Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağına dayalı ilamsız icra takibine itirazın iptali davası gerekçeli kararı.
Özet: Ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebini içeren bu hukuki evrakta, davacı kumlama boya işi karşılığında düzenlediği faturaların ödenmediğini iddia ederken, davalı yetkisizlik ve borcun mevcut olmadığı savunmasını sunmuştur; toplanan deliller ve bilirkişi incelemesi sonucunda, davalının ticari defterlerinde davacıya belirli bir meblağ borçlu olduğu, davacının defterlerinde ise daha fazla sayıda fatura düzenlendiği tespit edilmiştir.

T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2024KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin "... .... .... ..." isimli şahıs şirketinin sahibi olduğunu, müvekkilinin halen kumlama boya işini ifa ettiğini, davalının talebi üzerine müvekkilinin iş emirleri hazırlayarak kantar kayıtları da yapılarak edimini ifa ettiğini, davalı tarafa faturalar tahakkuk ettirmiş olduğunu ancak davalı tarafın faturalara itiraz etmediğini, kendi defter ve kayıtlarına faturaları işlediğini, faturaların karşılığı hak edişlerin müvekkiline ödenmediğini, bunun üzerine taraflarınca ilamsız icra takibine girişildiğini ancak davalının takibe itiraz ettiğini beyanla... ... ... esas sayılı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamına; asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle yetki itirazını öne sürdüklerini, müvekkilinin ikametgahının Hakkari olduğunu, davanın, davalının ikamet yeri mahkemesi olan Hakkari Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılması gerekirken, yetkisiz mahkemede açıldığını, her ne kadar davacı taraf müvekkiline iş yaptığını ve iş karşılığı fatura düzenlediğini buna rağmen alacağını alamadığını söylemişse de, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu hususun ticari defterlerin, faturaların, banka kayıtlarının incelenmesiyle ortaya çıkacağını, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Hakkari Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üstünde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER-Ticari defter ve kayıtlar-Tarafların ba/bs formları,-Faturalar ve kantar teslim fişleri,-Takip Dosyası-Bilirkişi RaporlarıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; faturaya dayalı başlatılan (ilamsız) icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Davaya konu .... .... ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davacı, takip borçlusunun davalı olduğu, takibin 29 adet faturaya dayalı olarak asıl alacak ve işlemiş faiz kalemlerine ilişkin toplam 101.363,51 TL alacak üzerinden ilamsız takip olarak başlatıldığı, takip borçlusunun vekili aracılığıyla █████/2021 tarihli itiraz dilekçesi üzerine takibin durdurulduğu, ödeme emrine süresinde itiraz edildiği ve eldeki davanın süresinde açıldığı görülmüştür.Davalı yan ticari defter ve kayıtlarının yerinde incelenmesi hususunda Hakkari Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat kapsamında mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... dosya kül halinde incelendiğinde davalı ... 'nın davacı ... adlı şahsa üç adet fayura kestiği bu faturalardan; 20.11.2017 tarihinde seri : a no 026156 numaralı ile 15.11.2017 tarihinde seri : a no 026155 numaralı fatura yasal defterlere borç olarak kayıt edildiği davacı bülünt ayağlı adlı şahsa borçlu olduğu ancak 25.11.2017 tarihinde seri : a no 026165 numaralı faturanın ise şahsın dosyasında bulunmadığı ve yasal defterlerde kaydınında olmadığı tespit edilmiştir. Yargıtay hukuk genel kurulu da ███████-1655 e. ████████ k. 30.05.2019 t. içtihadında faturanın tek başına alacağın varlığını kanıtlayamaması durumunda ticari defterlerle desteklenmesi gerektiğini ve faturanın ticari defterlere kaydedilmiş olmasının malın teslim edildiği ve içeriğinin kabul edildiğine dair karine teşkil ettiğini belirtmiştir. Buna göre davalının davacıya yasal defterlere göre : toplam kdv dahil 5.833,89 tl borçlu olduğu yasal defterler üzerinden tespit edilmiştir." hususları belirtilmiştir.Talimat yoluyla alınan rapor akabinde davacı yan defterleri de incelenmek suretiyle rapor tanzimi hususunda yargı çevremiz içerisinde görevlendirilen mali müşavir bilirkişi tarafından █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı ...'nın 2017-2018 yıllarında davalı ... yapılan iş karşılığı düzenlenen faturalarının ödenmediği gerekçesi ile... 27.İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyasındaki icra takibine konu olan 101.363,51,-TL-lık asıl alacak ile işlemiş faiz alacağına itiraz edilmesine ilişkin yukarıda kaydedildiği üzere; Davacı tarafın kanuni defterleri üzerinde yapılan incelemede sonucu 2017 yılı içerisinde davalı tarafa yapılan iş sonrası 30 adette 80.502,19 TLJlık fatura düzenlendiği, alıcılar hesabında 12 adet fatura karşılığı 35.759.68 TL. Tutarında alacak bulunduğu ve 44.742.51 TL. tutarındaki iş karşılığı düzenlenen 18 adet faturanında kasadan tahsil edildiği, faturalara, TTK m.21/f.2 hükmü gereği faturayı alan davalının sekiz gün içerisinde içeriği hakkında bir itirazda bulunulduğuna ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı, Davacının 2017 yılı kanuni defter kayıtlarının Vergi Usul Kanunu'nun 215 ve 219 Maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği hükümlerine uygun olarak tutulduğu ve kanuni defter tasdiklerinin usulüne uygun olarak yapıldığı, Davalı taraf kayıtlarında yaptırılan bilirkişi incelemesinde, sadece üç fatura üzerinden değerlendirme yapıldığı, bir faturanın kayıtlarda olmadığının belirtildiği ve davacıya toplam KDV dahil 5.833,89 TL. borçlu olduğunun belirtildiği, davalıya düzenlenen 30 adet fatura ve ödeme emrinde belirtilen 29 adet fatura ile ilgili değerlendirme ve tespit yapılmadığı, Davacı ...'nın davalı ...'den inceleme tarihi itibariyle 35.759,68 TL. alacaklı olduğu, Davacının tahsil edilemeyen alacakları için faiz talebinin yerinde olduğu, ancak davacı tarafından davalıya alacağın tahsili için bir ihtarname gönderilmediği, faizin fatura tarihi dikkate alınarak hesaplandığı, ancak davalıdan faiz talebinin takip tarihinden itibaren talep edilmesinin yerinde olduğu" hususları belirtilmiştir.Alınan raporların akabinde Mahkememizin █████/2023 tarihli celse ara kararı ile; takibe konu faturaların her biri yönünden irdeleme yapılması hususunda yeniden talimat yoluyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş yazılan talimat kapsamında tanzim edilen █████/2023 uyap gönderim tarihli bilirkişi raporunda özetle;"...dosya kül halinde incelendiğinde davacı ... 'nın davalı ... adlı şahsa detaylı olarak tespit edildiği üzere kesilen faturaların bir kısmının kasa yoluyla ödendiği , kasa yoluyla ödenen kısmın 36.960,07 tl olduğu bir kısmının ise davacı ... adlı şahsa borçlu olduğu , borçlu olan meblağın ise 25.687,42 tl satın alınan faturaların yasal defterlere borç olarak kayıt edildiği böyle davalı ...'in davacı bülünt ayağlı adlı şahsa borçlu olduğu ancak bahse konu seri : a no 026165 , seri a no : 026119 , seri ano 026122 , seri a no: 026132 , seri a no 026138 , seri a no 026142, seri a no : 026169 numaralı faturaların ise şahsın dosyasında bulunmadığı ve yasal defterlerde kaydınında olmadığı tespit edilmiştir. Yargıtay hukuk genel kurulu da ███████-1655 e. ████████ k. 30.05.2019 t. içtihadında faturanın tek başına alacağın varlığını kanıtlayamaması durumunda ticari defterlerle desteklenmesi gerektiğini ve faturanın ticari defterlere kaydedilmiş olmasının malın teslim edildiği ve içeriğinin kabul edildiğine dair karine teşkil ettiğini belirtmiştir. Buna göre davalının davacıya yasal defterlere göre : toplam kdv dahil 25.687,42 tl borçlu olduğu yasal defterler üzerinden tespit edilmiştir. " hususları belirtilmiştir.Talimat yoluyla alınan ek rapor nedeniyle bu kez yargı çevremiz içerisinde görevlendirilen bilirkişiden de ek rapor alınması gerekmiş bu yönde tanzim edilen █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı ...'nın 2017-2018 yıllarında davalı ... yapılan iş karşılığı düzenlenen faturalarının ödenmediği gerekçesi ile .... .... ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine konu olan 101.363,51,-TL.lık asıl alacak ile işlemiş faiz alacağına itiraz edilmesine ilişkin düzenlenen kök rapora itirazlar ve talimat ek raporu değerlendirilmiş olup yukarıda kaydedildiği üzere; - Kök raporumuzda da kaydedildiği üzere; davacı tarafın kanuni defterleri üzerinde yapılan incelemede sonucu 2017 yılı içerisinde davalı tarafa yapılan iş sonrası 30 adette 80.502,19 TL.lık fatura düzenlendiği, alıcılar hesabında 12 adet fatura karşılığı 35.759,68 TL. tutarında alacak bulunduğu ve 44.742,51 TL. Tutarındaki iş karşılığı düzenlenen 18 adet faturanında kasadan tahsil edildiği, faturalara, TTK m.21/f.2 hükmü gereği faturayı alan davalının sekiz gün içerisinde içeriği hakkında bir itirazda bulunulduğuna ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı, Davacının 2017 yılı kanuni defter kayıtlarının Vergi Usul Kanunu'nun 215 ve 219 Maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği hükümlerine uygun olarak tutulduğu ve kanuni defter tasdiklerinin usulüne uygun olarak yapıldığı, Davalı taraf kayıtlarında yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacı tarafından düzenlenen 7 adet faturanın davalı kayıtlarında yer almadığının belirtildiği, bu faturalardan 3 adetinin davacı taraf kayıtlarında kasadan tahsil edildiğinin belirtildiği, 4 adet faturanın diğer faturalarda uygulanan usul ile kantar yükleme ve teslim işleminin yapıldığı, Davacı ...'nın davalı - ...'den inceleme tarihi itibariyle 35.759,68 TL. alacaklı olduğu, Davacının tahsil edilemeyen alacakları için faiz talebinin yerinde olduğu, ancak fatura tarihi dikkate alınarak hesaplandığı, ancak davalıdan faiz talebinin takip tarihinden itibaren talep edilmesinin yerinde olduğu, davacı tarafından davalıya alacağın tahsili için bir ihtarname gönderilmediği, faizin" hususları belirtilmiştir.Eldeki dava faturaya dayalı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, itirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan ve davaya konu icra takibi faturaya dayalı başlatıldığından incelemenin takip konusu fatura kapsamında yapılması gerekir.(Yargıtay 19. HD. ██████████E., █████████K.) Fatura içeriği malların veya hizmetin teslim edildiğinin ispat külfeti satıcıya aittir. Fatura düzenlenmesi, tek başına akdi ilişkiyi ve alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması da fatura içeriği malların teslimi sonucunu doğurmaz.( Y. 19 HD. █████████E., █████████K., Y. 19HD. ██████████E., ██████████K.)Diğer yandan taraflar tacir olup, uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğundan eldeki dava ticari dava niteliğindedir.Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi ve 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi gereğince Mahkeme'ce ticari defterlerin resen (kendiliğinden) ibrazına karar verilebileceği açıkça düzenlenmiştir.Yine 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi 2. ve 3. Fıkraları çerçevesinde; diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde, usulüne uygun tutulmuş defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edileceği düzenlenmiştir.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere;Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.İşin/malın bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz.Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir. (Aynı yönde açıklamalar için bkz. Y. 23 HD. █████████ E., ████████ K., 10.02.2016 T.)Anlatılanlar ışığında somut olay ele alındığında;hükme esas alınan bilirkişi raporları ile dosyadaki tüm deliller doğrultusunda taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı yan defter ve kayıtlarına göre 30 adet fatura karşılığı toplam 80.502,19 TL tutarında fatura tanzim edildiği, bunların 18 adedine ilişkin toplam 44.742,51 TL tutarındaki faturaların kasadan tahsil edildiğinin kayıt altına alındığı, neticeten davacının kendi kayıtlarına göre 35.759,68 TL bakiye alacağının olduğu, davalı yan defterlerinde ise 24 adet faturanın kayıtlı olduğu, davalının kendi kayıtlarına göre bu faturalar bakımından 25.687,42 TL borçlu göründüğü, bununla birlikte davacı defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalı kayıtlarında yer almayan 4 adet; seri A 26165, 26119, 26132 ve 26169 nolu faturalar davalı kayıtlarında yer almasa da bu faturalar için de kayıtlı olan diğer faturalar ile aynı usulle kantar fişi teslim tesellüm işlemi yapıldığı tespit edildiğinden esasen bu faturaların da içeriğinin davalıya teslim olgusunun ispatlandığının kabulü gerekmiştir. Değinilen 4 adet fatura bedeli 10.416,00 TL olup, davalının kendi kayıtlarına göre tespit edilen 25.687,42 TL alacağa işbu teslim olgusu kantar fişleriyle ispatlanan 4 adet fatura bedeli ilave edildiğinde davacı lehine 36.103,42 TL alacak miktarına ulaşılmıştır. Bu noktada davacının kendi kayıtlarına göre daha düşük tutarda 35.759,68 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden bu tutar esas alınarak hüküm kurulmuştur. İşlemiş faiz talebi bakımından ise; taraflar arasında yazılı veya sözlü olarak ödeme günü kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı bilinmediği gibi tarafların karşılıklı defter ve kayıtları nazara alınarak ulaşılan tutara konu faturaların ve fatura içeriği malların teslim tarihi belirsiz olduğundan 6102 Sayılı TTK'nın 1530/4. Maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşılmıştır, TBK'nın 117. ve TTK'nın 18/3. Maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede ise davalının takipten önce usulünce temerrüde düşürüldüğü ispat edilmediğinden işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. Bu itibarla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Yine alacağın likit olduğu gözetilerek icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;.... .... .... Esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile, takibin 35.759,68-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarla devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ödeme emrinde belirtilen şekilde faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Kabul edilen alacağın (35.759,68-TL'nin), %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Alınması gereken toplam 2.442,74-TL karar ve ilam harcından daha önceden peşin ödenen toplam 1.224,22-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.218,52-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 1.224,22-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.304,92TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan; 4.600,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.290,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.890,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.078,09-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,8-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320-TL'nin davanın kabul oranına göre 465,68-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 854,32-TL'nin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına,9-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024Katip ...e-imzaHakim ...e-imza