İİK 338 kapsamında hakikate muhalif beyan suçunda temyiz edilemezlik ile İİK 89/4 tazminat davasında ibra protokolü ve kesinleşmiş alacak tespiti eksikliğiyle verilen hükmün bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, üst sınırı bir yıla kadar hapis cezasını gerektiren "hakikate muhalif beyanda bulunmak" suçuna ilişkin temyiz istemini, kanunda öngörülen temyiz edilemezlik sınırları dahilinde reddederken; üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanı nedeniyle talep edilen İİK 89/4 tazminat davasında, icra mahkemesinin borç mutabakatı ve ibraname protokolü ile kesinleşmiş mahkeme ilamını dikkate almaksızın, haciz ihbarnamesinin tebliği tarihi itibarıyla üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, haczedilebilir muaccel bir alacağın mevcut olup olmadığını yeterince araştırmadan davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı eksik inceleme nedeniyle bozmuştur.
12. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SUÇ
    : Hakikate muhalif beyanda bulunmak
    HÜKÜM
    : Esastan Ret
    Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
    1-Hakikate Muhalif Beyanda Bulunmak suçuna yönelik kurulan hükümlere ilişkin incelemede,
    Temyiz incelemesine konu edilen suçun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 338. maddesi kapsamında kalan ve kanunda üst sınırı bir yıla kadar hapis cezası öngören, "Hakikate Muhalif Beyanda Bulunmak" suçunu oluşturduğu gözetildiğinde;
    28.02.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen CMK'nın 286/2-d uyarınca; ilk defa Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, İlk Derece Mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı cihetle, yapılan temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
    2-İİK 89/4 maddesi uyarınca talep edilen tazminat istemine yönelik olarak kurulan hükme ilişkin incelemede;
    2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 89/4 maddesinde; "Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder" hükmü yer almaktadır.
    Kanun hükmünde yer alan tazminatın konusu, haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zarardır. Bu davada üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, davacı takip alacaklısı ispat etmelidir. Üçüncü kişinin beyanının aksi, İİK'nın 68. maddesinde sayılan belgelere bağlı olmaksızın her türlü delille ispat edilebilir. Anılan maddenin açık hükmü gereğince; icra mahkemesince, genel hükümlere göre yargılama yapılarak sonuca gidilmelidir.
    İİK'nın 89/4. maddesine dayalı olarak açılan tazminat davasında, tarafların göstereceği deliller, ticari defterler ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, ihbarnamenin tebliğ tarihi itibariyle, borçlunun, üçüncü kişiden istenebilir, kesin nitelikte bir alacağının mevcut olup olmadığı genel hükümler çerçevesinde belirlenir, diğer bir ifade ile anılan maddeye göre tazminata hükmedilebilmesi için, borçlunun, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle, üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, İİK’nın 89/1. maddesi kapsamında haczedilebilecek muaccel bir alacağının bulunması zorunludur.
    Somut olayda; dava dışı takip borçlusu ...'un alacaklı olduğu Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı icra dosyasında, davalı üçüncü kişiler ... ve ... aleyhine icra takibi başlatıldığı ve Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı icra dosyası kapsamında 22.03.2021 tarihinde dosya alacaklısı ... ile borçlular ... ve ... arasında borç mutabakatı ve ibraname protokolü imzalanarak, takip borçluları ... ve ...'nün ibra edildiğinin anlaşıldığı, şikayete dayanak olan Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ Esas sayılı icra dosyasında ise, davalı üçüncü kişi ...'ye gönderilen birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği 21.04.2021 tarihinde borç mutabakatı ve ibraname protokolünün imzalanmış olduğu anlaşılmış ise de, haciz ihbarnamesinin davalı üçüncü kişi ...'ye tebliğ edildiği 20.02.2021 tarihinde henüz söz konusu ibraname protokolünün imzalanmamış olduğu hususunun mahkemece değerlendirilmediğinin anlaşıldığı, bunun yanısıra dava dışı takip borçlusu ...'un davalı üçüncü kişilerden alacaklı olduğuna dair █████/2019 tarihinde kesinleşen Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamının da mahkemece değerlendirilmeksizin karar verildiği, tüm bu hususların birlikte değerlendirilerek haciz ihbarnamesinin davalı üçüncü kişilere tebliği tarihi itibariyle, üçüncü kişiler nezdinde kesinleşmiş, İİK’nın 89/1. maddesi kapsamında haczedilebilecek muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı hususunda net olarak tespit yapılarak hukuki durumun takdiri gerekirken eksik inceleme ile İlk Derece Mahkemesince, davanın reddi yönünde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesi'nce başvurunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup,
    Ayrıca; tüm bu hususların yanısıra; İİK'nın 89/4 maddesi uyarınca; icra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre inceler. Nitekim, bu tür bir davada, HMK'nın 120. ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 15. ve 16. maddeleri uyarınca belirlenen dava değeri üzerinden Harçlar Kanunu'nun 26, 27, 28, 30 ve 32. maddelerinin öngördüğü şekilde işlemlerin yerine getirileceği ve gerekli olan harcın alınacağı tartışmasızdır. Mahkemece, öncelikle davacıya birinci haciz ihbarnamesindeki borç miktarı üzerinden nispi harcı tamamlaması için Harçlar Kanunu'nun 30. maddesine uygun şekilde kesin süre verilerek, nispi harcın tamamlattırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, nispi harç tamamlanmaksızın yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ
    : Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA ve Gaziosmanpaşa 1. İcra Ceza Mahkemesinin ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!