Yargıtay 11. Ceza Dairesi, sanığın kamu kurum ve kuruluşları zararına nitelikli dolandırıcılık mahkûmiyetini onayıp, resmi belgede sahtecilik davasını zamanaşımından düşürdü.
Özet: Yargıtay, sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü, yargılamanın hukuka uygun olduğunu ve cezanın kanuni sınırlar içinde uygulandığını tespit ederek onarken; resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü ise suç tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında olağanüstü dava zamanaşımının dolması nedeniyle bozmuş ve yeniden yargılama gerekmeksizin kamu davasının düşmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm YönündenGerekçeli karar başlığında 2007 olarak yazılan suç tarihinin 06.02.2008 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm YönündenSanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 06.02.2008 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.03.2025 tarihinde karar verildi.