Yargıtay, tehdit suçundan beraat eden sanığın hakaret suçunun uzlaşma kapsamında değerlendirilmemesi nedeniyle yerel mahkemenin mahkumiyet hükmünü bozdu.
Özet: Sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine dair yerel mahkeme kararı, suçun başlangıçta tehdit suçuyla birlikte işlendiği iddiasıyla uzlaşma kapsamında değerlendirilmese de, sanığın tehdit suçundan beraat etmesiyle birlikte hakaret suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği ve yerel mahkemenin bu durumda uzlaşma hükümlerini uygulamadan karar vermesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Yüksek mahkeme, dosyanın uzlaşma usulü işletilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi için yerel mahkemeye gönderilmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: HakaretHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇBozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla; sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle mahkumiyet hükmünün bozulması talebine yöneliktir.III. GEREKÇEVicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.Ancak;Hakaret suçunun, suç tarihine göre uzlaştırma kapsamında bulunmayan, 5237 sayılı Kanun'un 106/1. maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçu ile birlikte işlendiği iddia edildiğinden, 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesine göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı, ancak yapılan yargılama neticesinde sanığın tehdit suçundan beraat etmesi karşısında hakaret suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, anılan Kanun'un 35. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.01.2025 tarihinde karar verildi.