Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararını, temyiz süresi ve uzlaşma hususlarını inceleyerek onadı.
Özet: Dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı yapılan temyiz başvurusunda, temyiz süresiyle ilgili yanıltıcı bilgiye rağmen başvurunun süresinde olduğu tespit edildikten sonra, suçun uzlaşma kapsamında olmasına rağmen uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. Yapılan incelemede, önceki bozma kararına uyularak yargılamanın hukuka uygun yapıldığı, iddia ve savunmaların gerekçeli kararda tartışıldığı, hukuka uygun elde edilen delillerle sanığın suçu işlediğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru belirlendiği ve cezanın yasal sınırlar içinde uygulandığı sonucuna varılarak sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş ve mahkumiyet hükmü oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: DolandırıcılıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay'dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK’nın 305 ila 326. maddelerinin uygulanması gerektiği ve 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesi uyarınca da temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifade kullanılmış olması nedeniyle sanığın 24.05.2019 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun(5271 sayılı Kanun) 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;Bozmaya uyularak yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.03.2025 tarihinde karar verildi.