceza Mahkemesinde kesinleşen maddi olgu esas alınarak kusurun belirlendiği, hükme esas alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Dairemizin ilk kararında "...davacıdaki yaralanmanın ağırlığı göz önüne alınarak davacının yaşı küçük çocuğu için de manevi tazminata hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" açıklanarak davacı davacı ... için manevi tazminata hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden aynı yöne ilişkin davalı ...vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarların, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Mahkemece hükme esas aktüerya raporunda; mahkemenin ilk kararındaki hükme esas alınan 19.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda 2019 yılı ücret verileri esas alınmıştır. İlk kararı maddi tazminat miktarı ve hesaplama yöntemi bakımından istinaf etmeyen davacı lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanmasıyla yeniden hesap yaptırılıp, tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesi, davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edeceğinden aksi yöndeki davacı vekili istinaf talebi yerinde değildir. (Yargıtay HGK'nun 18.02.2020 tarih, ███████-817 Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ██████████ E.- ██████████ K. sayılı kararı) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta kaza tarihi itibariyle yaralanma halinde kişi başı ZMMS poliçe limiti 250.000,00 TL'dir. Davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında davacı ...'un yaralanması sebebiyle maluliyet tazminatı olarak 90.802,00 TL anapara olmak üzere toplam 102.463,21 TL tutarında ödeme yapıldığı sabittir. Davalı tarafından zararın kısmen karşılanması halinde, yapılan ödemenin tazminat hesabı sırasında mahsup edilmesi gerekecektir. Ödemenin davadan önce olması halinde, bulunan tazminat miktarından yapılan ödeme güncelleştirilerek (faizi eklenerek) tenzil edilecektir. Bu durumda hükme esas alınan aktüerya raporunda davacı ... için yapılan ödemenin güncellenmiş tutarı olan 125.572,95 TL düşülerek 305.507,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve SGK ödemesi düşülerek 21.959,09 TL geçici iş göremezlik tazminatı belirlenmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda ödemenin güncellenmiş tutarı 125.572,95 TL mahsup edildiği ve asıl alacak ödemesi mahsup edildiğinde kalan 159.198,00 TL poliçe limiti bulunduğu halde gerekçeli kararda 250.000,00 TL poliçe limitinin mahsubu ile 55.507,13 TL için sigorta şirketi dışındaki davalıların sorumluluğuna ve kalan poliçe limiti bulunduğu halde davalı sigorta şirketi tarafından limit kapsamında ödeme yapıldığı gerekçesiyle sigorta şirketi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamıştır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3.maddesi hükmüne göre kabul ve reddedilen maddi tazminat miktarı için hatalı vekalet ücretine belirlenmesi doğru olmamıştır. İhtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı maddi/ manevi tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanları usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumlarda esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; kabul edilen kısım için her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı, yine reddedilen tazminat için ise her bir davacıdan alınmak üzere davalılar lehine vekalet ücreti belirlenmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesinin ilk kararında kabul ve reddine karar verilen manevi tazminat talepleri toplamı üzerinden davacı ve davalı taraf lehine tek vekalet ücreti belirlendiği halde gerek davacı tarf ve gerekse davalı tarafça bu yönde istinaf talep edilmediğinden kabul edilen kısım üzerinden belirlenen vekalet ücreti bakımından davalı taraf, reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden vekalet ücreti bakımından ise davacı taraf yararına bu yönden usuli kazanılmış hak oluştuğundan vekalet ücretinin her bir davacı için ayrı ayrı hesaplanması gerektiğine ilişkin davalı istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Ancak İlk Derece Mahkemesince usuli kazanılmış haklar gözetilerek ilk kararında olduğu gibi vekalet ücreti belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi ile manevi tazminatın asıl ve birleşen dosya davalıları ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği halde asıl ve birleşen davada mükerrer tahsile yol açacak şekilde ayrı ayrı vekalet ücreti belirlenmesi ile sorumlu olacak davalıların açıkça yazılmamış olması doğru olmamış ve hüküm bu yönlerden düzeltilmiştir. Bu nedenle; davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ...vekili vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ...vekili vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-a.Asıl ve birleşen davanın kısmen KABULÜNE, maddi tazminata ilişkin davanın ıslah edilmiş miktar üzerinden kısmen kabulü ile 305.507,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 18.625,82 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı 324.132,95 TL'nin (davalı davalı ... Sigorta A.Ş. 159.198,00 TL poliçe limiti ile temerrüt tarihi olan █████/2014 tarihinden itibaren sorumlu olmak kaydıyla) kaza tarihi olan █████/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl ve birleşen dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'na verilmesine, b.Manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 50.000 TL, davacı çocuk ... için 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2013 tarihinden itibaren işeyecek yasal faizi ile birlikte asıl ve birleşen dosya davalıları ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 2-Davacıların fazlaya ilişkin maddi manevi tazminat taleplerinin reddine, 3-Davacı ... █████/2016 tarihinde ölmüş olduğundan manevi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 4-Asıl ve birleşen dosya davacıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın manevi tazminat taleplerinin hem asıl hem de birleşen dosya yönünden reddine,5-SGK'ya karşı usulüne göre açılmış bir dava olmadığından SGK'nın sorumlu olduğu tedavi giderlerine yönelik talepler bakımından karar verilmesine yer olmadığına, 6-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 26.240,12 TL harçtan peşin alınan 9.563,40-TL ve 9.734,18-TL peşin harç ile 4.507,95-TL ıslah harcının toplamı olan 23.805,53 TL'nin mahsubuna bakiye 2.377,69 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, (Davalı Sigorta Şirketi'nin sorumlu olduğu 6.098,87 TL bakımından yatırılan kısım yeterli olduğundan hüküm kurulmamıştır.) 7-Davacılar tarafından yatırılan 27,70 TL başvurma harcı, 29,20 TL başvurma harcı, peşin harçtan mahsup edilen 23.805,53-TL harç olmak üzere toplamda 23.862,43-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı Sigorta Şirketi'nin 6.098,87 TL peşin harç ile 27,70 TL başvurma harcından sorumlu olmak üzere) davacılara verilmesine, 8-Davacı ... tarafından sarf edilen 10.443,75-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınarak takdiren 6.607,73-TL yargılama giderinin davalılardan (davalı Sigorta Şirketi'nin 2.738,47 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili bu davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir edilen 51.861,27 TL vekalet ücretinin (Sigorta Şirketi'nin 30.000,00 TL'den sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'na verilmesine,10-Maddi tazminat talebinin kısmen reddi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 51.861,27 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak asıl ve birleşen dosya davalıları ...ve ...'ya verilmesine, 11-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1.maddesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin asıl ve birleşen dosya davalıları ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 12-Manevi tazminat talebinin kısmen reddi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2.maddesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak asıl ve birleşen dosya davalıları ...ve ...'ya verilmesine, 13-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,14-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davacılar, davalı ... ve davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-a-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 667,55 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, b- Davalı ... tarafından yapılan 32,45 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacılardan müteselsilen tahsili ile davalı ...'ya verilmesine, c-Davalı ...tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacılardan müteselsilen tahsili ile davalı ...'ya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025