Yenilenebilir enerji şirketine yapılan yatırım fonlarının kötüye kullanımı sonucu oluşan zararların, haksız fiil nedeniyle şirket yöneticisinden tazminini konu alan davanın yargılama süreci ve sorumluluk tespiti.
Özet: Davacı, davalının yöneticisi olduğu Almanya merkezli şirkete yenilenebilir enerji yatırımı amacıyla yatırdığı ancak farklı amaçlarla kullanıldığı cezai mahkumiyetle tespit edilen parası nedeniyle, şirketin iflas masasında kaydettirdiği ve itirazın kaldırılmasıyla kesinleşen 8.206,76 Euro alacağının, davalının yetki ve husumet itirazlarına rağmen haksız fiilden kaynaklanan kişisel sorumluluğu gereği iflas kayıt tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2018KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizin █████/2019 tarih ████████ E. ████████ K. sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih █████████ E. ████████ K. sayılı kararı ile kaldırılmış olmakla dosya mahkememizin ████████ Esas sırasına kaydı yapıldı, yapılan açık yargılama sonundaGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ...'da ... şirketini iki ortağı ile kurduğunu , yatırımcı aradığını ve yatırım amacının da yenilenebilir solar enerjisine yatırım yapmak olduğunu söylediğini, şirkete yatırımcı bulduğunu fakat yatırımcı sermayelerini başka amaçlarla kullandığını, bu sebepten ... Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılıp davalıya 5 yıl mahkumiyet kararı verildiğini, şirkete para yatıranlar arasında davacının da bulunduğunu, davalı hakkında ... Sulh Hukuk mahkemesinde iflas davası açılıp şirkete para yatıran yatırımcıların alacak sebebi ile iflas masasına isimlerini yazdırdıklarını, davacının █████/2008 tarihinde iflas masasında adını yazdırdığını, müflisin bu alacağa itiraz ettiğini fakat mahkemece bu itirazın kaldırıldığını, mahkemenin █████/2011 tarihli kararı ile davacının davalıdan 8.206,76 Euro alacağı bulunduğunun saptandığını, davacı gibi 42 kişinin daha bu durumda olduğunu , davalının ... ili , ... ilçesinde bir adet taşınmazı bulunduğunu belirterek 8.206,76 EURO alacağın █████/2008 iflas kayıt tarihinden itibaren 3095 SK 4/a maddesindeki faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin adresinin, mernis kayıtlarından da anlaşılacağı üzere Berlin/...'da olduğunu, dolayısıyla yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olup, davanın öncelikle yetki yönünden reddi gerektiğini, ayrıca davacı tarafın, dava dışı ... AG'den alacaklı olduğunu iddia ettiğini ve davasına dayanak olarak gösterdiği ... Asliye Ceza Mahkemesi kararı incelendiğinde, davacı kendisi olmakla birlikte davalının müvekkili değil, .... AG olduğunu, müvekkilinin anılan mahkeme kararında davalı olan şirketin yetkilisi bulunup, borçtan şahsen sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davanın husumetten de reddi gerektiğini, bunun dışında davanın esastan da haksız olup reddi gerektiğini savunmuştur.Mahkememizce █████/2019 tarih... E. ... K. sayılı kararla uluslararası yetki- dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile kaldırılmakla dosya bu kez yukarıda belirtilen sıraya kaydedilerek yargılmaya devam edilmiştir.Dava; davacının yatırım yaptığı ve ... kurulan, davalının yöneticisi ve hakim ortağı olduğu ... şirketi tarafından toplanan paraların, davacının da aralarında bulunduğu yatırımcıların zararına olarak, şirketin amacına uygun olarak kullanılmadığının ...'da yapılan ceza yargılamasında tespit edildiği ileri sürülerek, davacının uğradığı zararın şirketin yöneticisi ve hakim ortağı olan davalıdan tahsili istemine ilişkindir.MÖHUK'un 40. maddesinde, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarının tayin edeceğinin düzenlendiği, Türk mahkemelerini yetkili kılan bir iç yetki kuralı varsa, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin de bulunduğu, TTK'nın 553. maddesinde; kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin .. sorumluluğu düzenlendiği, 561. maddesinde de sorumlular aleyhine şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabileceğinin belirtildiği, anılan yetki düzenlemesi kesin yetki kuralı olmayıp, genel yetki kuralının yanında ek bir yetkili mahkemenin düzenlendiği, HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili mahkemenin, davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, yine 9. maddede Türkiye'de yerleşim yerinin bulunmaması halindeki yetki düzenlenmiş olup, maddeye göre Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayanlar hakkında genel yetkili mahkemenin, davalının Türkiye'de mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesi olduğu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih... E. ...K. Sayılı kesin karardan anlaşılmakla yargılamaya devam edilmiş, benzer hukuki uyuşmazlıkla ilgili dava dosyaları ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... K sayılı kararı dosya içine alınmış, emsal kararda belirtildiği üzere ... 10.AM'nin ... Esas sayılı dosyasına ... Bölge Mahkemesinin 20. Büyük Ceza Dairesi'nin 9 Nisan 2013 tarihli ... kararın tam metninin sunulduğunun , davacı dahil olmak üzere 5411 yatırımcının yatırdığı para miktarlarına ilişkin listenin karar ekinde mevcut olduğunun belirtildiği, davalının cevap dilekçesinde davacı tarafından yatırılan miktara ilişkin itirazının bulunmadığı, uyuşmazlığın şirkete yatırılan para nedeniyle davalıdan talepte bulunulup bulunulamayacağı noktasındadır.Davalı tarafça; açılan iflas kararının tenfizi yoluna gidilmeden, şirketin borcunun davalıdan tahsilinin istenilemeyeceği, davalının davacının zararından sorumlu olmadığı ileri sürülmüştür.MÖHUK'un 2. maddesi gereğince "Hâkim, Türk kanunlar ihtilâfı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku re'sen uygular. MÖHUK'un 34. (1) maddesi uyarınca "Haksız fiilden doğan borçlar haksız fiilin işlendiği ülke hukukuna" tâbidir. Uyuşmazlığın esasına maddi hukuk bakımından ... Hukukunun uygulanması gerekir. Davanın tanımı, usulü itirazların halli; ispat kuralları, geçici hukuki koruma (ihtiyati haciz) aşamalarında yapılan istinaf incelemelerinde Türk hukukunun uygulanmasının sebebi; bu aşamaların hakimin hukukuna (lex fori )tabi olmasıdır."Davacı tarafça davalı şirket yöneticisinin mali ve finans sorumlusu olarak topladığı paraları amacı dışında kullanarak şirkete yatırım yapan davacının yatırımını kaybettiği, davalının kusurlu eylemleriyle davacının zararına sebep olduğu ileri sürülmüştür. Davacının talebinin Türk hukukunda karşılığı şirket yöneticisinin sorumluluğudur.Türk Hukukunda, yöneticinin gerek TTK'da özel olarak düzenlenen sorumluluk hükümleri, gerekse TBK'nın haksız fiil hükümlerine dayanarak sorumluluğu istenebilir.... Hukukunda anonim şirket kurucularının ve yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğu Aktiengesetz (Paylı Ortaklıklar Kanunu) de düzenlendiği ,ancak üçüncü kişilerin şirketin yönetim kurulu üyelerinin eylemlerinden ötürü zarar gördükleri iddiasıyla doğrudan yönetim kurulu üyelerine karşı açtıkları davalara ilişkin olarak anılan kanunda bir hüküm bulunmadığından, bu nitelikteki davalarda haksız fiil hükümleri uygulandığı tespit edilmiştir.Davacı vekili tarafından 30.04.2018 tarihli dava dilekçesi ekinde sunulan İcra İflas Hukuku - ... imzalı uzman görüşünde özetle, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin... tarihli ve ... ve... sayılı ve ... aleyhine dolandırıcılık suçundan 5 yıllık mahkumiyet kararı ile alacaklıların borçlu ...'den alacaklarının hukuki sebebinin kasten işlenen haksız fiile dayandığının sabit olduğu; ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin İflas Mahkemesi olarak verdiği 18.03.2015 tarihli yazısı ve ekindeki alacaklı ile borçluyu gösteren tablonun alacaklar bakımından bağlayıcı olduğu ve dolayısıyla alacaklı ...'in alacağının borçlu tarafından kasten işlenmiş haksız fiil sebebiyle 8.206,76 Euro miktarında sabit olduğu; ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin İflas Mahkemesi olarak hazırladığı ve alacaklı ile borçluyu gösteren tablonun İİK m. 68 kapsamında belge olduğu; borçlu / müflis ... hakkında ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 25.08.2014 tarihli bakiye borçtan kurtulma kararının, kararda da belirtildiği üzere ... İflas Kanunu'nun 302. maddesi uyarınca kasten işlenmiş haksız fiilden doğan alacakları kapsamadığı, dolayısıyla alacaklının alacağının bakiye borçtan kurtulma kapsamına girmediği ve halen istenebilen ve icra edilebilen bir alacak olduğu'' yönünde görüş belirtilmiştir.Davacı tarafından sunulan uzman görüşü ile benzer hukuki uyuşmazlıklarla ilgili istinaf mahkemesi kararlarında belirtildiği üzere MÖHUK'un 34. maddesine göre uyuşmazlığa ... hukukunun uygulanması gerektiği, ... hukukunun konuya temas eden, uygulanması gereken kanun hükümlerinin irdelendiği; ... mahkemesince düzenlenen iflas tablosunun apostil şerhi taşıması nedeniyle Türk hukukunda resmi belge olarak kabulü gerektiği, ... hukukunda şirket yöneticisinin şirket alacaklılarına zarar vermesi halinde alacaklıların genel hükümlere göre haksız fiil davası açma hakkına sahip olduğu, davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, davalı tarafından ... ceza mahkemesi mahkumiyet kararının temyiz mahkemesince bozulduğu ileri sürülmüşse de, özel hukuk bakımından fiilin suç teşkil etmesi şart olmadığı için, davalının dolandırıcılık suçundan mahkum olup olmamasının işbu haksiz fiil davası bakımından önem arz etmediği, ... İflas Kanununun 302. maddesi uyarınca kasten işlenmiş haksız fiilden doğan alacakların iflasın kapatılmasından etkilenmediğinden, iflasın kapatılmasının işbu davanın görülmesine engel teşkil etmediği, alacak ... hukukuna tabi olduğundan faiz oranı ve başlangıç tarihinin de ... hukukuna göre belirlenmesi gerektiği, ... Medeni Kanununun 849. maddesine göre zararın meydana geldiği tarihten itibaren faiz istenebileceği, BGB nin 246. maddesine göre de yasal faiz oranının yıllık %4 olduğu, alacağa sıra cetveline kayıt tarihinden itibaren faiz işletilebileceği ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin İflas Mahkemesi olarak verdiği 18.03.2015 tarihli yazısı ve ekindeki alacaklı ile borçluyu gösteren tablonun alacaklar bakımından bağlayıcı olduğu ve dolayısıyla davacının alacağının borçlu tarafından kasten işlenmiş haksız fiil sebebiyle 8.206,76 Euro miktarında sabit olduğu; ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin İflas Mahkemesi olarak hazırladığı ve alacaklı ile borçluyu gösteren tablonun İİK m. 68 kapsamında belge olduğu; borçlu / müflis ... hakkında ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 25.08.2014 tarihli bakiye borçtan kurtulma kararının, kararda da belirtildiği üzere ... İflas Kanunu'nun 302. maddesi uyarınca kasten işlenmiş haksız fiilden doğan alacakları kapsamadığı, davacının alacağının iflas masasına kaydına ilişkin belgenin HMK 224.maddesi uyarınca resmi belge niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.... Medenî Kanunu’nun 823. maddesi uyarınca; “Kasıtlı olarak veya ihmâlle bir başkasının hayatını, bedenini, sağlığını, özgürlüğünü, mülkiyetini veya bir başka hakkını hukuka aykırı olarak ihlâl eden kişi, bundan kaynaklanan zararı karşı tarafa tazmin etmekle yükümlüdür”.MÖHUK’un 8. maddesi uyarınca zamanaşımı hakkında uygulanacak hukuk, ilişkinin esasına uygulanacak hukuktur. ... Medeni Kanununun (BGB) 197/5 hükmü gereği, iflâs prosedürü çerçevesinde tespit edilmiş alacaklara ilişkin zamanaşımı süresi 30 yıldır. İflas masasına kayıt edilen dava konusu alacak bakımından da 30 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir.... İflas Kanunu’nun (InsO) 178/3 maddesi; “tabloya geçirilen kayıtlar, tespit edilmiş alacakların miktarı ve sırası bakımından iflâs idaresi ve bütün iflâs alacaklıları için kesin hüküm gücü taşıyan bir mahkeme kararı gibi etkiye sahiptir” şeklindedir. ... İflas Kanunu 302. maddesinde, iflasın kaldırılması ve borçtan kurtulma kararının kasten işlenen haksız fiilden doğan borçları kapsamadığı belirtilmiştir. O halde ; iflas masasına kayıt edilen alacak nedeniyle 30 yıllık zamanaşımı süresi dolmamış olup , alacak kaydının sebebi haksız fiil olduğundan iflasın kapatılması ile davalı borçtan kurtulmuş sayılmayacaktır.... Medeni Kanununun (BGB) 849. maddesi gereğince; bir kimsenin mahrum kaldığı bir eşyanın kıymeti için tazminat ödenecekse, zarar gören, değerin belirlenmesinde esas alınan tarihten itibaren faiz talep edebilir. Bu hüküm, faizin başlangıç tarihi itibariyle zararın meydana geldiği tarih olarak kabul edilmektedir. Aynı kanunun 246. maddesi gereğince, bir hukuki işlemden veya kanundan kaynaklanan borçlar bakımından yasal yıllık faiz oranı %4'tür.Eldeki dava, haksız fiilden doğan zararın tazmini talebiyle açılmış bireysel bir alacak davası olup, davacının iflâs tablosuna (sıra cetveli) dayandığı, davalının iddiasının aksine aynı taraflar arasında aynı konu hakkındaki uyuşmazlığa ilişkin bir yabancı kararın mevcudiyetine rağmen, taraflardan her birinin yabancı mahkeme kararının tanınması tenfizi yoluna başvurmayıp, aynı konuda aynı taraflar arasındaki bir davayı Türkiye’de yeniden açmasının mümkün olduğu, iflâs kararı Türkiye’de tenfiz edilmediğinden alacaklılardan her birinin Türk mahkemelerine başvurarak müflis aleyhine bireysel alacak davası açabileceği dikkate alındığında, ... iflâs kararının bir sonucu olan “müflis aleyhine bireysel dava ve takip açma yasağının” Türkiye’de bir etkisi bulunmamaktadır. Davanın karşı yanı hakkında Türkiye dışında iflas kararı verilmiş olsa dahi, Türkiye'de tanınıp tenfiz edilmedikçe iflas kararı hiç verilmemiş gibi davanın genel hükümlere göre sürdürülmesi gerekir. (Yargıtay 11 HD'nin 17.12.2007 tarihli ... esas-... karar sayılı ilamı)"Yabancı mahkeme kararına konu alacağın iflas masasına kaydedilmesi, alacağı hükme bağlayan yabancı mahkeme kararının tenfiz edilmesi anlamına gelmez. Başka bir ifadeyle, salt hüküm altına aldığı alacak iflas masasına kaydedilmekle, yabancı mahkeme ilamı Türkiye’de tenfiz edilmiş olmaz. Çünkü bir alacağın iflas masasına kaydedilmesi, ancak iflas işlemlerinin yürütülebilmesi için gereken adımlardan sadece birini oluşturur ve bu adım, alacağın tahsili sonucunun gerçekleşmesi için tek başına yeterli değildir. Dolayısıyla tanıma kararıyla alacağın tahsili değil, yalnızca alacağın masaya kaydı sağlanır; tanınan yabancı mahkeme kararı bu kayıt işleminin dayanağını oluşturur. ... Bu açıklamalara göre, davacının, yabancı mahkeme kararlarının tanınması suretiyle alacağın iflas masasına kaydedilmesi yönündeki isteği hukuka uygundur" (Yargıtay HGK'nın ... esas ... karar sayılı 27.05.2009 tarihli ilamı). HGK kararına göre, tenfiz edilmemiş yabancı mahkeme kararı dahi Türkiyede iflas idaresince belge olarak kabul edilerek masaya alacak kaydı yapılabilecektir.Davalının sorumluluğu, ceza davasında yapılan tesbitlere göre belirlenecektir. ... Eyalet Mahkemesi'nin 9 Nisan 2013 tarihli kararı ile "davalı ve diğer ortak Michael Bode'nin gerek ... gerekse bu şirketin tüm hisselerine sahip ...'nin yönetim kurulu üyesi oldukları,...'nin (davalı) şirket politikası, şirket grubunun tamamının organizasyonu ile şirketler grubu içerisinde, ...'nin ise halkla ilişkiler ve tahvillerin pazarlanmasından sorumlu olduğu, 2004 yılının sonunda Solar tahvillerini yıllık %8,25 faiz ve 6 yıllık bir vadeye bağlanan organizasyon yapısı ile yatırımcılara sundukları, yatırımcılara hemen hemen tamamının öncelikle güneş enerjisi olmak üzere yenilebilir enerjilere yatırılacak olacağı intibası uyandırıldığı, yıllık %8,25 gibi yüksek bir faiz ve vade bitiminde nominal değer üzerinden güvenli yatırım sözü verildiği, kasım 2004 tarihinden, mart 2006 tarihine kadar 5411 vakada toplam nominal değeri 49.369.000-Euro olan şirket adına tahakkuk eden faizleriyle, 50.200.000-Euro yatırıldığı, alınan paraların eylem planına uygun olarak yenilebilir enerji alanına yatırılmadığı, büyük ölçüde risk yüklü sanat objeleri temininde, pazarlama masrafları ile yatırımcıların faiz ödemelerinde kullanıldığı, Şubat 2005'ten Mart 2006'ya kadar 4.618 adet yatırımcıdan toplam 41.914.000-Euro topladığı, ... açısından kendisinin en geç 2005 ağustos sonu itibariyle amaçlanan mali olanak kullanımından haberi olduğu kendisine atfedilen suç döneminde 9.800.000-Euro tahvil ödemesi yapıldığı, sanat objeleri ile ticaret ümit edildiği gibi başarılı yürümediğinden, yatırımcı avukatları tarafından pek çok sayıda dava açıldığı,...'nin iflasının ortaya çıktığı, iddianamenin kapsadığı yatırımcıların en az %85 tutarında bir zarara uğradıkları, davalıların eyleminin makbuz dolandırıcılığı olduğunun kabulü ile ...ortak ve yöneticileri davalı ve ...'nin dolandırıcılık suçu işlediğinden davalının 5 yıl, ...'nin ise 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına" karar verilmiştir.... Federal Mahkemesi 5. Ceza Dairesi; 18 Şubat 2014 tarihli kararı ile; "Eyalet Mahkemesinin ceza belirlerken amacına aykırı yatırım yapılan paralar için kabaca belirlenmiş asgari bir paydan dolayı sanıkların her biri için ilgili sürede yatırım toplamının sadece %20'si kadar zarar görüldüğü varsayımından hareket ettiği, .. dolandırılan sözleşme bitiminde yanlış yönlendirilmişse (makbuz dolandırıcılığı) zararın tespiti için gerekli olan sözleşme ortağına karşı kazanılmış olan hakkın para değerinin toplam netleştirilmesinin ve verilen para taahhüdünün birbiriyle karşılaştırılması, dolandırılan mevcut durumdaki yatırımcılar gibi hamiline yazılı hisse satın almak için sözleşmenin akdedilmesiyle riskli bir işe girdiyse, zararın tespiti için belirleyici faktör aldatma ve hatalardan kaynaklanan kayıp riskidir. Sadece tehdit edici, belirli olmayan bir varlık akışı ancak tehlikede olan varlığın ekonomik değeri zaten düşmüş ise bir zararın ortaya çıktığını gösterir. Bu zarar riski nedeniyle, aldatılan kişi tarafından kazanılan hakkın parasal değerinin, girilen yükümlülüğün değerinden düşük olması durumudur. Bu düşük değer ticari bakış açısına göre somut bir şekilde tespit edilmeli ve gerektiğinde ekonomik hasarı belirlemek üzere bir bilirkişi yardımı ile ölçülmelidir. .. Yatırım dolandırıcılığına ilişkin olarak Federal Mahkemenin kişisel zarar etkisine bağlanan hukuki şekline ilişkin, içtihatlara göre toplam netleştirmede hakkı ihlal edilen için erişilenin sübjektif değeri dikkate alınmalı ve eğer kendisi işin işin farklılığı ve riski bakımından elde etmek istediğinden (aluid") tamamen farklı bir şey elde edecek şekilde yanıltıldıysa ve alınan ödeme kendisi için tamamıyla kullanılmaz ise bu durumda yatırımcının ödemesinin tamamı zarar olarak görülebilir. .. Hamiline yazılı tahvil vasıtasıyla kıymetlendirilen geri ödeme hakkına ilişkin ekonomik değer belirlenmemiştir. Bu değer ve yatırımcıların bundan kaynaklanan finansal zarar, karardaki diğer tespitlerden de çıkartılamaz. Bölge mahkemesi tarafından tespit edilen gerçeklere dayanarak pek çok husus, tahvil süresinin bitiminden sonra nominal tutarı geri alma ihtimalinin çok az olduğuna işaret etmektedir. Şirketlerin gergin bir likidite durumuna sahip olması yanında sanat satışlarından 37,9 milyon Euro tutarındaki bir alacak dikkate alınmaksızın 31 Aralık 2005 tarihi itibariyle 39 milyon Euro kayıp ortaya çıkması, mali denetmenin buna işaret etmesi buna işaret etmektedir. Ancak bunların hepsi yatırımın taahhüt edildiği tarihte geri ödeme haklarının değerliliğindeki eksikliğin ve bunun neticesinde finansal zararı belgelemek için yeterli olmamaktadır. Faiz alacağı da dikkate alınarak geri ödeme haklarının değerinin gerekli somut tespitine ilişkin olarak daha ziyade tasarruf tarihinde mevcut olan zarar riski mevcut şirket varlığı vasıtasıyla ve davalıların planları doğrultusunda rakamlara dökülerek bilirkişi yardımı alınarak rakama dökülmesi gerekir. .. Diğer ortak ... yönünden ise; "adı geçenin aktif bir fiil ile dolandırıcılık yaptığı yeterince belgelenemediği, zira bu tespitlerden kendisinin ...'nin sözleşmeye aykırı araç kullanma amacına bilgiye ulaşmasından sonra davalı Bode ile ilişkili dolandırmaya yönelik satış faaliyeti üzerinde örgütsel kontrolünü gerekçelendiren veya devam ettiren faaliyetler görülmemektedir. Federal Başsavcının da daha detaylı izah ettiği gibi kararda tespit edilen şimdiye kadar belgelenmemiş bir finansal zarar mevcudiyetini varsayan gerçek durum bazında dolandırıcılık koşullarının ihmal edilmek suretiyle doğrudan gerçekleştirilmiştir. Eğer finansal zarar ispatlanamayacak olursa yeni yerel mahkeme ... maddesi doğrultusunda bir sermaye yatırım dolandırıcılığının söz konusu olup olamayacağını kontrol etmek zorunda kalacaktır." denilerek karar bozulmuştur.Gerek ... Eyalet Mahkemesi gerekse Federal Mahkeme kararlarından; özellikle diğer ortak ...'nin aktif olarak dolandırıcılık fiili kanıtlanamadığından beraatına karar verildiği belirlenmektedir. Ancak davalı bakımından böyle bir tespit yapılmamıştır. Şirketin ... dışındaki tek ortak ve yetkilisi davalıdır. Federal Mahkemenin, Eyalet Mahkemesinin olayı makbuz dolandırıcılığı nitelemesini doğru bulmayarak, davalının eyleminin yatırım dolandırıcılığı teşkil edebileceği, yatırımcıların finansal zararlarının bilirkişi aracılığıyla hesaplanması gerektiği, faiz gelirleri de dahil olmak üzere tüm finansal zararın hesaplanması gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verdiği belirlenmektedir. Buna göre davalı vekilinin, müvekkili hakkında verilen mahkumiyet kararı bozulduğundan ortadan kalktığı yolundaki itirazları, Federal mahkemenin bozma kararı içeriğine göre yerinde değildir.Davalı dışındaki ortağın beraat ettiği gözetildiğinde; ceza yargılamasında yapılan tespitlere göre, davacının aldığı solar tahvilleri için ... şirketine ödediği yatırım bedelinin, davalının suç teşkil eden eylemleri ile tüketildiğinin kabulü ile davacının zarara uğradığının kabulü gerekir. Topladığı sermayeyi (Davalı hakkında açılan diğer dava dosyalarına sunulan yatırımcılar tarafından davadışı ... şirketine karşı açılıp kesinleşen asliye hukuk mahkemesi kararlarında dava dışı şirketin 2005 yılında topladığı yaklaşık 50 milyon Euro'nun 25 milyon Euro'su ile sanat eserleri satın alındığı, şirketin borca batık iflas halinde olduğu tespitleri bulunmaktadır) amacı dışında kullandığı sabit görülen davalı hakkında devam eden ceza davasının sonunda verilecek kararın sonuca bir etkisi olmayacaktır. Benzer hukuki sebeple ikame edilen tazminat davalarında tanzim ettirilen bilirkişi raporlarında da; haksız fiil failinin sorumlu tutulması için eylemin suç teşkil etmesi gerekmediği belirtilmiştir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi'nin ... Esas ...K sayılı kararı) Davalının, kusurlu eylemiyle davacı yatırımcının zararına sebep olduğunun kabulü ile, davacının davalının iflas masasından tahsil edemediği alacağını talep etmekte haklı olduğu, davalının davacının yatırım yaptığı şirketin beraat kararı verilen diğer ortak dışındaki tek ortağı ve yetkilisi olduğu, tahvillerden elde ettiği gelirleri amacı dışında kullanarak tükettiğinin belirlendiği, suçunun yatırım veya makbuz dolandırıcılığı olarak nitelendirilmesinin veya bozma kararından sonra hakkındaki ceza davasının durdurulmasının eldeki davaya etkisi olmayıp, davalı kusurlu eylemleriyle davacının zararına sebep olduğundan, davacının zararını tazmin ile yükümlü olduğu kanaatine varılmakla 8.206,76 Euro'nun █████/2008 tarihinden itibaren yıllık %4 oranında faiz uygulanarak işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE,8.206,76 Euro'nun █████/2008 tarihinden itibaren yıllık %4 oranında faiz uygulanarak işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 2.775,15 TL'den peşin yatırılan 693,79 TL'nin mahsubu ile eksik 2.081,36 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılıp mahsup edilen harç tutarı 693,79 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 646,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 3.646,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025BAŞKAN ...ÜYE ...ÜYE ...KATİP ...