5510 sayılı Yasanın Geçici 14. Maddesi Uyarınca Görevinden Ayrılmadan Vazife Malûllüğü Aylığı Bağlanması Talebinin 3713 Sayılı Yasa Kapsamında Değerlendirilmesi ve Yargı Yolu Tespiti.
Özet: Bu hukuki evrak, 3713 sayılı yasa kapsamında vazife malulü olduğunu iddia eden davacının, 5510 sayılı yasanın geçici 14. maddesi uyarınca görevinden ayrılmadan malullük aylığı bağlanması ve aksi yöndeki kurum işleminin iptali talebine ilişkin olup, davalı kurumun 5434 sayılı yasayı gerekçe göstererek talebi reddetmesine karşılık, İş Mahkemesinin davacının malullük aylığı bağlanması ve kurum işleminin iptali yönündeki kısmi kabul kararı üzerine davalı kurumun temyiz başvurusunu konu edinmekte ve vazife malullüğü aylıklarının çalışmaya devam edenlere kesintisiz ödenmesine ilişkin farklı yasa hükümlerinin uygulanabilirliğini tartışmaktadır.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi
    :İş Mahkemesi
    No
    : 116-129
    Dava, davacıya 5510 sayılı Yasanın Geçici 14.maddesi uyarınca görevinden ayrılmadan vazife malûllüğü aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
    Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulü ile, davacıya 01.09.2008 tarihinden itibaren malûllük aylığı bağlanmasına, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
    Hükmün, davalı SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Somut olayda davacı, 3713 sayılı Yasa kapsamında vazife malulü olduğunun ve 5510 sayılı Yasanın Geçici 14.maddesi kapsamında görevinden ayrılmadan vazife malullüğü aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini talep etmektedir.
    Davalı Kurum ise, davacının 5434 sayılı Yasanın 45.maddesi kapsamında vazife malulü olması nedeniyle, 5510 sayılı Yasanın Geçici 14.maddesinin uygulanamayacağını savunmaktadır.
    İdare Mahkemesi, uyuşmazlığın 5510 sayılı Yasanın Geçici 14.maddesinden kaynaklandığı ve bu nedenle adli yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
    5434 sayılı Yasanın 44 ve 45.madde hükümlerine göre, iştirakçilerin, vücutlarında hasıl olan arızalar ve yakalandıkları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak derecede malul oldukları sağlık kurulu raporu ile belgelenenlerden, maluliyetlerinin görevleri sebebiyle meydana gelmiş olması halinde vazife malullüğü hükümlerinin uygulanacağı, ancak aynı Yasanın 99.maddesine göre, emeklilik hakkı tanınan vazifelere tayin edilenlerin aylıklarının tayin tarihini takip eden aybaşından itibaren kesileceği hükme bağlanmıştır.
    Kamu görevlilerinin, 3713 sayılı Yasa kapsamında terör eylemi sonucu yaralanmaları, sakatlanmaları veya öldürülmeleri halinde ise, 21. madde hükmüne göre, kendilerinin veya dul ve yetimlerinin bu Yasa hükümlerinden yararlandırılacağı hükme bağlanmıştır.
    5510 sayılı Yasanın Geçici 14.maddesinin c fıkrası, Harp malulleri ile 3713 sayılı Yasa ve 2330 sayılı Yasa hükmüne göre aylıkları hesaplanarak ödenen veya asayiş veya güvenliğin sağlanması ile ilgili yasalara göre vazife malüllüğü aylığı almakta iken; bu Yasanın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla çalışmaya devam edenler ile sonradan çalışmaya başlayacaklar için SGDP uygulanmaksızın bu Yasanın 5/c bendi hükümlerinin uygulanacağını hükme bağlamış olup, 5/c bendi ise, "..... 3713 sayılı Kanuna göre aylık bağlanmış malûller ile aynı Kanun kapsamına giren olaylar sebebiyle vazife malûllüğü aylığı alan er ve erbaşların, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olmaları halinde de aylıkları kesilmez. Aylıkları kesilmeksizin 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışanlar hakkında uzun vadeli sigorta kolları,...
    hükümleri uygulanır...... Bu fıkra kapsamına girenlerden ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz." hükmünü getirmiştir.
    5510 sayılı Yasanın Geçici 14/d bendi ise, “........ 3713 sayılı Kanuna göre vazife malûllüğü aylığı almakta olanlar, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden iştirakçiler ile aynı Kanun kapsamına giren olaylar sebebiyle vazife malûllüğü aylığı alan ve bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışan veya daha sonra çalışmaya başlayan er ve erbaşların, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra müracaat tarihlerini takip eden aybaşından itibaren bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre görevlerinden ayrılmasına gerek kalmaksızın alınacak emekliye sevk onayına istinaden vazife malûllüğü aylıkları bağlanarak ödenir. Bu kapsamda olup da görevlerinden emekliye ayrılanlar hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.” hükmünü getirmiştir.
    Özetle, 5434 sayılı Yasa kapsamında ne şekilde olursa olsun (harp malulü, vazife malülü, 2330 ve 3713 sayılı Yasa kapsamında vazife malülü) vazife malullüğü aylığı bağlananların aylıkları, tekrar Emekli Sandığı Kanunu kapsamında çalışmaya başlamaları halinde 99.madde hükmüne göre kesilmekte iken, 5510 sayılı Yasanın Geçici 14.maddesinin c ve d bendi hükümlerine göre, sadece 3713 sayılı Yasa kapsamında vazife malulü olanların aylıklarının tekrar çalışmaya başlamaları halinde veya çalışmakta iken emekliye sevk onayı yazısı almaları halinde, vazife malullüğü aylıkları kesilmeksizin 4/c kapsamında çalışmalarına olanak tanımaktadır.
    Bu durumda uyuşmazlığın, adli yargıda mı, yoksa idari yargıda mı çözümlenmesi gerektiği hususu gündeme gelmektedir. 5510 sayılı Yasanın 47.maddesi, bu yasanın yürürlüğe girmesinden sonra ilk defa 4/c kapsamında sigortalı olanlar hakkında uygulanacağını hükme bağlamıştır. Davacının 5510 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce, Emekli Sandığı iştirakçisi olduğu ve gerek 5510 sayılı Yasanın 47 nci maddesi, gerekse 5510 sayılı Yasanın Geçici 4 ve Geçici 14/d maddesi uyarınca, davacıya 5434 sayılı Yasaya göre vazife malûllüğü aylığı bağlanması gerektiği açıktır.
    5510 sayılı Yasanın geçici 7.maddesinin birinci fıkrası “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, █████/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga █████/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir.” hükmünü getirmiş, 5510 sayılı Yasanın Geçici 4. maddesi ise, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla █████/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile █████/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1'nci maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32'nci, 34'ncü ve 37'nci maddelerindeki şartları haiz oldukları müddetçe devam edilir…
    5434 sayılı Kanuna göre iştirakçi olup bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak çalışmaya başlayanlardan vazife malûllüğü kapsamına girenler hakkında, bu Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasına göre işlem yapılır.
    Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır…” hükmüne yer verilmiştir.
    Davacının, Gaziantep Mekanize Piyade Bölük Komutanlığı bünyesinde astsubay uzman çavuş olarak görev yaparken, 21.06.1996 tarihinde Malatya İli, Arguvan İlçesi, Oruçdede üs bölgesinde pusu görevine gidecek timin silahlarını doldurma işlemi sırasında, Topçu Uzman Çavuş ...'ın bombaatarını doldururken silahının ateş alması sonucu yaralandığı, sınıf değişikliği ile Emekli Sandığı iştirakçisi olarak çalışmaya devam ettiği, iş bu dava ile, görevinden ayrılmadan vazife malûllüğü aylığı bağlanması isteminde bulunduğu anlaşılmakla, dava konusu uyuşmazlığın, yukarıda sıralanan düzenlemeler ışığında idari yargıda çözümlenmesi gerektiği yönü gözetilmeksizin, davanın esasına girilerek karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!