Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin, trafik kazası sonucu oluşan yaralanma, maluliyet ve araç hasarından kaynaklanan haksız fiil tazminat davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı, 14.06.2020 tarihli trafik kazasında ağır yaralanıp malul kaldığını ve aracının hasar gördüğünü iddia ederek, karşı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu belirterek, araçtaki maddi zararlarının karşılanması için sigorta şirketi, karşı araç sürücüsü ve sahibinden müştereken ve müteselsilen tazminat talep etmiş; davalılar ise davacının kazada yaralanmadığını, yaralanmanın düşmeye bağlı olduğunu, kazadaki kusurun davacıya ait olduğunu ve davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, keşif ve bilirkişi incelemesi ile kusurun yeniden tespiti ve muhtemel hasarların belirlenmesini talep etmiş, sigorta şirketi ise maddi teminat limitini hatırlatmıştır.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ....
KARAR NO
: ....
KARAR TARİHİ
: █████/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ....... Esas .... Karar
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: 1- ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: 2- ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: 3- ...
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili .......'ye ait ....... plaka sayılı araç ile davalı ... şirketince sigortalanmış olan ve davalı ... adına kayıtlı (kaza anında sürücüsü davalı ... olan) ....... plaka sayılı aracın 14.06.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, malul kaldığını, aynı zamanda kendisine ait ....... plakalı aracı da davalı araç şoförü .......'ın tam kusuru nedeniyle hasar gördüğünü, davacı müvekkilinin aracı nezdinde gerçekleşen zararlar için taraflarınca davalı ... şirketine başvurulduğunu, davalı ... şirketince müvekkilinin aracının iş bu kazada hasar görmesinden kaynaklı zararları karşılanmadığını, hatta inceleme için eksper dahi gönderilmediğini, taraflarına herhangi bir raporun verilmediğini, söz konusu trafik kazasına ilişkin olarak karşı taraf araç sürücüsü ...'ın aleyhine açılan ceza davası Konya.... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, yargılama aşamasında yapılacak keşif ve bilirkişi incelemeleri ile müvekkilinin aracı nezdinde meydana gelen tüm bu maddi zararlarının tespitini, yargılama aşamasında yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceğinden HMK madde 107 uyarınca ileride bedeli artırılmak üzere şimdilik 300 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yargılamaya konu uyuşmazlıkla ilgili Konya.... Asliye Ceza Mahkemesinde taksirle yaralama suçundan müvekkili aleyhine açılmış kamu davasının bulunduğunu, belirtilen dosya incelendiğinde, davacının trafik kazasına bağlı olarak değil düşmeye bağlı olarak yaralandığı bizzat davacı ve davacının kaynı olan ... tarafından ifade edildiğini, yine dosya kapsamında ifadesi alınan ... ve ...'da trafik kazası meydana geldikten sonra davacı da herhangi bir yaralanmanın meydana gelmediğini ifade ettiğini, belirtilen hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemeniz dosyasına konu uyuşmazlık maddi hasarlı trafik kazasına bağlı tazminat talebi olduğu, yaralamalı veya ölümlü trafik kazasının olmadığını, uyuşmazlık konusunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde temini bakımından mahallinde keşif yapılması ve keşif sırasında araçlarda bulunan kişilerin tanık olarak beyanlarının alınmasından sonra uzman bilirkişi tarafından kusur durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkile kusur atfedilmesi halinde ise; davacının aracının objektif olarak kaç gün içerisinde tamirinin mümkün olduğu ve kaza tarihi itibariyle davacının aracına benzeyen muadil bir aracın kira bedelinin tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasını , müvekkili adına konulan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasına bağlı olarak maddi tazminat talebinde bulunabilmek için kişinin tam kusurlu olmaması gerektiğini, davaya konu olayda davacı tek şeritli yolda trafik kurallarına aykırı olarak dönüş işlemine başladığını, oğlunun şeridine geçtiğini, oğlunun geldiğini son anda fark eden davacı bu sefer kendi şeridine geçiş yapmak istemesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini, kazanın oluşumunda oğluna ve kendisine atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, mahkemece konulan ihtiyati haciz kararına itiraz ettiğini, zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılan davanın reddini, yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ....... plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 41.000.00-TL olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araç hasarı talebine ilişkin karşı yanın yokluklarında aldırmış olduğu tespit raporu veya faturalar varsa bunun kabulünün mümkün olmadığını, fahiş hesaplamanın yer aldığı, herhangi bir amortismanın mahsup edilmediği ve ıskonto uygulanmadan hesaplamanın yapıldığı raporun/faturanın hükme esas alınmaması gerektiğini, değer kaybı tazminatı tespit edilirken dayanağını doğrudan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ ndan alan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’ nda belirtilen hesaplama yöntemine göre zarar tespitinin yapıldığını, zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamındaki taleplerin 01.06.2015 sonrası yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartlarına göre değerlendirilmesi gerektiğini, kazanç kaybı, araç mahrumiyeti, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlardan kaynaklı taleplerin doğrudan reddine karar verilmesini poliçe teminatı kapsamında olmayan "araç mahrumiyeti" talebinin reddine, talebin kabulü halinde, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesinin kararı ile; "...Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
(a) Hasar Bedeli Yönüyle
: █████/2020 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davacının aracında zarar meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde ....... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ....... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı, █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olmadığı, kaza tarihi olan █████/2020 tarihinde 2. El piyasa değerinin 60.000,00 TL olduğu, kazalı hali ile sovtaj değerinin 24.000,00 TL olacağı, davacının hasar bedeli maddi zararının 36.000,00 TL olacağı anlaşılmakla yukarıda detayı verilen T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesinin █████/2021 Tarih ve ....... Esas-.... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davacının █████/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 36.000,00 TL hasar bedeli maddi zararının davalı ...Ş. (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: .......) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Araç Başına Maddi Teminat Limiti: 78.000,00 TL) temerrüt tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) ile davalılar ... ve ...'dan(█████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, yine yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2022 Tarih ve ████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davalılar tarafından ana paranın ödenmesi lakin davacı tarafından gerçek kişiler yönüyle kaza tarihi sigorta şirketi açısından ise temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi de nazara alınarak dava sonrasında yapılan ödemelerin infazda nazara alınmasına karar verilmiştir.
(b) Değer Kaybı Yönüyle
: █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olmadığı ve pert/total işlemine tabi tutulduğu anlaşılmakla yukarıda detayı verilen T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve ████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davacının 100,00 TL üzerinden tüm davalılar yönüyle açmış olduğu değer kaybı maddi zararı kalemi yönüyle davasının reddine karar verilmiştir.
(c) İkame Araç Bedeli Yönüyle; █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda kaza tarihi olan █████/2020 itibariyle davacının yapması gereken zorunlu masrafların düşülmesi sonrasında aynı marka model bir aracın günlük kiralama bedelinin 100,00 TL olacağı, davacının aynı marka model aracı 30 gün içerisinde satın alabileceği, bu tespitler nazara alındığında ikame araç bedeli maddi zararının ise 3.000,00 TL olacağı rapor edilmiş, yukarıda detayı verilen T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2023 Tarih ve ....... Esas- ....... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davacının █████/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 3.000,00 TL ikame araç bedeli maddi zararının davalılar ... Ve ...'dan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş LAKİN dolaylı zarar mahiyetinde olan ikame araç bedelinden sigorta şirketi sorumlu olmadığından yukarıda detayı verilen T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2021 Tarih ve ....... Esas- ....... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak sigorta şirketi açısından 100,00 TL üzerinden açmış olduğu davasının reddine karar verilerek aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.
Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;
Davacının █████/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 36.000,00 TL hasar bedeli maddi zararının DAVALI ...Ş. (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: .......) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Araç Başına Maddi Teminat Limiti: 78.000,00 TL) temerrüt tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALILAR ... VE ...'DAN(█████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
Davacının █████/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle değer kaybı maddi zararı olmadığından bu kalem yönüyle 100,00 TL olarak açmış olduğu davasının REDDİNE,
Davacının █████/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 3.000,00 TL ikame araç bedeli maddi zararının DAVALILAR ... VE ...'DAN █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
Davacının █████/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle Sigorta şirketine karşı ikame araç bedeli maddi zararı yönüyle 100,00 TL olarak açmış olduğu davasının REDDİNE,
DAVALILAR TARAFINDAN DAVA SONRASINDA YAPILAN ÖDEMELERİN İNFAZ AŞAMASINDA DİKKATE ALINMASINA" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hesap bilirkişi raporuna karşı itirazları dikkate alınmadan eksik ve hatalı incelemeye dayalı bilirkişi raporuna göre sonuca gidilmiş olup bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini, ilk derece mahkemesince sigorta şirketine karşı ikame araç bedeli maddi zararı yönüyle 100,00 TL olarak açılmış davanın reddine dair karar verilmiş ise de, dava dilekçesine bakıldığında poliçe limiti ve poliçe teminatı kapsamında talepte bulundukları açıkça görülmekte olup, buna göre teminat kapsamında olmayan ikame araç bedeli zararı yönüyle sigorta şirketine karşı açılmış bir dava bulunmadığından kararın dosya kapsamına, yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, gerekçeli kararda davalı ... açısından temerrüt tarihi olan 26.06.2024 tarihinden itibaren faiz işletilmesine dair karar verilmiş ise de, talepleri olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi olup, gerekçede temerrüt tarihinin neye göre belirlendiği de açıklanmadığından eksik gerekçe ile müvekkili aleyhine olacak şekilde karar verildiğini, avans faiz talep etmelerine rağmen kararda yasal faize hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının gerçek zararların tespiti ile tümüyle müvekkili lehine olacak şekilde karar verilmek üzere kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davanın reddinin gerektiğini, mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmamasının ve kolluk görevlilerinin tanık olarak dinlenilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin söz konusu kazada kusuru bulunmadığını, mahkeme tarafından hükmedilen maddi zarar ve ikame araç bedellerinin fahiş miktarda oluduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının istinaf gerekçeleri doğrultusunda kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davanın reddinin gerektiğini, mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmamasının ve kolluk görevlilerinin tanık olarak dinlenilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, oğlunun söz konusu kazada kusuru bulunmadığını, mahkeme tarafından hükmedilen maddi zarar ve ikame araç bedellerinin fahiş miktarda oluduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının istinaf gerekçeleri doğrultusunda kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, trafik kazası nedeniyle, araçta oluşan hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekilince ve davalılar ... ve ... tarafından aşağıdaki sebeplerle istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
1-Davalıların Kusura itirazı;
Mahkemece yapılan keşif neticesinde adli trafik bilirkişisinden alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın oluşumunda ....... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ....... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı rapor edildiği, yine Konya CBS'nın ....... Sayılı soruşturma dosyasında alınan █████/2021 tarihli raporda ve Konya ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ....... Esas sayılı dosyasında alınan █████/2024 tarihli raporda da benzer şekilde ....... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın %100 kusurlu olduğu kanaati bildirilmiş ise de; Konya.... ASCM'nin ....... E.sayılı dosyasında ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 01.06.2023 tarihli raporda, davacı sürücü Abdullah'ın asli kusurlu, davacı sürücü .......'nin alt düzeyde tali kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği görülmüş olup; bu durumda ceza dosyasında ATK'dan alınan 01.06.2023 tarihli kusur raporu ile diğer kusur raporları arasında çelişki oluştuğundan; Mahkemece, İTÜ Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek 3 kişilik uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin, çelişkilerin giderilmesi yönünde denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmediğinden davalıların istinaf başvurusunun yerinde olduğu anlaşılmıştır.
2-Davalıların, davacının yaralanması ile trafik kazası arasın da illiyet bağı bulunmadığı ve buna bağlı olarak olayda yaralanma olmadığından 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğuna yönelik itirazlarında;
Davalılarca, 14.06.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu araçların hasara uğradığı ancak davacının bu kaza nedeniyle yaralanmadığı, kazadan 1 gün sonra sağlık kuruşuna başvuru yapıldığı, dalak yaralanmasının yüksekten düşme sonucu olduğuna yönelik itirazlar ileri sürülmüştür.
Ceza davasında hükme dayanak yapılan maddi olgularla ve özellikle eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen, mahkumiyet kararının bu yönlerinin hukuk hakimini bağlayacağı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayini hususundaki kararın hukuk hakimini bağlamayacağı hususlarının doktrinde ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında kabul edilmekte olduğu, bunun yanında, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararının, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşıdığı, (YHGK'nın 23.01.1985 gün ve ███████-372 esas, ███████ karar sayılı ilamı) ceza mahkemesinin, uyuşmazlık konusu olayın tespitine; diğer bir söyleyişle, olayın varlığına ve sanık tarafından işlendiğine ilişkin maddi olgular hakkındaki kesinleşmiş saptamasının, aynı konudaki hukuk mahkemesinde de kesin hüküm oluşturacağı, bunun nedeninin, ceza yargılamasındaki ispat araçları bakımından ceza hakiminin hukuk hakiminden çok daha elverişli bir konumda olmasından kaynaklandığı, (Mustafa Çemberci, Hukuk Davalarında Kesin Hüküm, 1965, s. 22 vd; Turgut Uygur, Borçlar Kanunu Şerhi, C. 1, S. 844; YHGK'nın 28.03.2012 gün ve 19-24 esas, 243 karar sayılı ilamı) böylece, kural olarak hukuk hakiminin ceza yasasındaki hükümlerle ve ceza hakiminin kararıyla bağlı tutulmadığı, ancak ceza yargılamasındaki mahkumiyet kararı, kusurun takdiri ve zarar tutarının saptanması konusunda hukuk hakimini bağlamaz ise de; mahkumiyet kararı, eylemin haksızlığını ve sanık tarafından işlendiği hususları hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir.
6098 sayılı TBK'nun 74. maddesi gereğince hukuk hakimi, ceza mahkemesince belirlenen kusur durumu, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleri ve beraat kararı ile bağlı değil ise de; ceza mahkemesinde belirlenen maddi vakıa ile bağlıdır.
Somut olayda, taraflar arasında Konya.... Asliye Ceza Mahkemesinin ....... Esas-....... Karar sayılı dosyasında sanık ... hakkında "Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma" suçu yönünden yapılan yargılama neticesinde, yaralama eylemi sabit görülerek sanık hakkında Adli Para Cezasına hükmedildiği, ceza mahkemesi kararının Konya BAM....CD'nin ....... E.-....K.sayılı kararında, "eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine ancak Hükmün "1-" numaralı bendinin altıncı paragrafının tümüyle hükümden ÇIKARTILMASINA, yerine " Sanığın trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketi nedeni ile işlediği taksirli suçtan dolayı TCK'nın 53/6.maddesi gereğince sürücü belgesinin takdiren 4 AY SÜRE İLE GERİ ALINMASINA," ibaresinin hüküm fıkrasına EKLENMESİNE, HÜKMÜN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE" karar verildiği ve ceza mahkemesi kararının bu şekilde kesinleştiği, buna göre taksirle yaralama suçu yönünden verilen mahkumiyet kararının hukuk hakimini bağlayacağı, davacının yaralanmasının 14.06.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu oluştuğu anlaşılmış olup, buna göre Davalıların zamanaşımı itirazı yönünden yapılan değerlendirmede;
14.06.2020 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle, 13.04.2023 tarihinde belirsiz alacak davası olarak açılan maddi tazminat davasında, davacı tarafça 11.06.2024 tarihinde bedel artırım sunularak maddi tazminat taleplerinin artırıldığı anlaşılmıştır.
Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemi ile açacağı davaların bağlı olduğu zamanaşımı süreleri özel olarak düzenlenmiştir. BK'nın 72. maddesinde üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüş olup bunlar, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıllık sübjektif ve nispi nitelikteki kısa zamanaşımı süresi, herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık objektif ve mutlak nitelikte uzun zamanışımı süresi ile olağan üstü nitelikteki ceza zamanaşımı süresidir (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 794).
Aynı fiil bazen, hem sorumluluğu gerektiren hem de ceza kanunlarına göre cezayı gerektiren bir fiil olabilir. Bu fiile göre Ceza Kanununun daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörüldüğü hallerde, tazminat davasının daha önce zamanaşımına uğraması tutarlı bir çözüm oluşturmaz. Zira cezalandırma, müeyyide olarak tazminattan daha ağırdır. Bu sebeple, kanun koyucu uyum sağlamak amacıyla ceza davası için öngörülen zamanaşımı süresince tazminat davasının da devamını temin bakımından genel olarak BK 60/II (6098 sayılı TBK m. 72/I),
Açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelenecek olursa; davacı ... İşçi yaralanmış olup, yaralama fiili bu anlamda cezayı gerektiren bir fiil niteliğindedir. Buna göre taksirle yaralama suçu olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 89/1. maddesi kapsamındadır ve dava zamanaşımı süresi 5237 sayılı TCK’nun 66/e maddesi uyarınca 8 yıldır. Olayın gerçekleşme ve dava tarihine göre zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple buna yönelik itiraz yerinde değildir.
3-Davacının hasar ve araç mahrumiyet hesabına yönelik itirazları hakkında;
Davalılar gerçek zarardan sorumludur. Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, Yargıtay 17. HD İçtihatlarına göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı değerlendirildiği, Hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlendiği ve akabinde bu duruma göre tamirinin ekonomik olup olmadığı belirlendiği, tamiri ekonomik olmadığı için piyasa koşullarına göre kazadan önceki 2. el piyasa rayiç bedelinin ve kazadan sonraki hurda (sovtaj) değeri belirlenmiş belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilerek hesaplama yapıldığı, aracın pert total işlemine tabi tutulacak olmasına göre değer kaybı olmayacağı, talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde, davacı aracının pert sayılması nedeniyle, eşdeğer yeni araç alma işlemi için makul sürenin somut olayın özelliğine 30 gün olarak kabulü ile muadil araçlar kıyaslanmak suretiyle ve kendi aracını kullansa idi yapacağı masraflar düşülerek hesaplama yapıldığı (Y. 17. H.D ESAS NO : █████████ KARAR NO : █████████), bilirkişi raporunun yargıtay kararında belirtilen yönteme göre hazırlanmış olduğu anlaşılmış ise de yukarıda kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderir şekilde alınacak rapor sonucuna göre hasar ve araç mahrumiyet zararları yönünden yeniden değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı ... vekilinin ve davalı ...'ın istinaf başvurusunun çıklanan sebeplerle kabulüne, HMK'nın 353/1.a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen eksikliklerin ikmalinden sonra delillerin esastan değerlendirilip hüküm tesis etmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi, davalı ... vekilinin ve davalı ...'ın istinaf başvurusunun açıklanan sebeplerle kabulü ile Yerel Mahkeme kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden taraflarca yatırılan, başvurma harcı dışında kalan, istinaf karar harçlarının talep halinde yatıranlara iadesine,
4-İstinaf eden taraflarca istinaf aşamasında yapılan masrafların İlk Derece Mahkemesi tarafından verilecek nihai kararda hüküm altına alınmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. █████/2025
...
Başkan
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!