Dava konusu 76.03 TL alacağın yasal temyiz kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle İş Mahkemesi kararının temyiz dilekçesinin reddine ilişkin karar.
Özet: Yerel mahkemenin 76.03 TLlik bir takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olarak konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair hükmü temyiz edilmiş; ancak üst mahkeme, hükmolunan miktarın yürürlükteki yasal düzenlemelerle belirlenen 1.690,00 TLlik temyiz kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle, davacı avukatının temyiz dilekçesini miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle reddetmiştir, zira temyiz sınırı kamu düzeniyle ilgili olup belirlenirken yalnızca dava konusu edilen alacak değeri dikkate alınır, faiz, inkar tazminatı ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi

    No
    :725-97
    Dava, 76.03 TL miktarlı takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
    Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
    Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı "Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ve ayrıca 5236 sayılı Kanun, katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2012 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427'nci maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.690,00 TL. olarak değiştirmiştir.
    Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
    Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının saptanmasında alacağın tamamımn gözetilmesi; tümü dava konusu yapılan bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427'nci maddesi hükmü gereğidir.
    Somut olayda, yerel mahkemece, karar verilen alacak tutarları, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması hükmolunan miktar itibariyle mümkün değildir.
    Hal böyle olunca, davacı avukatının temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesinliği nedeniyle reddi gerekir.
    SONUÇ
    : Yukarıda açıklanan nedenle davacı avukatının temyiz dilekçesinin REDDİNE, 04.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!